Günümüzde, Kocaeli denilince akla gelen ilk şey, maalesef ‘ pişmaniye’ değil, ‘ Sanayi’ olur. 3 bine yakın kapasite raporlu tesisin bulunduğu bir kentte, başka bir şeyin akla gelmesi zaten düşünülemez. Tam anlamıyla, ülkemizde sanayin lokomotifi olmuş bir kentiz. Hatta uzun yıllardır bu kentte pek çok kişiden ‘Kocaeli artık sanayiye doydu’ kelimesini hepimiz duyuyoruz.
Ben de Kocaeli’nin sanayiye doyduğunu düşünenlerdenim. Hatta geçmişten bu güne planlı bir şekilde gerçekleştirilmeyen yapılaşma nedeniyle, pek çok bölgede sanayi ve yaşam alanları bir birine girdiğini, bu sorunu aşmak için bazı projelerin uygulandığını, bazı bölgelerde ise bu sorunu çözmek için projeler hazırlandığını da biliyoruz.
Yanlış anlaşılmasın, tabii ki yatırıma, üretime ve istihdama karşı değilim. Özellikle, pandemi sonrası zorlu bir süreçten geçerken, hele ki kalkınmanın tek anahtarının üretim olduğunu daha iyi anlamışken…
Kocaeli, sahip olduğu konum ve sanayi üretim potansiyeli ile önemli bir üretim ve lojistik merkezidir. Kentimizi geçmişten bugüne de hep sanayi şekillendirmiştir. 19. yüzyılın ortalarında sanayileşmeye başlayan Kocaeli’de, şu anda bildiğim kadarı ile 14 organize sanayi bölgesi bulunuyor. Bunun yanı sıra 130 ‘a yakın AR-GE merkezi, 20’ye yakın tasarım merkezi ve 5 teknoloji geliştirme bölgesi ile sanayi merkezi olmasının yanı sıra aynı zamanda teknolojide üreten bir kenttir.
Ancak, herkesin gördüğü ve bildiği, her fırsatta dillendirdiği bir gerçek var. O da “Kocaeli’nin artık sanayiye doyduğudur” Tüm bunları şu anda kentin gündeminde bulunan Kartepe ilçemiz Uzunbey Mahallesinde kurulmak istenen hurdadan çelik üretim tesisi için anlattım.
Bilindiği üzere ülkemize ve ilimize ekonomik anlamda büyük katkı sağlayan 130 yıllık köklü bir geçmişe sahip Yıldızlar Yatırım Holding, bir süre önce bu tesis için yatırım kararı aldı. Süreç devam ederken, geçtiğimiz günlerde holding yöneticileri hem kendilerini tanıtmak hem de yapacakları yeni yatırım ile ilgili bilgi vermek amacıyla bir basın toplantısı gerçekleştirdi.
Ben de bu toplantıya katılanlar arasındaydım. Her yıl milyonlarca demir çelik ürünü ihraç ettiklerini ifade eden fabrika yetkilileri, buna rağmen ülkemizin hala milyonlarca ton demir çelik ithalatı yaptığını ifade etti. Bu nedenle oluşan bu açığı kapatmak istediklerini dile getirerek yeni yatırımlar yaptıklarını anlattılar.
Bölge halkının bir kısmı, bazı sivil toplum kuruluşları bu tesisin hem çevre açısından hem de insan sağlığı açısından zararlı olacağını ifade ederek bu tesisin yapılmasını istemiyor. Binlerce kişiye istihdam sağlayan firma yetkilileri projenin tamamıyla çevreci bir tesisi olacağını, doğaya ve insana zarar vermeyeceğini dile getirip, hali hazırda çalışan tesislerini de bu konuda örnek gösteriyor.
Benim fikrime gelince, tonlarca demirin eritileceği bir tesisin çevre ve iklim sorununa yol açabileceği yönündedir. Mevcutta birçok tesisin bulunduğu Kartepe’de, yeni kurulacak tesisin, yine bir o kadar da trafik yükü getireceği kanısındayım. Bunun yanı sıra gelip giden araçların ilave emisyonlarının da havayı kirleteceğini düşünüyorum. Bir de oldukça verimli topraklara sahip bu bölgede kurulacak tesislerin, çevre ve görüntü kirliliğine neden olacağını da öngörüyorum.
Sanırım firma yetkilileri, yapılacaj. ÇED toplantısında benim ve herkesin aklındaki bu soruları cevaplayacak, aksi takdirde vatandaşların ve yetkililerin bu konuda olurunu alamayacaklardır. Gelgelelim benim diğer bir fikrime, bölgede kurulacak bir tesis, benim yukarda anlattığım bu sorunlara neden olabilir. Ancak, aynı bölgede imar konusunda da bazı tedbirler alınması gerektiği inancındayım.
Tesis kurulur veya kurulmaz. Hepimiz bekleyip göreceğiz. Ancak, son yıllarda her bölgede olduğu gibi Kartepe’nin genelinde de aşırı bir yapılaşma var. Bunun daha kontrollü ve planlı olması gerektiğini düşünüyorum. Verimli toprakları kaybetmemek amacıyla, arsaların vasfı ve imar oranlarının şimdi olduğu gibi kalması gerektiğini düşünüyorum.
Yine sanayi ile anılan Kocaeli’nin artık turizm ile anılmaya başlandığı, bu konuda yatırımların yapıldığı bir dönemde, özellikle turizm bölgesi olarak bilinen Kartepe’ye de bu konuda yatırım yapılması gerektiği inancındayım. Tüm bunlar, kendisi de Kartepe’de yaşayan şahsımın düşünceleridir. Her şey bir yana, alınacak kararların ilimiz ve ilçemiz için hayırlı olmasını temenni ediyorum.