Yeni Rektör Nuh Zafer Cantürk KOÜ, 1. Lig’in üst sıralarında yer alacak

Kocaeli Üniversitesi’nin yeni Rektörü Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk gazetemize önemli açıklamalarda bulundu. Yeni döneme ait ip uçları veren, kadro değişikliklerine değinen Rektör Cantürk, 1. Lig’de yer aldığını söylediği KOÜ’yü üst sıralara taşımak için gereken formülü de açıkladı.

Ayşe Uğuz
Ayşe Uğuz Tüm Haberleri

Yaklaşık 28 yıldır Kocaeli Üniversitesi’nde eğitim veren, son 8 yılı Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekimi olarak geçen Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk, rektörlük görevindeki 1 ayını doldurdu. Özgün Kocaeli ailesi olarak, kendisine hayırlı olsun ziyaretinde bulunduk. Gazetemiz imtiyaz sahibi Yüksel Demirdaş ve Genel Yayın Yönetmenimiz Erdin Ağdede ile birlikte gerçekleştirdiğimiz ziyarette yeni Rektör Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk hem öğrencilere hem yönetime hem de kente önemli mesajlar verdi. Rektör Cantürk, Kocaeli Üniversitesi’nin geleceği olarak gördüğü araştırma üniversitesi projesini mutlaka hayata geçireceklerini vurguladı.

Sizin rektörlüğünüz ile birlikte Kocaeli Üniversitesi yeni bir döneme girdi? Bu süreçte nasıl bir yönetim anlayışı sergileyeceksiniz?

Göreve geldikten birkaç gün sonra 2023 yılının planlamasını yaptık. Önümüzdeki günlerde fabrikaları ziyaret edeceğiz. Fakültelerimizi ziyaret edeceğiz. Büyük fakültelerimizden başlayacağız. Akademik kurullardaki arkadaşlardan sorunları dinliyoruz. Önceki gün öğrenci yurtlarını ziyaret ettim. Öğrencilerle akşam yemeği yedik. Kendilerine tatlı ikram ettik. Bir gazeteci arkadaşımız, “Twitter’dan Sadettin Hoca(Sadettin Hülagü) öğrencilerle güzel diyalog kuruyordu. Siz de kuracak mısınız?” diye sormuştu. O Sadettin Hoca’nın becerisi. Twitter’dan yapamayabilirim belki ama yüz yüze görüşmelerle bunun üstesinden gelebileceğimi düşünüyorum.

Öğrencilerle diyalog kurmayı da seviyorsunuz, anlaşılan…
Yurt ziyaretlerim sırasında öğrencilerden biri, “İlk günlerde gelip sonra gelmezlik yapmayacaksınız değil mi?” diye sordu. Ben öğrencilerle sürekli bir araya geleceğim. Asıl planladığım, eski Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu gibi yapmak. Öğrencilerle sağlıklı yaşam yürüyüşünde buluşalım istiyoruz. Hem yürürüz hem de o esnada sorunlarını ilk ağızdan öğrenebiliriz. Onlar da rektöre ulaşamadıklarını söyleyemezler.

KOÜ, biraz da öğrencileri sayesinde büyük bir üniversite. Onların sorunsuz eğitim görmesi bu noktada önemli. Yurt ziyaretinizde, öğrencilerin ne gibi sorunları ile karşılaştınız?


(Dışarıdaki köpek seslerini işaret ederek) Kampüste köpekler büyük bir sorun. Onları çok seviyoruz. Onlar bizim can dostumuz. Ama kimi insanlar köpekleri alıyor, sonradan bakamayacağını görünce getirip buraya bırakıyor. Öğrencilerimizin ve hastalarımızın da merhamet duygusu var. Böyle olunca yenileri geliyor. Ama bazı öğrencilerimiz, hastalarımız korkuyor. Bizim üniversite olarak yapacağımız bir şey yok. Ben başhekimliğimde de çok çalıştım. Hastane girişlerine ses cihazları koydurdum. Ama çoğu köpek yaşlı olduğu için o sesleri algılayamıyor. Dolayısıyla pek de işe yaramadı.

ÖĞRENCİLERİMİZ KORKUYOR

Tamam can dostlar ama hastane gibi bir yerde hoş olmuyor. Kampüste de öğrenciler korkuyor. Özellikle kız öğrencilerimizin feryadı, köpeklerin sayısının çok olmasıydı. Çözüm için devlete, belediyelere iş düşüyor. Büyük bakım merkezleri ile bu sorunu aşabiliriz diye düşünüyorum. Bir de hayvanlara çip takılacak. Bu sayede hangi hayvanın kime ait olduğu bilinecek. Böylece kontrolsüzlüğün önüne geçilecek. Her önüne gelen, rast gele sokağa salamayacak.

Kocaeli Üniversitesi’nin geleceğine dair planlarınız nelerdir?

Kocaeli Üniversitesi bundan sonra araştırma üniversitesi olma adımlarını atmak zorunda. Bu, Sadettin Hoca’nın da çok istediği şeylerden bir tanesiydi. Ancak bu öyle, istiyorum demekle olacak bir şey de değil. Eski rektörlerimizin döneminde yapılan devasa kampüsümüz, 65 bine yakın öğrencimiz, 5 bin kadar çalışanımız, 2 bin civarı akademisyenimiz var. Biz büyük bir üniversiteyiz. 1992 yılında kurulmasına rağmen birinci ligde bir takımız. Bu takımı daha üst sıralara çıkartabilmemiz için araştırma üniversitesi yapmamız lazım. Ama, yukarıda da dediğim gibi istemekle olmuyor.

Bunun için neler gerekiyor?

Birincisi araştırma merkezlerinizin aktif çalışması gerekiyor. Bu merkezlerin dinamizmi önemli. Çok ciddi yayınlar yapmanız gerekiyor. Uluslar arası işbirlikleri, lisans ve lisans üstü öğrencilerinizin sayısı ve bunların bölgedeki istihdama katkıları… Kısacası pek çok faktör var. Yaptığınız çalışmaların topluma geri dönüşü de önemli. Bu, yayın olabilir, teknoloji olabilir. Biz doktora ve yüksek lisans öğrenci sayısını artırmalıyız. Nitelikli yabancı öğrenci sayısını artırmalıyız. Yabancı öğretim üyelerinin ziyaretlerini artırmalıyız. Yabancı üniversitelerle işbirliğiniz de olmalı.

PARA GEREKİYOR!

Bunlar hep paraya bakan şeyler. Tabii bunun parajenere edilmesi zor mesele değil. Domino etkisi yaratabilirsiniz. Bu noktada Kocaeli ciddi bir laboratuvar aslında. Bu ortamda bir şeyleri yapmak kolay. STK’lar, belediyeler, sendikalar, odalar, OSB’ler ve sanayi kuruluşlar, inanılmaz imkanları olan kurumlar. Bunun dışında TÜBİTAK-MAM burada. Bilişim Vadisi burada. Beni ziyaret eden odaların çok güzel merkezleri var. OSB’lerin AR-GE merkezleri var. Fabrikaların var.

AYAKLARINA GİDECEĞİZ

Biz bunları kullanmalıyız. Bu noktada ne yapmalıyız? Biz ayaklarına gitmeliyiz. Onlara hizmet vermeliyiz. Ama biz burnumuzdan kıl aldırmazsak onlar da gelmezler. Aynı durum karşı taraf için de geçerli. Yani karşılıklı özveriyle, hem Türkiye’ye hem bölgemize hem de birbirimize katkı sağlamalıyız. Kısacası misyonumuz araştırma üniversitesi olmak, AR-GE’yi öne çekmek, uluslar arası işbirliklerini artırmak olacak. Hastaneden çok bahsetmeyeceğiz. Hastanemiz bölgemiz için çok önemli ve üniversitenin lokomotifi. Ama bizim asıl vizyonumuzda mühendislik, teknoloji, denizcilik, uzay ve havacılık fakülteleri önde olmalı. Bir yandan da öğrencilerimizi mutlu etmeliyiz. Çünkü öğrenci, mutluysa üretiyor. Üniversiteye aidiyet hissediyor.

Araştırma üniversitesi olmak, sizin de dediğiniz üzere biraz paraya bakıyor. Sadettin Hülagü, kendi döneminde özellikle bağış noktasında sıkıntı yaşadıklarını sık sık söylüyordu. Siz bu konuda nasıl bir yol izleyeceksiniz?

Sadettin Hoca ile KOÜ olağanüstü şeyler yaptı. Binalar, merkezler yapıldı. Bağışlar da oldu. Bu bağış meselesinin şöyle bir tarafı var: İnsanların bir kısmı, bağış yaparken güvenmiyor. Aslında biz çok bağış yapan bir milletiz. Böyle bir kültürümüz var. Ama bir kuruma bağış yaparken, o paranın nereye gideceğini bilemediğimiz için kuşkulanıyorduk. Biz hastaneyi yaparken özel odamız çok azdı. Ama zamanla gelen taleplerinde etkisiyle yeni özel odalar yaptık. Çoğunu da bağışlar sayesinde kurduk. Bu noktada güven telakki ettik.

BAĞIŞTA GÜVEN ÖNEMLİ

Sadettin Hocam döneminde yine ünlü sanayicilerin bağışları oldu. Güven verdiğiniz sürece bağış alabilirsiniz. Ancak biz ayaklarına da gideceğiz. Derdinizi anlattığınızda birileri size sahip çıkabilir. Mesela bizim kütüphanemizde 90 bilgisayar vardı. Bunların 85’i devre dışı kaldı. Buradan sesleniyorum. İşte size fırsat. 10 tane bilgisayar alın, o bilgisayarı 10 tane çocuk kullanır. O 10 çocuktan biri Aziz Sancar olur. O zaman siz dünyalığınızı değil öbür dünyalığınızı halletmiş olursunuz. Bizim avantajlarımızdan bir tanesi Sadettin Hoca olacak. Bulunduğu pozisyon itibariyle her zaman destek verecektir bize, üniversitemize. Onun için biraz daha şanslıyız.

Üniversitede geniş kapsamlı bir kadro değişikliği yapacak mısınız?

Ben 28 yıldır buradayım. 8 yıl da başhekimlik yaptım. Senatoda göreve aldım. Son 3 yıldır da yönetimdeydim. Üst yönetimdeki herkesi tanıyorum. Bir değişiklik yapmayı düşünmüyorum. Nitekim yapmadım. Sadece 2 rektör yardımcısı ile sembolik bir değişiklik yaptım ki, bunu onların da gönlünü alarak yaptım. Ercüment Hoca(Çiftçi) ile devam ediyoruz. Dekanlarımızla devam ediyoruz. Takdir edersiniz ki zaman içinde görev süresi dolanlar olacak. Onların yerine yenisini tabii ki atayacağız. Biz herkesle çalışabiliriz. Sadece vatan millet ve aile mefhumu bizim için çok önemli. Yani bunlara halel gelmediği sürece çalışırız. Arkadaşlarımızın hepsi de pırıl pırıl insanlar. Hepsini çok seviyorum. Bir kısmı ile de rakiptik. Ama KOÜ’de kardeşlik kültürü var. Hepsi ile bir fotoğraf verdik. Bu bile bizim, diğer üniversitelerden farkımızı gösteriyor. Ben de bunu korumak yolunda, ayrım yapmadan çalışacağım.

Eski görevinizden kaynaklı, halkla diyaloğu iyi olan biriydiniz? Kentle de diyaloğunuz iyiydi. Ancak rektörlük başka bir makam. Daha çok protokol makamı. Yeni dönemde Nuh Zafer Cantürk, eskisi gibi devam edebilecek mi?

Devam ediyor. Edecek de. Geçtiğimiz günlerde öğrencilerle yemek yemiştim. Onlarla birlikte sıraya girdim. Paramı uzatırken, görevli misafir olduğumu ve para almayacağını söyledi. Ben itiraz ettim. Bunun, öğrencinin istihkakı olduğunu söyledim. Ben bu gibi şeylere hep dikkat ettim. Etmeyi de sürdüreceğim. Öğrencilerle daha sık bir araya geleceğim. Basın mensupları ile 2-3 ayda bir buluşmayı planlıyorum. Odalar, kentin dinamikleri ile de buluşmalar yapacağız.

09 Oca 2023 - 09:51 -

Mahreç  Ayşe Uğuz


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Özgün Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Özgün Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Özgün Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Özgün Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.


Kocaeli haber