Kanko, vatandaşın en temel hakkı olan sağlık hizmetine erişimin, organize suç şebekeleri için bir rant alanına dönüştürüldüğünü belirterek, “Devletin resmi sağlık randevu sistemi birebir kopyalanıyor, sahte uygulamalar ve linkler üzerinden vatandaştan ücret talep ediliyor. Ardından kimlik bilgileri, banka kartları ve hesapları boşaltılıyor. İnsanlar hastaneye randevu almak isterken soyuluyor” dedi.
Dijital dolandırıcılığın ulaştığı boyutun artık bir kamu güvenliği sorunu olduğuna dikkat çeken Kanko, son yıllardaki artışın ürkütücü olduğunu vurguladı. Emniyet verilerine yansıyan tabloya göre; bilişim ve dijital dolandırıcılık suçları 2019 yılında yaklaşık 70 bin civarındayken, 2021’de bu sayı 120 binin üzerine çıktı. 2023 itibarıyla ise dijital dolandırıcılık dosyaları 200 bin sınırına dayandı. 2024 ve 2025 yıllarında özellikle sahte e-Devlet, sahte MHRS ve sahte banka uygulamaları üzerinden yapılan dolandırıcılıklarda rekor artışlar yaşandı. Maddi kaybın ise milyarlarca lirayı aştığı ifade ediliyor.
Kanko açıklamasında, “Bu artış tesadüf değildir. Denetimsizlik, geç müdahale ve kurumlar arası koordinasyonsuzluk suçluların önünü açmıştır. Sahte MHRS uygulamaları günlerce, haftalarca erişime açık kalıyor. Vatandaş şikâyet ediyor ama linkler geç kapatılıyor. Bu hantallığın bedelini halk ödüyor” ifadelerini kullandı.
İçişleri, Adalet ve Sağlık Bakanlıklarına açık çağrıda bulunan Kanko, bu sahte platformların derhal engellenmesi, uygulama marketlerinin sıkı denetlenmesi ve vatandaşın açık, sürekli ve net biçimde bilgilendirilmesi gerektiğini vurguladı. “Dolandırıcılıkla mücadele broşür dağıtmakla olmaz. Etkin siber takip, hızlı erişim engeli ve caydırıcı cezalar şarttır” dedi.
Devletin asli görevinin vatandaşını korumak olduğunu hatırlatan Kanko, “Dijital alanda bu kadar büyük bir güvenlik açığı varken sessiz kalmak kabul edilemez. MHRS üzerinden yaşanan bu dolandırıcılık düzeni derhal bitirilmeli, ihmali olanlar hesap vermelidir” sözleriyle açıklamasını tamamladı.





