Peki ya seçim sonrası…

Abone Ol

Türkiye, tarihinin en büyük seçimlerinden birine gidiyor. AK Parti’den seçimin 1 veya 1.5 ay erkene alınabileceğinin sinyalleri gelmeye başladı. Muhtemelen 23 Nisan ile mayısın ilk haftasının arasında bir tarihte seçim yapılacak.
Bu seçimi belirleyecek yegane kriter, ekonomi olacak.
Kim ki ekonomiye ilişkin samimi vaatlerde bulunursa, seçimi kazanır.
Son dönemde adeta kontrolden çıkan fiyatlar, TÜİK ile vatandaşın enflasyonu arasındaki dağlar kadar fark, kuşkusuz hükümetin aleyhine.
AK Parti’nin, bu tabloda seçimden zaferle çıkması son derece zor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da bunu görmüş olacak ki, bir süredir bir biri ardına önlem paketleri açıklıyor.
Gıda başta olmak üzere yüzlerce üründe sabit hatta kimi üründe indirimli fiyat uygulamasına gitti. Zincir marketlere de bu yönde talimat verdi.
Bu adımdan amaç kamuoyunda, “Bakın enflasyon düşüyor” algısını oluşturmaktır.
Kuşkusuz başarıya da ulaşacaktır.
En azından seçime kadar vatandaşı rahatlatır.
Buraya kadar her şey güzel.
Peki ya seçim sonrası?
Ne olacak? Hemen söyleyeyim.
AK Parti iktidara devam ettiği taktirde bu kararından vazgeçecek.
Aynı durum Millet İttifakı için de geçerli.
“Seçime yönelik yanlış bir karardı. Serbest piyasada böyle bir uygulama olmaz” diyerek onlar da bu uygulamayı bir kenara bırakacak.
Ki, piyasa mantığında doğru olan bu.
Olan yine vatandaşa olacak.
Seçimden sonraki zor günlere hazır olalım.


Memur-Sen bile
beğenmiyorsa

AK Parti’nin, iktidarı boyunca yaptığı en güzel işlerden biri kendi yandaşlarını oluşturmasıydı. Her meslek grubunda, kendi tabanını oluşturdu hatta ilk sıraya oturttu.
Bu birliktelik, hatalar olsa bile bunların üzerlerinin örtülebilmesini sağladı. Dolayısıyla, kamuoyundaki algının hep iyi yönde oluşmasını da…
Ancak son dönemde, AK Parti’ye yakın gruplarda da hükümete karşı ciddi bir tepki söz konusu. Özellikle de kamu kesiminde örgütlü sendikalarda.
Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, emekli ve memurlara yüzde 25 zam açıkladı.
Hükümete yakın, bu yüzden rakiplerinin “Sarı sendika” diye tii’ye aldığı Memur-Sen bile buna tepki gösterdi. Sonraki gün yapılan yüzde 5’lik ikinci zammı bile beğenmediklerini dile getirdi.
Memur-Sen gibi, hükümetin her hareketini alkışlayan bir sendika bile tepki gösterip, “Bu zam değil memuru açlığa mahkum etmektir” diyorsa, gerisini varın siz düşünün.