Kocaeli Üniversitesi öğrencileri Kocaeli Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde görevli bir akademisyenin taciz iddiaları ile ilgili basın açıklamasında bulundu. Açıklamada: "Bu kişi, ancak olaylar alenen teşhir edildikten ve kamuoyu baskısı oluşmaya başladıktan sonra itirafta bulunmuştur. "Evet kötü şeyler yaptım kabul ediyorum ama psikolojim bozuktu, ilgiye ihtiyacım var" deyip öğrenciler isterse istifa edeceğini belirtmiştir. Bu bir "pişmanlık" değildir. Bu psikolojik sorunlardan kaynaklanan bir tepki de değildir." ifadeleri kullanıldı.
Geçtiğimiz günlerde Kocaeli Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde görevli bir akademisyen hakkında taciz iddiaları gündeme gelmişti. Kocaeli Üniversitesi öğrencileri bu konu hakkında basın açıklamasında bulundu.
"İKİ YILDIR BU DURUM REKTÖRLÜK TARAFINDAN BİLİNMEKTE"
Kocaeli Üniversitesi Fen edebiyat fakültesinde yıllardır sıra arkadaşlarımızı taciz eden Adnan Akan , sıra arkadaşlarımıza sosyal medya üzerinden zaman zaman geceleri ısrarlı mesajlar göndererek, ilişki teklif ederek, öğrencilerini evine çağırarak tacizde bulunmuştur. İki yıldır bu durum rektörlük ve bazı hocalar tarafından bilinmekte, ancak hiçbir adım atılmamaktadır. Bölüm başkanı ise yaşananları görmezden gelmiş, sorumluluğunu yerine getirmemiştir. Süreç içerisinde olayın taşındığı yetkili merciler “Hakkınızı hukukla arayın” demekle yetinip durumu bu noktaya sürüklemişlerdir. Hukukun da yasanın da kimin için var olduğunu bugün artık açıkça görmekteyiz. Kadınlar yaşadığımız ataerkil toplum içerisinde başlarına gelen problemlerde gerek aile gerek toplum gerekse akademi baskısına maruz kalmakta ve ses çıkardıkları noktada herhangi bir muhatap bulamamaktadır. Çünkü kız çocuğu babanın, öğrenci akademisyenin vatandaş ise adil olmayan adalet sisteminin gücü altında ezilmiştir. Bizler ne hukukunuzla ne de yasanızla bir şeylerin çözülmesini beklemeyeceğiz. Bizler kendimiz hukukumuzu, yasalarımızı yazacağız. Siz bizi yok saydıkça biz daha çok var olacağız
"ADALET SUSTUKÇA BAĞIRACAĞIZ"
Söz konusu akademisyen ADNAN AKAN tarafından yaşatılan taciz vakalarının yıllardır sürdüğü, buna rağmen hiçbir ciddi yaptırımın uygulanmadığı ortadadır. Bu kişi, ancak olaylar alenen teşhir edildikten ve kamuoyu baskısı oluşmaya başladıktan sonra itirafta bulunmuştur. "Evet kötü şeyler yaptım kabul ediyorum ama psikolojim bozuktu, ilgiye ihtiyacım var" deyip öğrenciler isterse istifa edeceğini belirtmiştir. Bu bir "pişmanlık" değildir. Bu psikolojik sorunlardan kaynaklanan bir tepki de değildir. Bu, failin akademisyen kimliğini ve psikolojik problemlerini kullanarak tacizini aklama çabasıdır.
"TACİZCİYİ AKLAYAN SUÇA ORTAKTIR"
Biz öğrenciler olarak adaletin işlemediği bu sistemde, sessiz kalmayacağımızı ve mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğimizi haykırıyoruz. Tacizi örtbas edenleri, mağdurları görmezden gelenleri, koruyanları ifşa ediyoruz! Sorumlular hesap verecek. Bu kişi hakkında derhal görevden alma, disiplin ve adli süreç başlatılmalı. Kampüslerimiz özgürleşene kadar, mücadelemizi, dayanışmamızı tüm sıra arkadaşlarımızla sürdürmeye devam edeceğiz.