Alev Şenol Dikim Evi

Terzilik mesleğine yeni bir soluk getirerek insanlara bir mesleğin farklı modellerde var olabileceğini de gösteren ve aynı şekilde kendisi de yıllardır yapılmayanı deneyerek, uzaktan ölçü dikim sanatını dijital dünyayla bütünleştirip bir üst noktaya taşımış olan, bu işe çatı katından başlayarak dünyaya açılma hedefi olan ve kendine ben tasarımcı değilim ‘dijital terziyim’ diyen bizlere de kendini ‘canım kadınlar’ sözüyle sevdiren Alev Şenol’un başarı dolu hikayesini sizinle paylaştık..

Ayşe Uğuz
Ayşe Uğuz Tüm Haberleri
Büyütmek için resme tıklayın

Merhaba Alev Hanım, bize kendinizden bahseder misiniz?

Merhaba. Aslen Karadenizliyim. İşletme mezunuyum ve Uluslararası İşletme üzerine MBA programı tamamladım. Kariyerime özel sektörde başladım ve uzun yıllar güçlü global şirketlerde önemli pozisyonlarda çalıştım. Tüm bunları yaparken aynı zamanda evlendim ve bir çocuk annesi oldum. Şu an 12 yaşında bir kızım var. Devamında evliliğimi sonlandırdım yoluma kızımla devam ediyorum.

Röportajımıza başlamadan önce “başarıyı” nasıl tanımlıyorsunuz?

Başarıyı sorun çözme kapasitesi olarak tanımlıyorum. Bir kişi sorun çözebildiği sürece hayatının her alanında çok rahat var olabilir. Bu ne demek paniğe kapılmadan, stres yaratmadan sadece soruna odaklanıp o sorunun çözüm yollarını aradığında gerçekten başarıya ulaşan bireye dönüşmektedir.

Bu mesleği yapmaya nasıl başladınız? Sizi bir şeyler üretmeye iten güç neydi? Bu süreçten bize bahsedebilir misiniz?

Bu iş benim özel ihtiyacımdan kaynaklı ortaya çıktı. Ben giyinmeyi çok seven bir kadınım. Özel sektörde çalıştığım dönemlerde kazancımın çoğunu giyinmeye harcamak zorunda kalıyordum. Çünkü plazaların içinde insan şık görünmek istiyor. Bu isteğimi yerine getirdiğimde ise ekonomik olarak çok içeri girmek zorunda kalıyordum. Zamanla kendi kıyafetlerimi kendim tasarlayıp dikmeyi düşündüm ve bir süre sonra mahalledeki terzi ablalardan yardım alarak kendime bir şeyler dikmeye başladım. Zamanla giydiklerimin tercih edildiklerini ve herkes tarafından fazlaca beğenildiğini gördüm. İşte ben bunu anladığımda bu sektörü basamak basamak çıkmaya başladım. Çok zor süreçlerden geçtim sıfır bir değerdir değil mi? Ben eksilerden başladım. Eksiden sıfıra, sıfırdan artıya, artıdan daha iyi olması adına çabalıyorum şu anda. Ajite edecektir belki ama bu işe ilk başladığım zamanlarda 4 farklı işte çalışıyordum, hayatımın koca bir dönemini günde 20 saat çalışarak yaşadım. O dönemlerde bir teyze vardı mahallede Ayfer Hanım bana çok yardımcı oldu. Aldığım siparişlerin yetişmesi ve bana sağlıklı ürünler çıkarabilmesi için onun ev temizliğinden tutun ki yatalak eşine bakardım her gün. Yani o kadar çatı katından başlayan bir hikayem var ki sadece geleceğe yatırım yaparak bugünlere geldiğimi düşünüyorum.

Size tasarımcı diyebilir miyiz?

Bu çok hassas bir nokta. Ben tasarımcı değilim ben terzilik mesleğinin bir sanat olduğuna ve bu mesleğin geleceğe taşınması gereken bir alt yapısı olduğuna inanan bir girişimciyim. Ben terzilik sanatı iş modelinin dijital ile birleştirilerek online bir atölye kurdum. Bu demek değil ki bir tarzımız yok burada bizim bir tarzımız tabii ki var fakat terzi demek şudur müşteri ne isterse siz onu dikersiniz ve siz onun üstüne müşterinizin stilini taşırsınız. Dolayısıyla herkesin stiline uygun olanı ve beklentisini ortaya çıkarıyoruz.

Peki, tarzınızı nasıl tanımlarsınız? Dikimleriniz kişisel özelliklerinizle bağlantılı olarak mı şekilleniyor?

Güçlü kadın profili benim hedeflediğim müşteri profilidir. Benim için güçlü kadın demek ne demek; maddi anlamda cüzdanına sahip olan kadından öte o cüzdana nasıl sahip olabileceğini bilen, bir mesleği olması için çaba gösteren, başkalarının sunduklarını değil de kendi var ettikleriyle oluşan kadındır. Bu kitleye ben sosyal medyada ‘canım kadın’ derim. Canım kadının altı şudur; başkalarının söylemlerinden etkilenmeden kendi duruşunu ortaya koyabilen kadındır. Bu kadın zaten parasını da kazanır, girdiği her ortamda gerek kıyafeti ve stiliyle gerekse üslubuyla kendini ifade ederek fark yaratır. Ben rahat, özgüvenli, kadınları giydirmeyi seviyorum. Kendi koleksiyonumda hemen hemen kişisel özelliklerimi yansıtmaya çalışıyorum fakat dediğim gibi ben tasarımcı değilim müşterim ne isterse onun tarzına uygun dikimler ortaya çıkarmak durumundayım. Ben burada bir ekip yöneticisiyim.

Koleksiyonlarınızın oluşum sürecini anlatır mısınız? Farklı isimlere sahip olan koleksiyonlarda nerelerden ilham alıyorsunuz? Koleksiyon çıkartmakta ki amacınız nedir?

Özellikle pandemi döneminde ben daha çok koleksiyon çıkarmaya başladım. Koleksiyonlarım da aslında anlatmak istediğim günlük hayatta bile insanların tarzının olması gerektiği. Her grupta olan insanlara giyinmenin sadece özel günlerde değil günlük hayatta da tarz yaratabileceğini söyledim. Örneğin, iş görüşmesine giderken, evladıyla kombin yapmak istediğinde, herhangi bir sunum yaparken, altın gününe giderken bile kendi stilinde şık olabileceğini anlatmak istedim. Koleksiyonlarımın hepsinin ayrı bir ismi var. Kiminde ‘ışıltı’ dedim bu ışıltıyı hak ediyorsun, parla sen göz kamaştır dedim kiminde ‘senin kimliğin senin seçimin’ dedim ki o kadına dünya markalarında görmüş olduğu ve fiyat politikalarından kaynaklı yanına bile yaklaşamayacağı ürünün aynısını yaptım ve bunu gösterdim. Ya da x bir markanın 20 bin liradan sunmuş olduğu kalem bir elbiseyi 300 liradan satışa sunarak aynısını giyebilirsin dedim böylelikle hem beni keşfetmelerini hem de kendi vücutlarını tanımalarını sağladım. Aslında benim koleksiyonlarımda hedeflediğim uzaktan ölçü modelinde kadının kendi vücudunu tanıması. Vücudumuzu tanımak ona göre giyinmek bunların hepsi bir süreç. Bu alfabeyi öğrenmek gibi. Birbirimizi müşterilerimizle tanımamız açısından benim koleksiyonlarım müşterilerim kendi stillerini yaratana kadar bir basamak.

Pandemi dönemi sizi etkiledi mi?

Pandemi döneminde ben çok daha fazla kazandım. İlk işler durduğunda bu kararlar alındığında sonunu bilmediğimiz süreç başladığında herkes gibi ben de durdum. Bir haftalık bir durgunluk yaşadım. Düşündüm ve bu dönemi kendime göre fırsata çevirmem gerekiyordu. Çünkü herkes alışılagelmişin de dışında sosyal medya kullanacaktı. Herkesin eve kapandığı dönemde oluşturmak istediğim iş modelini en iyi anlatabileceğim bir okuldu aslında sosyal medya. Öğrencilerim bir iken ona çıktılar ve ben bu dönemde daha çok ürettim yok denebilecek karlılıkla daha çok ürün sirkülasyonu ile ürünlerimi ayna karşısında azimle anlatarak daha çok kitlenin ilgisini çekmeye başladım. Pandemi de ekibi mi kaybetmedim aksine daha çok büyüdüm. Düzenimi ve devam eden iş modelimi İstanbul’dan Kocaeli’ye taşıyarak daha büyük bir yerleşkeye daha lüks diyebileceğimiz bir standartla taşıdım. Pandemi benim için bir krizden öte bir fırsattı. Böyle bir deneyime bu kadar cüretkâr girdiğim için kendimi çok takdir ediyorum.

Moda dünyasında gelecekte ne gibi gelişmeler ön görüyorsunuz?

Dev markaların küçülmeye gideceklerini ve modayı artık ikonların yönetmeyeceklerini düşünüyorum. Özellikle yeni gelen nesille birlikte rahat maskülen bir tarzın, cinsiyetsiz akımın daha belirginleşeceğini, kadın-erkek reyonlarının kalkacağını, insanların ayrım yapmaksızın her reyondan giyineceğini ve daha rahat bir sokak tarzının oluşacağını öngörüyorum. Cinsiyetsiz bir akım başlıyor. Bundan dolayı da benim gibi markalar daha da büyüyecek. Çünkü cinsiyetsizliğin dayatıldığı dönemde insanlar kendi kimliklerini arayacaklarını için kişiye özel hizmet veren markalar ve yerel markalar daha büyük önem kazanacak diye düşünüyorum.

Son olarak okuyucularımıza önermek istediğiniz fikirler var mıdır?

Tek bir alana odaklanmak yerine birçok alana yönelerek işi ve riski bölmek gerektiğini düşünüyorum. Pandeminin bize bıraktığı bildirimlerden biri bu oldu diye düşünüyorum. Bu dikimevi evet benim bebeğim ama sadece burayla kalmamayı pandeminin pik yaptığı dönemde, en agresif ve eksilerde olduğum dönemde ben bir kafe açmaya karar verdim. Şu an hem giyim sektörü hem yeme-içme sektöründeyim buna ek olarak Trendyol’u deniyorum. Şu anda riski tek bir kanala değil birçok kanala böldüm. Paranızı her zaman yatırıma dönüştürün. Farklı iş kollarında yatırım yapmaktan asla çekinmeyin.

26 Eki 2021 - 14:41 -

Mahreç  Ayşe Uğuz


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Özgün Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Özgün Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Özgün Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Özgün Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.

01

Sülo - alev hanımı tebrik ediyorum açık yüreklilikle tüm süreci paylaşmış başarılar diliyorum rabbim yolunu açık eylesin

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 22 Mart 00:29

Kocaeli haber