Merhaba Değerli Dostlar,
Yeni yılın ilk haftasını tamamlarken oldukça dikkat çekici bir veri ile sizlerle birlikteyiz.
Dün akşam notlarımın arasına aldığım Tony Robbins’in 2023 yılı için yazmış olduğu ilk yazısını okuyordum. Yazıda bulunan şu veri çok çarpıcıydı:
“ Ocak ayının ikinci haftasında yeni yıl kararlarının %95’inden vazgeçildiğini biliyor muydunuz?
İşte yeni yılın ilk yazısı için gereken tetikleyici karşımdaydı.
Şimdi gelin bu verinin sağlamasını birlikte yapalım. Yılın ilk haftası neredeyse bitmek üzere, yeni yıl kararlarında ne durumdayız? Bu sorunun yanıtını dürüstçe verirsek eğer – benim açımdan öyle %100 uygulama hali söz konusu değil – net bir tablo ile karşılaşmız oluruz.
…
Bunu düşünürken kurumlarda da hal böyle midir diye düşünmeden edemedim ve o anda aklıma aylar önce okuduğum eski bir makale geldi. Michael C. Mankins ve Richard Steele’in Muhteşem Stratejileri Muhteşem Performansa Dönüştürme isimli makaleleri tam da bu konu ile ilgiliydi. Makaledeki verilere göre kurum stratejilerinin bir bölümü vaat ettikleri finansal değerin ancak %63’ünü gerçekleştirebiliyormuş! Yani kurumların kendileri için belirledikleri hedefler doğrultusunda kurulan stratejiler ile ortaya çıkan performans sonuçları arasında ciddi bir fark var.
Böyle olmasının kronik bazı nedenleri var elbette. Bu konu bırakın bir yazıyı birkaç kitap ortaya çıkarak kadar derin. Biz çözüm odaklı bakış açımızla böyle bir durumu nasıl pozitife çevirebilir ve farklı bir sonuç alabilirize çevirelim. Makalemizde iş dünyasında hedef, strateji ve performans üçgeninde oldukça başarılı olan markaları merceğe alarak ortaya konulmuş bazı formüller var. Şimdi gelin onlara birlikte bakalım:
1- Basit tutmak:
Yüksek, karmaşık, rakam ve bilinmeyen kelimelerle konulan hedefler başlangıçta çok havalı görünse de kurumun tümünün bu hedefleri benimsemesini zorlaştırmaktadır. Yaptığımız kurumsal çalışmalarda şunun ne kadar önemli olduğunu görmekteyiz: bir kurumun içinde her pozisyon ve görevdeki tüm çalışanların kurumun hedeflerini tanıyor, benimsiyor ve onlar için tutku duyuyor olması. Kurumun T0 anındaki koşulları ile yapabileceklerini net, spesifik, onları da heyecanlandıracak hedef setleri oluşturmak önemli!
2- Varsayımları Tartışın:
Elbette kurum stratejileri birçok etki düşünülerek benimseniyor. Bununla birlikte bu etkileri senaryolaştırmak, sonuçlarla ilgili öngörü yeteneğini geliştirmek hayati önem taşıyor. Koç yöneticilerin günümüzde fark yaratmasının kaynağı işte sonuçlarla ilgili bu öngörü kaslarının güçlü olması.
3- Aynı Dili Konuşun:
Kurumları aynı hedefe giden bir sürü gibi düşünürsek, ortak hedefe ulaşmanın formüllerinden biri aynı dili konuşmak olur! Düşünsenize bir grup olarak tatile çıktınız aranızda Fransız, İtalyan ve Bangladeşli arkadaşlarınız var. Hiç kimse ortak bir dil konuşamazsa bu tatilin sonu gelir mi? Ortak bir dilde buluşmak bu grubu bir arada tutar. Kurumlarda da durum basitçe bu. Kurum kültürünün ortaya çıkaracağı ortak dil bu yolu yürümeyi kolaylaştırır. Bizim de kurumlarda en sevdiğimiz çalışmalardan biri bu alanda gerçekleştirdiğimiz çalışmalardır.
4- Kaynak Dağıtımını Ele Almakta Gecikmeyin:
Gecikmeyin değil en hızlı şekilde yapın diye güncellemek istiyorum bunu. Günümüzde her şeyin fiyatı her an değişirken “ihtiyaç”ları belirleyip kaynakları gerekli yerlere aktarmak kurumun ileri gidebilmesini sağlayan eylemlerdir. Bu başlık da hakkında çokça konuşabileceğimiz, koçluk çalışmaları gerçekleştirebileceğimiz bir alan.
5- Öncelikleri Tespit Edin:
Kurumlarda genelde her birimin işi çok önemlidir! Her mail hayati, her mail çok acildir. Bu nedenle kurum içinde bu öncelik tespitini sağlayabilecek Kanban tarzı uygulamaları gerçekleştirmeyi düşünebilirsiniz.
6- Performansı Sürekli Gözlemleyin:
Performans ölçüm sistemlerinden ziyade çalışanların, birimlerin ve kurumun hedeflerinin hangi aşamada olduğunu gözlemlemek günümüzün teknoloji ve yönetim sistemleri ile artık daha kolay. Bu nedenle yıl sonlarını beklemeden bu gözlemi yapmak kurumu öne taşıma konusunda size yardımcı olacaktır.
7- Uygulama Yeteneğini Geliştirin:
“Hiçbir strateji onu uygulayan insanlardan daha iyi olamaz!” diyor makalemizin yazarları. Altına imzamı atarım. Kurumların farkında olmadığı en değerli kaynağı: insan kaynağıdır! Teknolojinin muhteşem gelişimi de bunu değiştiremez. İnsan var olduğu sürece kaynakların en geliştirilebiliri olmaya devam edecektir. Bu nedenle kurumunuzda insan kaynağınıza yapacağınız etkili yatırımların size geri dönüşü muhteşem olacaktır!
Kurumlardan bahsettik peki sizce bizler bu adımları uygularsak nasıl bir süreci başlatmış oluruz? Gelin bakalım:
1- Basit tutmak:
Yaşamımızla ilgili karmaşık hedeflerimizi basit hale getirmek onlara ulaşmamızı kolaylaştırıyor. İlişkiler, iş hayatımız, ekonomi… Hedeflerimizi düşünelim. Örneğin haftanın 5 günü spor yapacağım hedefi karmaşık olduğu kadar ürkütücü de. Bu hedefi haftanın 2 günü – Salı ve Perşembe- yarım saat yürüyüş yapacağım haline çevirmek zihnin çalışma sistemi için ne kadar da kolaylaştırıcı değil mi?
2- Varsayımları Tartışın:
Kurumlar için geçerli olan senaryolaştırma bizler için de geçerli. En basit haliyle belirlediğimiz hedefimiz ile ilgili bu ortaya çıktığında nasıl sonuçlara ulaşacağımı negatif ve pozitif halleriyle düşünmek, bunları yazmak ve bu yazılanlar üzerinden bir analiz yapmak etkili olacaktır.
3- Aynı Dili Konuşun:
Son zamanlarda etrafımdaki herkesin yaşam ile kendisi arasında bir anlaşmazlık yaşadığını gözlemliyorum. Bunun da önemli bir nedeni duygularımız, isteklerimiz ve zamanın ruhunun arasındaki iletişim kopukluğu. Yapmak zorunda olduklarımız ile yapmak istediklerimiz arasındaki farklar. Bu noktada zorunda olduklarımızın gerçekten zorunda mıyız yoksa bu zihnimizin bize oynadığı bir oyun mu yeniden düşünmek güzel olabilir. Daha da basiti duygularımızı dinlemek ve basitçe dile getirmek bile bu adımı gerçekleştirmemizi sağlayabilir.
4- Kaynak Dağıtımını Ele Almakta Gecikmeyin:
Sizi bir adım ileri taşıyacak yatırımları yapma konusunda tereddütte misiniz?
Neleri erteliyorsunuz?
Ekonomik koşullarınız hangileri için tam da şu anda uygun?
Hangi sıkıntıları göğüslemeye hazırsınız?
Şu an var olan koşullarınız ile bu soruların yanıtlarını en basit, uygulanabilir noktada nasıl buluşturabilirsiniz?
5- Öncelikleri Tespit Edin:
Öncelikleri tespit etmenin en kolay formüllerinden biri listeler yapmaktır. Günlük, haftalık ve aylık yapılacaklar listesi tutmak sizi rahatlatabilir. Her gün iş listemden bir şeyleri silmek, yeni listeler yapmak benim için önemli bir rutindir desem yalan olmaz.
6- Performansı Sürekli Gözlemleyin:
Performansınızın size göre olan kriterlerini koyun.
Bu ay ne yaparsanız gerçekten kendinizi kutlamak istersiniz?
Bu sorunun yanıtı size bir performans ölçüm kriteri verecektir.
7- Uygulama Yeteneğini Geliştirin:
“Hiçbir strateji onu uygulayan insanlardan daha iyi olamaz!” yeniden hatırlayalım bu sözü.
En büyük kaynak biziz. Kendimizi geliştirecek adımlar atalım. Eğitimler, kitaplar, podcastler.. Sizin için hangisi uygunsa bu alanlarda kendimize yatırım yapmak bizi hedeflerimize taşıyacaktır.
Sizlere bu yazıyı hazırlarken bir yandan kendi listeme bu maddeler doğrultusunda eklemeler yaptım. Sizler de bu isteği duyuyorsanız yeni yıl hedeflerimiz ile ilgili doğru yoldayız demektir!
Yeni yılda burada birlikte en büyük kaynağımız kendimizi besleyecek nice konularda buluşacağız!
Şimdiden harika bir yıl olmasını diliyorum.
Sevgi ile.
· Michael C. Mankins ve Richard Steele, “Muhteşem Stratejileri Muhteşem Performansa Dönüştürme”: Strateji, Optimist Yayınları, Temmuz 2013.