İYİ Parti İzmit İlçe Başkanı Haluk Tamyüksel, kentsel dönüşüm tartışmalarına ilişkin yaptığı açıklamada, İzmit’te dönüşümün artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini söyledi. Saha çalışmalarına dayandırdığı değerlendirmelerinde Tamyüksel, sürecin gerçekçi ve uygulanabilir adımlarla yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
“Sahada aynı tabloyla karşılaşıyoruz”
Mahalle mahalle yürütülen çalışmalarda benzer sorunların öne çıktığını belirten Tamyüksel, kentsel dönüşümün ancak vatandaşın kabul edeceği modellerle hayata geçirilebileceğini ifade etti. Vatandaşın sürece dahil edilmeden atılacak adımların sonuç vermeyeceğini dile getirdi.
“Kat artışı olmadan dönüşüm zor”
Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Aykut Bozkurt’un “Kat vermeden kentsel dönüşüm olmaz” sözünü hatırlatan Tamyüksel, bu tespitin sahadaki gerçekliği yansıttığını söyledi. Tamyüksel, emsal artışı olmadan dönüşüm sürecinin ilerleyemeyeceğini belirtti.
Vatandaşın ikna edilmesi vurgusu
Kentsel dönüşümün yalnızca plan ve yönetmeliklerle değil, vatandaşın ikna edilmesiyle mümkün olacağını ifade eden Tamyüksel, “Vatandaşı ikna etmeden, süreci cazip hale getirmeden bu dönüşümü gerçekleştirmek mümkün değildir” dedi. Dönüşümün yavaş ilerlemesinin nedenlerinden birinin de bu olduğunu kaydetti.
“Uygulanabilirlik sorunu var”
Mevcut planların sahadaki gerçeklerle örtüşmediğini belirten Tamyüksel, dönüşümün önündeki en büyük engellerden birinin uygulanabilirliği olmayan yaklaşımlar olduğunu ifade etti. Sürecin vatandaşın haklarını gözeten ve mağduriyet oluşturmayacak şekilde yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
Bilimsel ve denetimli süreç çağrısı
Kentsel dönüşümün kontrolsüz şekilde yürütülmemesi gerektiğine dikkat çeken Tamyüksel, çalışmaların zemin etütleri ve bilimsel veriler ışığında, sıkı denetimle yapılması gerektiğini belirtti. Amaçlarının güvenli ve yaşanabilir bir İzmit olduğunu dile getirdi.
“Bu şehir çözüm bekliyor”
Açıklamasının sonunda çağrıda bulunan Tamyüksel, İzmit’te artık zaman kaybedilmemesi gerektiğini belirterek, kentsel dönüşümde çözüm odaklı bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini ifade etti.