Dünya

Ortadoğu’da Savaşın Bitmesi İçin Geçici Plan Masada

ABD ile İran arasında savaşı sona erdirmeye yönelik dolaylı görüşmelerde geçici mutabakat taslağı üzerinde çalışıldığı bildirildi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran’la anlaşmaya varılmasının “birkaç gün” sürebileceğini belirtirken, Hürmüz Boğazı, yaptırımlar, dondurulmuş varlıklar ve İran’ın nükleer programı müzakerelerin kritik başlıkları arasında yer aldı.

Abone Ol

Ortadoğu’da Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilim ve karşılıklı askerî misillemeler sürerken, ABD ile İran arasında diplomatik temasların devam ettiği bildirildi. Reuters’ın aktardığına göre taraflar, savaşı durduracak ve daha kapsamlı bir anlaşmanın önünü açacak geçici bir mutabakat zaptı üzerinde görüşmeler yürütüyor. Rubio, anlaşmanın şartlarının hâlâ müzakere edildiğini ve sonuca ulaşılmasının birkaç gün alabileceğini söyledi.

Hürmüz Boğazı müzakerelerin merkezinde

Görüşmelerde en kritik başlıklardan biri Hürmüz Boğazı’nın uluslararası ticari geçişlere açık tutulması oldu. Rubio, 26 Mayıs’ta yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı’nın “öyle ya da böyle” açık olması gerektiğini belirtti. Bölgede yaşanan gerilim, enerji taşımacılığı ve küresel ticaret açısından müzakerelerin önemini artırıyor.

Reuters’ın daha önce aktardığı çerçeveye göre, taraflar savaşı durdurmak, Hürmüz Boğazı krizini çözmek ve daha kapsamlı bir anlaşma için yeni bir müzakere süreci başlatmak üzere aşamalı bir plan üzerinde çalışıyor. Söz konusu geçici çerçevenin, ticari gemilerin güvenli geçişini sağlayacak düzenlemeler ve ardından daha zorlu başlıkların görüşülmesini öngördüğü belirtiliyor.

Dondurulmuş varlıklar ve yaptırımlar masada

Müzakerelerin diğer önemli başlığını İran’a yönelik yaptırımlar ve dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması oluşturuyor. Reuters’a göre İran, anlaşma kapsamında dondurulmuş varlıkların serbest bırakılmasını talep ediyor; bu başlık görüşmelerdeki temel anlaşmazlık noktalarından biri olarak öne çıkıyor.

İran tarafı, ABD ile olası mutabakat konusunda birçok başlıkta sonuca yaklaşıldığını, ancak anlaşmanın henüz yakın olmadığını bildirdi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, potansiyel mutabakata ilişkin bazı konularda ilerleme sağlandığını ancak sonuca varmak için müzakerelerin sürdüğünü belirtti.

ABD’nin şartları arasında nükleer program var

Washington yönetiminin öncelikli talepleri arasında İran’ın nükleer programına ilişkin sınırlamalar yer alıyor. ABD tarafının, İran’ın yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stoklarının imha edilmesi ya da ülke dışına çıkarılması konusunda ısrarcı olduğu bildiriliyor. Reuters, görüşmelerin Hürmüz Boğazı, nükleer başlıklar ve dondurulmuş İran fonlarının serbest bırakılması üzerinde yoğunlaştığını aktardı.

Taslakta uranyum stoklarının üçüncü bir ülkeye gönderilmesi veya daha düşük saflığa indirilmesi gibi formüllerin gündeme geldiği iddia ediliyor. Ancak nükleer tesislerin geleceği, gelişmiş santrifüjlerin durumu ve denetim mekanizmasının kapsamı konusunda nihai uzlaşı sağlanıp sağlanmadığı belirsizliğini koruyor.

Füze programı ve bölgesel cepheler görüşmeleri zorlaştırıyor

Müzakerelerde çözüme kavuşturulması gereken başlıklardan biri de İran’ın balistik füze programı. Washington’ın, İran füzelerinin menzili ve kapasitesine sınırlama getirilmesini istediği; Tahran’ın ise konvansiyonel savunma kapasitesini müzakere konusu yapmak istemediği belirtiliyor.

Bölgesel cepheler de görüşmelerin seyrini etkiliyor. Lübnan, Hizbullah, İsrail’le gerilim ve Körfez güvenliği gibi başlıkların, olası anlaşmanın kapsamını genişlettiği ifade ediliyor. Reuters, diplomatik temasların Doha’daki süreç ve Abraham Anlaşmaları’nın genişletilmesine yönelik girişimlerle birlikte daha karmaşık hâle geldiğini aktardı.

Son karar Tahran’da verilecek

Taslak üzerinde teknik ilerleme sağlansa da anlaşmanın yürürlüğe girmesi İran’daki onay sürecine bağlı olacak. Metnin önce İran’ın güvenlik mekanizmalarında değerlendirilmesi, ardından nihai siyasi onayın alınması bekleniyor.

ABD ve İran’dan gelen açıklamalar, masada ilerleme olduğunu ancak anlaşmanın henüz kesinleşmediğini gösteriyor. Geçici mutabakatın uygulanması hâlinde Hürmüz Boğazı’nda ticari geçişlerin güvence altına alınması ve daha kapsamlı nükleer-yaptırım görüşmelerinin başlaması hedefleniyor.