Genel Kurul’da söz alan AK Parti Kocaeli Milletvekili ve TBMM Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu Başkanı Veysel Tipioğlu, zirvenin Türkiye’nin uluslararası alandaki diplomatik kapasitesini ve ev sahipliği gücünü ortaya koyan önemli bir organizasyon olduğunu belirtti. Tipioğlu, bu kapsamda alınan güvenlik tedbirlerinin “devlet sorumluluğu ve uluslararası yükümlülükler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini” ifade ederek, güvenliğin sağlanmasının hem kamu düzeni hem de devletin itibarı açısından zorunluluk taşıdığını söyledi.
“TÜRKİYE CUMHURİYETİ HERKESİN GÜVENLİĞİNİ SAĞLAMAKLA MÜKELLEFTİR”
“Bu sorumluluk yalnızca diplomatik nezaket ve protokol kurallarıyla sınırlı değildir, kamu düzeninin sağlanması, güvenliğin temini ve uluslararası yükümlülüklerin eksiksiz yerine getirilmesini kapsar. Devlet ve hükümet başkanlarının, bakanların ve üst düzey heyetlerin katıldığı bu tür zirvelerde güvenliğin en üst düzeyde sağlanması hem devlet ciddiyetini hem de uluslararası itibarın, devletin itibarının bir gereğidir. Türkiye Cumhuriyeti devleti bu tür organizasyonlara ev sahipliği yaparken herkesin güvenliğini sağlamakla mükelleftir. Bu yaklaşım devlet sorumluluğumuzun yanında milletimizin köklü misafirperverlik anlayışının da bir tezahürüdür.”
“TÜRKİYE CUMHRİYETİ HUKUK DEVLETİDİR”
“Günümüz dünyasında güvenlik tedbirleri çok boyutlu hale gelmiştir. Terör riski, siber saldırılar ve provokatif eylemler büyük ölçekli uluslararası organizasyonlarda daha kapsamlı tedbirler alınmasını zorunlu kılmaktadır. Önergede dile getirilen sıkıyönetim ve olağanüstü hal gibi değerlendirmeler gerçeği yansıtmamaktadır. Türkiye Cumhuriyeti devleti bir hukuk devletidir. Ülkemizde ne sıkıyönetim vardır ne de olağanüstü hal bulunmaktadır. Alınan tedbirler mevzuatın kamu otoritesine verdiği yetkiler çerçevesinde süreli ve amaç odaklıdır. Bütün dünyada buna benzer uygulamalar görülmektedir. NATO zirveleri, G7, G20 toplantıları ve uluslararası organizasyonlarda ev sahibi ülkeler güvenlik önlemlerini artırmakta ve belirli bölgelere geçici düzenlemeler yapabilmektedirler; Türkiye'nin de yaptığı farklı bir şey değildir.”
“UYGULAMALAR DENGE GÖZETİLEREK HAYAT GEÇİYOR”
“Esas olan özgürlük ile güvenlik arasındaki makul ve ölçülü dengeyi kurabilmektir. Türkiye'nin uygulamaları da bu denge gözetilerek hayata geçirilmektedir. Saygıdeğer milletvekilleri Türkiye geçmişten bugüne birçok uluslararası zirveye başarıyla ev sahipliği yapmış, kurumsal kapasitesi çok yüksek bir devlettir. Güvenlik birimlerimiz vatandaşlarımızın günlük yaşamını en az etkileyecek şekilde görev yaparken ülkemizin güvenliğini ve uluslararası itibarını da korumaktadırlar. Bu tür organizasyonlarda ilgili tüm kurumlarımız büyük bir koordinasyon içerisinde olası risklere karşı planlamalarını yapmaktadırlar. Temel hak ve özgürlükler ise bu süreçlerin tam da merkezinde yer almaktadır.”
“GÜVENLİK TEDBİRLERİNİ ÖLÇÜLÜ VE YERİNDE BULUYORUZ”
“Tüm tedbirler hukukun çizdiği sınırlar içerisinde ölçülülük ilkesi gözetilerek uygulanmaktadır. Bu yaklaşım aynı zamanda devletimizin caydırıcılığını ve kurumsal kapasitesini de ortaya koymaktadır. Bu çerçevede, Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi kapsamında alınan güvenlik tedbirlerini gerekli, ölçülü ve yerinde buluyor, önerinin kabulünü uygun görmüyoruz. Bu vesileyle, ülkemizin güvenliği ve devletimizin itibarı için olağanüstü bir gayretle görev yapan tüm güvenlik kuvvetlerimize teşekkür ediyorum.”




