Kocaeli'de son dönemde farklı noktalarda peş peşe yaşanan ağaç devrilmeleri ve dal kopmaları, vatandaşlarda endişe oluşturdu. Özellikle yaz sıcaklarının etkisini artırdığı günlerde meydana gelen olaylar, kent genelindeki ağaçların sağlık durumunu ve bakım süreçlerini yeniden tartışmaya açtı. Uzmanlar ise iklim koşullarından kök hasarına kadar birçok etkenin bu tür olaylara neden olabileceğine dikkat çekiyor. Kentte son haftalarda meydana gelen olaylar, sorunun tek bir bölgeyle sınırlı olmadığını gösteriyor. Mayıs ayında İzmit Yürüyüş Yolu'nda tarihi çınar ağacından kopan büyük bir dal park halindeki otomobilin üzerine düştü. Yahya Kaptan Mahallesi Dolunay Sokak'ta bir anaokulunun önüne ağaç devrildi. Yaklaşık üç hafta önce İkizliçeşme Sokak'ta bir iş yerinin üzerine ağaç yıkıldı. Son olarak 30 Haziran'da Doğu Kışla Tramvay Durağı yakınında devrilen bir ağaç, tramvay hattının enerji tellerinin üzerine düştü. Bunların yanı sıra kentin birçok farklı noktasında irili ufaklı dal kopmaları yaşandığına ilişkin ihbarlar da gelmeye devam ediyor. Uzmanlar, küçük görünen bir dal parçasının dahi yüksekten düşmesi halinde ciddi yaralanmalara hatta can kayıplarına neden olabileceği uyarısında bulunuyor.
Yürüyüş Yolu İçin Yapılan Uyarılar Yeniden Gündemde
Gazetemizin daha önce özellikle Yürüyüş Yolu'ndaki tarihi çınar ağaçlarının durumu hakkında yaptığı uyarılar, son yaşanan gelişmelerle birlikte yeniden önem kazandı. Hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte benzer risklerin yalnızca tarihi çınarlarla sınırlı olmadığı, kent genelindeki tüm yaşlı ve riskli ağaçların düzenli olarak incelenmesi gerektiği görüşü öne çıkıyor.
Uzmanlar Olası Nedenleri Sıralıyor
Konunun uzmanlarına göre aynı bölgelerde dal kopmaları ve ağaç devrilmelerinin artmasının birçok nedeni bulunuyor. Şiddetli rüzgarlar, ani sıcaklık değişimleri ve aşırı yağışlar toprağın gevşemesine neden olarak kök tutunmasını zayıflatabiliyor.
Altyapı çalışmaları sırasında kök sisteminin zarar görmesi, çevrenin beton ve asfaltla kaplanması nedeniyle köklerin yeterli su ve oksijen alamaması da ağaçları zamanla güçsüz bırakıyor. Bunun yanında yanlış mevsimde veya dengesiz yapılan budamalar, ağacın ağırlık merkezini değiştirerek kırılma riskini artırıyor.
Uzmanlar, gövde içi çürüklükleri, mantar enfeksiyonları ve yaşlanmanın da ağaçların dayanıklılığını önemli ölçüde azalttığını belirtiyor. Ayrıca kentleşme sürecinde bölgenin iklimine ve toprak yapısına uygun olmayan, yeterince güçlü kök sistemi geliştiremeyen türlerin tercih edilmesi de rüzgar ve sıcak hava koşullarında devrilme riskini yükselten etkenler arasında gösteriliyor.
Kentte art arda yaşanan olayların ardından vatandaşlar, özellikle parklar, okul çevreleri, yürüyüş alanları ve toplu ulaşım güzergâhlarında bulunan riskli ağaçların kapsamlı şekilde kontrol edilmesini ve gerekli bakım çalışmalarının hızlandırılmasını bekliyor.