Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin yeni değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, sürecin bundan sonraki aşaması için 7 başlık altında bir yol haritası önerirken, Abdullah Öcalan’ın mahkûmiyet hâli saklı kalmak üzere belirli bir koordinasyon göreviyle tanımlanabileceğini ifade etti.
“Terörsüz Türkiye Doğru Adımlarla Gerçeğe Dönüşüyor”
Bahçeli, Türkiye’nin yaklaşık 50 yıldır mücadele ettiği terör sorununda yeni bir aşamaya gelindiğini belirtti. “Terörsüz Türkiye” hedefinin doğru zamanda atılan adımlarla gerçeğe dönüşmekte olduğunu söyleyen Bahçeli, bu süreci mümkün kılacak siyasi, hukuki ve sosyal şartların Türkiye’de mevcut olduğunu kaydetti.
Bahçeli, TBMM’de kurulan “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu”nun da bu yönde önemli bir işlev gördüğünü ifade etti.
Öcalan İçin Yeni Statü Önerisi
MHP lideri Bahçeli, Abdullah Öcalan’ın mahkûmiyet hâli saklı kalmak üzere “sosyal statü” ile tanımlanabileceğini söyledi. Bahçeli, bu statünün PKK’nın fesih ve silah bırakma sürecinin daha sağlıklı yürütülmesine katkı sağlayabileceğini belirtti.
Bahçeli, “Bize göre ‘Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü’ bu doğrultuda uygun bir statü tarifi olabilecektir” ifadelerini kullandı.
Koordinatörlüğün Görev Alanı Tanımlandı
Bahçeli’nin önerisine göre, söz konusu koordinatörlük PKK’nın tüm uzantıları, örgüt yöneticileri ve militanlarının silah bırakmasını ve tasfiye sürecini koordine etmeye yönelik olacak.
Bahçeli, bu statünün etnik temsil, liderlik veya hak savunuculuğu anlamına gelmeyeceğini; örgütün tasfiye süreciyle sınırlı bir işlev taşıyacağını belirtti.
İletişim ve Lojistik Destek Önerisi
Bahçeli, Öcalan’ın “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörü” sıfatıyla kendisine sağlanacak iletişim ve lojistik imkânlarla, fesih ve silah bırakma sürecindeki gecikme, karşı duruş ve aksaklıkların giderilmesinde etkili olabileceğini savundu.
Bu kapsamda, devletin belirleyeceği yetkili kişilerle temas kurulması ve gerekli desteğin bulunduğu cezaevinde sağlanması önerildi.
Yasama ve Yürütmede Yeni Komisyonlar Gündemde
Bahçeli, sürecin takibi için yasama ve yürütme içinde iki ayrı kurumsal yapı oluşturulabileceğini söyledi. TBMM’de, Meclis Başkanı’nın oluruyla siyasi partilerin temsil edileceği bir takip komisyonu kurulabileceğini belirtti.
Yürütme tarafında ise Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında; Adalet, İçişleri, Milli Savunma, Aile ve Sosyal Hizmetler, Hazine ve Maliye bakanlıkları ile Milli İstihbarat Başkanlığının yer alacağı “Tasfiye ve Düzenleme Sürecini Yönlendirme ve Milli Birlik Komisyonu” kurulması önerildi.
Devlet Koordinasyon Merkezi Önerisi
Bahçeli, yürütme içinde ayrıca “Terörle Mücadele Devlet Koordinasyon Merkezi” oluşturulabileceğini belirtti. Bu merkezin, devlet kurumları arasında eş güdümü sağlaması, kamuoyunu bilgilendirmesi ve sürece ilişkin bilgi kirliliğinin önüne geçmesi hedefleniyor.
Bahçeli’ye göre bu yapı, devlet adına yapılacak görüşmelerin ve sürecin yönetileceği merkez olacak.
“Ya Terör ya Demokrasi” Vurgusu
Bahçeli, sürecin temel tercihinin “ya terör ya demokrasi, ya silah ya siyaset” olduğunu belirtti. Terörsüz Türkiye’nin taviz ya da teslimiyet anlamına gelmediğini söyleyen Bahçeli, amacın terörün yeniden ortaya çıkabileceği alan bırakmamak olduğunu ifade etti.
Bahçeli, sürecin yalnızca güvenlik alanıyla sınırlı olmadığını; demokrasi, hukuk devleti, toplumsal mutabakat, sosyal bütünleşme ve ekonomik kalkınma boyutlarıyla ele alınması gerektiğini söyledi.
“Yeni Bir Yol Haritasına İhtiyaç Var”
Bahçeli, açıklamasının sonuç bölümünde “Terörsüz Türkiye” sürecinde yeni bir hamleye ve buna uygun yol haritasına ihtiyaç bulunduğunu belirtti.
Önerilen koordinatörlük ve komisyon yapılarının, örgütle pazarlık ya da taviz anlamına gelmediğini savunan Bahçeli, bu adımların ilan edilmiş fesih ve silah bırakma iradesinin hayata geçirilmesine yönelik altyapı oluşturacağını ifade etti.




