Şampiyonluk ve pandemi süreci

Abone Ol

Çin'de ortaya çıkan gözle görülemeyecek kadar küçük bir virüs tüm dünyayı esir alıp keyfimizi kaçırırken; hayatımızı epey zorlaştırdı. Dünya ülkeleri bu süreci doğru yönetmeye çalışarak, bir yandan vatandaşlarını korumaya; diğer taraftan da ekonomik düzeylerini minimum kayıpla atlatma çabasında.. Dolayısıyla onlar bu gibi felaketlere daha hazır ve daha bilinçli oldukları için tüm kurum ve kuruluşları az hata ile hızlı bir şekilde normalleşmeye geçişte başarılılar.
Bu kuruluşlardan biri olan Futbol Federasyonları'nın içinde belki de en hızlı çözümler üretenlerin başında Almanya Futbol Federasyonu olduğunu söylemek galiba yanlış olmaz.
Dönüp bizim Federasyonumuza baktığımızda maalesef hâlâ çelişkili ve tartışılır kararlar almaya devam ediyor. Özellikle amatör liglerin oynanabilmesi için çözüm üretemediği gibi sürekli karar değiştiren basiretsiz bir TFF yönetimi var ortada..
Yine de sağlık tedbirleri kapsamında profesyonel liglerimizin seyircisiz de olsa bir şekilde başlayıp devam etmesi sonucunda, futbola olan tutkumuzu ve heyecanımızı bir nebze de olsa yaşamaya devam ediyoruz. En çok takip ettiğimiz Süper Lig'in şampiyonluğa oynayan takımlarına; BJK, FB, GS ve TS'ye sezon başından bugüne kadar şöyle kısaca bir göz atalım.
Beşiktaş Yönetimi'nin sezon başında lige ve Avrupa Kupası'na başarısız bir giriş yapmasına rağmen Teknik Direktör Sergen Yalçın'ın arkasında durması başarının anahtarı...
Sergen Yalçın takımda rekabeti ve yönetimin de desteğiyle iç huzuru sağlayarak bir aile ortamı yaratıp, elindeki oyuncu gurubuna göre takım taktiği geliştirdi ve doğru oyunu oynayarak şampiyonluk yarışında önemli bir avantaj yakaladı.

Galatasaray kadro istikrarı olmadığı için oyun istikrarı da sağlayamadı. Çok dillendirilmese de kötü bir Fatih Terim performansı var ve bu da oyuncular ve oyunun gelişememesine sebep oluyor..

Aynı şekilde Fenerbahçe de Erol Bulut'a çok fazla tahammül ederek puanlar kaybederken doğru oyunu bir türlü oynayamadı. Bazı pozisyonlarda aşırı oyuncu varken; özellikle kanatlarda ideal oyuncular bulunamadı ve sahada doğru bir oyun stratejisi uygulanamadı...

Sezona Teknik Direktör Eddie Newton ile başlayan Trabzonspor da 7 maçta sadece 5 puan alabildi ve Akyazı'da kazanılırken 4-3 kaybedilen maçtan sonra yanlış bir tercih olduğu tescillenen İngiliz hocayla yolları ayırdı... Abdullah Avcı geldikten sonra ne yaptığını bilen, beraber hareket eden bir takım hüviyetine büründü ve puan cetvelinde hızlı bir şekilde yukarı tırmanarak şampiyonluk potasına girdi. Bu süreçte Abdullah hoca bana göre Bakasetas'ı Trabzonspor'a kazandırarak ne kadar doğru bir iş yaptıysa da, sağ bek pozisyonunda alternatifi olmayan Pereira'yı göndererek o kadar yanlış yaptı. Zira son haftalarda kaybedilen puanlarda bunun da büyük etkisi olduğu açıkça görüldü.

Sonuç olarak Pandemi sürecinde seyircisiz oynamalarına karşın, takımı hem fizyolojik hem de psikolojik olarak iyi hazırlayan ve elindeki oyuncularla en doğru oyunu oynatmaya çalışan Beşiktaş; puan cetvelinin zirvesinde yer alıyor... Bakalım sezon sonunda yüzü gülen kim olacak?