Uzun süredir kamuoyunun gündeminde yer alan Gülistan Doku soruşturmasında yeni bir gelişme yaşandı. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in savcılık ifadesi ortaya çıktı. Sonel’in, Gülistan Doku’ya ait SIM kartın resmi soruşturma makamları yerine koruma polisine gönderildiğini kabul ettiği öğrenildi.
Soruşturma süreci ve suçlamalar
Elazığ’da gözaltına alınan ve 17 Nisan 2026 tarihinde Erzurum’a getirilen Tuncay Sonel’in 3 gün süren emniyet işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildiği bildirildi. Savcılık tarafından Sonel’in; “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme”, “sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme”, “özel hayatın gizliliğini ihlal”, “kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme” ve “resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek” suçlarından tutuklanması talep edildi.
SIM kartın gönderilmesine ilişkin ifade
Sonel, Gülistan Doku’ya ait SIM kartın resmi kanallar yerine koruma polisine gönderilmesiyle ilgili soruya şu yanıtı verdi:
“Benim kırsal alanda bizzat talimatım ile arama yapılan bir iki bölge vardır. Daha doğrusu birkaç yerle ilgili elimize bilgi gelince bakılmasını söylediğim alanlar oldu. Tam hatırlamıyorum ama bir ikiyi geçmez. Valilikte olduğum bir günde tam dışarı çıkarken ağlamaklı bir ses duydum. Baktığımda Aygül DOKU olduğunu gördüm. Merdivenin başında “sayın valim bir sim kart var” dedi. Ben de koruma ve özel kaleme gereğini yapalım dedim. Sonra çıktım işlerime devam ettim. Koruma polisi arkadaşımıza bu kartı daha önce Ankara emniyetinde komiser bildiğimiz Gökhan komisere bir baktıralım diye gönderttim. Zira arama kurtarma yoğun bir şekilde devam ettiği için konum bilgisini baktırmak ve aynı zamanda son görüşme nerede olmuş onları öğrenmek için göndermiştim. Koruma polisi bu kartı göndermiş. Gökhan, yaptığı inceleme sonrasında viyadüğün alt bölgesinde bir konum tespit etmiş. Bu bana iletildi. Kızın ablası, savcıya gidemiyorum, ulaşamıyorum, almıyorlar dediği için ben aldım. Bu olay kayıp olayından iki ya da üç hafta sonra olmuştu. Biz de insanız, kayıp kızımızı bir an önce bulmak için Vali olarak böyle bir yol izledim. Dolayısıyla buradan çıkan bilgilerden dolayı arama bölgesi olarak işaret ettiğim alan vardı.”
Para transferleri ve şirket iddiaları
Sonel, “Aca Bilişim” şirketine ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin soruya şu şekilde cevap verdi:
“Aca Bilişim şirketine herhangi bir ücret göndermedim. Bununla ilgili bilgim yoktur. Ne valilik ne de kayyumluk yaptığım belediyede böyle bir ödeme söz konusu olmamıştır. Mehmet Aca’nın sahibi olduğu şirketin valiliğin sosyal medya hesaplarının yönetiminde herhangi bir yetkisi yoktu. Benzer şekilde belediyenin de böyle bir işi yoktu. Ancak Gökhan’a zaman zaman yukarıda bahsettiğim gibi kayyum olduğumuz için sosyal medya üzerinden gelen tehditlerle alakalı birkaç fikir danıştığımız olmuştur. Aynı zamanda Gökhan, sosyal medya üzerinden takipçi yüklemesi gibi herhangi bir şey yapmadım. Bu yönde bir talebim olmadı. Valiliğin sosyal medya hesabı valilik bünyesinde yapılıyordu. Yani Basın Müdürlüğü bünyesinde işlemleri gerçekleştiriyorduk. Bunun için herhangi bir yere ücret ödemedik.”
Savcının para transferlerine ilişkin sorusu üzerine ise şu ifadeleri kullandı:
“Bu para gönderimleri normal gönderimlerdir. Harçlık niyetine zaman zaman gönderiyorduk. Gökhan’ın da talep ettiği oluyordu. Kendi şahsi hesabımdan gönderiyordum. Gökhan’ın teknik olarak bir şeye ihtiyacı varsa istediğinde gönderiyordum.”
“Sim kartın alınması talimatını verdim”
SIM kartın teslim sürecine ilişkin soruya Sonel şu yanıtı verdi:
“Bu konuda benim hiç bir bilgim yoktur. Bana herhangi bir rapor da gelmedi. Sim kartın başsavcılığa teslim süreci hakkında da bir bilgim yoktur. Ben Gökhan ERTOK’a sim kart üzerinde gerekli incelemenin Siber şubesi tarafından yapıldığını, içinde bir şey bulunmadığını söylemedim. Bu yönde beyanım olmamıştır. Yine o dönemin başsavcısı ile birlikte beraber olduğumu, Gökhan’la telefonda konuştuğumda söylemedim.”
SIM kartın gönderilmesine ilişkin tarih sorusuna ise şu cevabı verdi:
“Hatırlamıyorum. Hangi gün gönderildiğini de bilmiyorum. Ben sim kartın doğrudan yakın koruma Şükrü Eroğlu tarafından alınması ve gereğinin yapılması talimatını verdim.”
Kamera sistemi ve diğer iddialar
Kamera sistemlerine ilişkin sorulara Sonel şu şekilde yanıt verdi:
“Bu konuyla ilgili hiçbir bilgim yoktur. Ben böyle bir talimat vermedim.”
“K noktalarının değiştirilmesi gibi bir konu gündeme gelmedi. Haberim yoktur. Bu konuyu İl Emniyet Müdürü bilir. Muhatabı odur.”
Ceset iddiasına ilişkin açıklama
Bir ceset bulunmasına ilişkin iddialar hakkında ise şu ifadeleri kullandı:
“Ben benzer olaylarda hep gitmem. Benim işim değil, bu adli bir olaydır. Biz emniyet müdürü, jandarma bölge komutanı, Jandarma il komutanı birlikte Jandarma Bölgede otururken gölette bir kadın cesedi bulunduğu yönünde bir haber gelince biz hemen Skorsky tipi helikopter ile merak içinde cesedin bulunduğu yere gittik. Başsavcı var mıydı hatırlamıyorum. Cesedi görünce oradaki arkadaşlarla ortak kanaatimiz bunun başka bir kişiye ait ceset olduğu yönündeydi. Zaten sonradan da Hozat’ta kaybolan bir kadına ait olduğu ortaya çıktı. Bu tespite kadının boyu, kıyafetleri, fiziki özellikleri, basında görülen görsellerle uyumlu olmadığı noktasından hareketle ulaştım.”
Soruşturma sürüyor
Gülistan Doku dosyasına ilişkin soruşturmanın sürdüğü, savcılığın talebi doğrultusunda yargı sürecinin devam ettiği öğrenildi.




