SP Genel Başkanı Mahmet Arıkan, partisinin kadın kolları il divan kurulu toplantısına katılmaz üzere ilimize geldi. İzmit Luxor Garden Otel'de düzenlenecek toplantı öncesinde Genel Başkan Arıkan saat 10.00 basın mensupları ile bir araya gelerek gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Genel Başkan Arıkan, “İktidarın geleceğinin de bir enkaz olacağını görüyoruz. Nasıl ki AK Parti 2002’de iktidara geldiğinde bir önceki hükümetten bir enkaz devraldıysa, bugün de 24 yılın sonunda benzer hatta daha ağır bir tabloyla karşı karşıyayız. O yıllarda yaşanan sıkıntıların daha fazlasını bugün yaşıyoruz.” sözlerini kullandı.
“Seçimler daha fazla gecikmemeli”
Erken seçim çağrısını yineleyen Arıkan, “Vatandaşlarımız ekonomik krizler karşısında en doğru cevabı sandıkta verecektir. Seçimlerin bir an önce yapılması gerektiğini defalarca ifade ettim, bugün de tekrar ediyorum. Muhtemelen 2027’nin sonunda bir seçim planlanıyor ancak insanımızın bu kadar beklemeye tahammülü kalmadı.” dedi.
“TÜİK’in rakamları gerçekliği yansıtmıyor”
Ekonomik veriler üzerinden değerlendirmelerde bulunan Arıkan, “TÜİK’in bugün ciddi bir güven sorunu var. Enflasyon rakamlarına bakıyoruz, ardından ‘mutluluk oranı’ açıklanıyor. Türkiye’de insanların yüzde 53’ünün mutlu olduğu söyleniyor. Biz sahada bu insanlarla karşılaşamıyoruz. Daha da ilginç olanı, en mutlu kesimin 55-65 yaş arası yani emekliler olduğu iddiası. 20 bin lira emekli maaşıyla geçinen bir insanın Türkiye’nin en mutlu kesimi olması akıl ve mantıkla açıklanamaz.” ifadelerini kullandı. “2025 yılı içinde milyonlarca vatandaşın bankalara borçlu hale geldiği bir ortamda toplumun mutlu olduğunu söylemek gerçekçi değildir.” diyen Arıkan, ekonomik sıkıntıların her kesimi etkilediğini vurguladı.
“Dış politikada çifte standart var”
Dış politika başlığına da değinen Arıkan, “Yaklaşık bir aydır bölgemizde ciddi bir kriz yaşanıyor. Amerika ile İran arasında yaşanan gelişmeler açık olmasına rağmen, sanki mesele yalnızca İsrail-İran çatışmasıymış gibi bir dil kullanılıyor. Amerika’nın rolünün görmezden gelinmesini anlamakta zorlanıyoruz” dedi. İktidarın dış politikada tutarsız davrandığını savunan Arıkan, “İran’a karşı sert açıklamalar yapılırken, aynı hassasiyetin Rusya, Amerika ya da Ukrayna gibi ülkeler karşısında gösterilmemesi ciddi bir çelişkidir. Bu durum adalet ve denge açısından sorgulanmalıdır.” şeklinde konuştu.
"Bu tablo sürdürülebilir değildir"
SP Genel Başkanı Mahmut Arıkan, ekonomik tabloya ilişkin değerlendirmelerinde gelir dağılımı ve yönetim anlayışını sert sözlerle eleştirdi. Arıkan, “Zaten konuşamıyoruz. Açlık sınırının 32 bin lira, yoksulluk sınırının 102 bin lira olduğu bir ülkede insanları 20 bin lira gibi bir gelirle geçinmeye mahkûm etmek kabul edilebilir değildir. Asgari ücretle geçinmeye çalışan milyonlarca insan var. Bu tablo sürdürülebilir değildir.” diye konuştu.
“Sürekli gerekçe üretiliyor”
Ekonomide yaşanan sorunların farklı başlıklarla gerekçelendirildiğini belirten Arıkan, “Bir dönem pandemi bahane edildi, ardından deprem. Bugün ise bölgesel gelişmeler gerekçe gösteriliyor. Yarın başka bir başlık bulunacaktır. Ancak bu yaklaşım sorunları çözmüyor.” dedi.
“Ekonomi yönetimi sadece tabloyu anlatıyor”
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek üzerinden ekonomi yönetimini eleştiren Arıkan, “Ekonomi yönetimi adeta bir spiker gibi sadece olan biteni anlatıyor. Pandemi oldu, deprem oldu, bölgesel krizler çıktı. Bunları sıralamak çözüm değildir. Esas olan, bu süreçleri yönetmek ve vatandaşın üzerindeki yükü hafifletmektir.” ifadelerini kullandı.
“Olağanüstü durumlar için hazırlık yapılmalı”
Devlet yönetiminin krizlere karşı hazırlıklı olması gerektiğini vurgulayan Arıkan, “Ülkeyi yönetenlerin görevi, bu tür olağanüstü durumlar karşısında planlı hareket etmek ve yükü vatandaşa yansıtmamaktır. Ancak bugün karşı karşıya olduğumuz tablo, ne zaman bir kriz yaşansa doğrudan faturanın vatandaşa kesildiği bir anlayışı gösteriyor.” diye konuştu. Arıkan, ekonomik sıkıntıların çözümü için yönetim anlayışının değişmesi gerektiğini belirterek, vatandaşın alım gücünü artıracak adımların atılmasının zorunlu olduğunu ifade etti.