Ömer Çelik, Adalet ve Kalkınma Partisi Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı sürerken yaptığı açıklamalarda hem iç siyasete hem de dış politikaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Özel’in silgisi sürekli kaleminden önce bitiyor”
Çelik, Özgür Özel’in Adalet Bakanı hakkındaki iddialarına sert sözlerle yanıt verdi:
“Bunların hepsi Özgür Özel tarafından iddia edilen herhangi bir belge, delil koyulmayan ve havada kalan iddialar. Bakanımız ‘yargıya gideceğim’ dedi. Bu söylediklerinin yalan olduğunu ifade etti.”
Çelik, sözlerini şu ifadelerle sürdürdü:
“Özel, Cumhuriyet tarihinde şu rekora sahiptir; silgisi kaleminden önce biten tek siyasetçi. O kadar çok yanlış yapıyor ki sürekli silgi kullanmak durumunda kalıyor.”
“Bizim rakibimiz CHP ama CHP’ye gönül veren vatandaşlarımıza duyduğumuz saygı gereği CHP’nin kurumsal varlığına da saygı duyuyoruz. Özgür Özel’in silgisi sürekli kaleminden önce bitiyor. Bu kadar çok silgi kullandığı için bu gidişle Cumhuriyet Halk Partisi’ni de tarihten silecek.”
“Bir bakanla, siyasetçi ile ilgili bir iddia ortaya koyduğu zaman varsa bir delili, belgesi yargıya gitsin.”
“BM kurala dayalı düzeni temsil ediyor”
Çelik, uluslararası gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde Birleşmiş Milletler sistemine vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı:
“Dünya, kuralların ortadan kalktığı bir düzene doğru gidiyor. Bütün bu kuralsızlığın içerisinde BM düzeni doğrudan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyesi ülkeler tarafından tahrip ediliyor. Halbuki BM’nin temsil ettiği kurala dayalı bir düzendir. Adaletin ve barışın tesisi için uluslararası düzenin kurallara dayalı olarak işlemesi gerekir.”
“İran’a yönelik saldırı gayrimeşru”
İran’a yönelik saldırılara da değinen Çelik, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Uluslararası hukuk açısından değerlendirildiği takdirde İran tamamen gayrimeşru bir saldırıyla karşı karşıya. Rejimle ilgili sorunlar olduğundan bahsediliyor, güvenlikle ilgili sorunlar olduğundan bahsediliyor, nükleer konudan ve füze sisteminden bahsediliyor. Bütün bunların çözüleceği yer müzakere masasıydı.”
“Tam müzakere masası kurulmuşken ve müzakereler devam ederken bütün bunların yapılmış olması aslında barış iradesinin doğrudan hedef alındığı bir tablonun ortaya çıkmasına yol açtı.”
“Bu gidişin sonu iyi değil.”
“Bir an evvel savaş durmalıdır”
İsrail’in saldırılarına ilişkin de sert ifadeler kullanan Çelik, şunları söyledi:
“Devletler, devlet gibi hareket etmelidir. İsrail’in yaptığı bütün saldırılar gayri meşrudur. Haksızdır, hukuksuzdur, hakkaniyetsizdir ve vahşidir.”
“O sebeple bir an evvel bu savaş durmalıdır, müzakere masası kurulmalıdır.”
“Lübnan’ı Gazzeleştirmeye çalışıyor”
Çelik, İsrail’in bölgedeki politikalarına ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Batı Şeria’da işgal politikası devam ediyor. Gazze’de yapılanların Batı Şeria’da devam ettirilmesi şeklinde bir tutum söz konusu.”
“İsrail net bir biçimde Lübnan’ı Gazzeleştirmeye çalışıyor. Gazze’de yaptığı gibi önce hava gücüyle sistematik olarak zayıflatma, sonra karadan işgal etme tutumunu Lübnan’a da uyguluyor.”
“Mezhep tartışması son derece yanlış”
Bölgedeki gelişmelerin mezhep ekseninde değerlendirilmesine karşı çıkan Çelik, şu ifadeleri kullandı:
“Cumhurbaşkanımız her zaman ‘mesele Sünnilik, Şiilik meselesi değil; mesele Müslüman olma meselesidir, Müslümanların birliğidir’ yaklaşımını ortaya koymuştur.”
“Mezhep tartışması açmak son derece yanlış bir yaklaşımdır. Bunun Türkiye’ye bir faydası yoktur.”
“Türkiye ateşten uzak duracaktır”
Türkiye’nin dış politika yaklaşımına da değinen Çelik şunları söyledi:
“Türkiye bu ateşten tabii ki ana iradesi itibarıyla uzak duracaktır. Türkiye’nin bir barış ülkesi, hakkın yanında duran ve doğru diplomasi yapan bir ülke olma iradesi korunmaktadır.”
“Türkiye ile Azerbaycan’ı karşı karşıya getiremezler”
Azerbaycan ile ilişkilere de değinen Çelik, şu ifadeleri kullandı:
“İki ayrı ülkeyiz ama ‘iki devlet tek millet’ anlayışıyla hareket ediyoruz. Türkiye ile can Azerbaycan’ı karşı karşıya getirmeye çalışan kampanyaları elimizin tersiyle itiyoruz.”