Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, 2017 yılında kadın sığınma evinden ayrıldıktan sonra kendisinden haber alınamayan Güneş Yıldıztan’la ilgili herhangi bir kayıp ihbarı bulunmamasına rağmen Mayıs 2024’te çalışma başlattı. Yapılan incelemelerde Yıldıztan’ın Aralık 2017’de M.A. isimli bir erkekle birlikte polise başvurarak eşi Nihat Y.’nin kendisine şiddet uyguladığını söylediği, can güvenliği talep ettiği ve bu nedenle sığınma evine yerleştirildiği tespit edildi. Bir süre sonra sığınma evinden ayrılan Yıldıztan’dan bir daha haber alınamadığı belirlendi. Cinayet şüphesiyle derinleştirilen soruşturmada 50’den fazla kişinin ifadesi alındı ve elde edilen bilgiler doğrultusunda Kocaeli, İstanbul ve Van’da eş zamanlı operasyon düzenlenerek “aile meclisi kararıyla infaz” iddiasıyla 26 şüpheli gözaltına alındı.
İDDİANAME KABUL EDİLDİ
Şüphelilerden 14’ü serbest bırakılırken, ifadelerde Yıldıztan’ın öldürüldüğünün bilindiği, kararın aile meclisinde alındığı ve infazın Körfez ilçesi kırsalında gerçekleştirildiği yönünde beyanlar yer aldı. Bazı şüpheliler, cinayetin Yıldıztan’ın eşi N.Y. ve yakınlarının bilgisi dahilinde işlendiğini, cesedin ise olay sonrası gizlendiğini anlattı. Gözaltına alınan şüphelilerden N.Y. ile birlikte S.Y., M.Y., B.Y., F.Y., O.Y., A.Y., S.Y., Z.Y., B.Y., M.Y. ve M.Y. 10 Mayıs 2024’te adliyeye sevk edilirken, 12 kişi tutuklandı. İlk iddianamenin eksiklikler nedeniyle kabul edilmemesi üzerine soruşturma yeniden başlatıldı. Teknik ve fiziki takibin ardından düzenlenen yeni operasyonda 7 kişi daha tutuklandı. Soruşturma kapsamında Nihat Yıldıztan (42), Seracettin Yıldıztan (66), Bedir Yıldıztan (72), Saim Yıldıztan (36), Ahmet Yıldıztan (44), Barış Yıldıztan (32), Ferhat Yıldıztan (35), Mustafa Yıldıztan (49), Mehmet Ziya Yıldıztan (40) ve Muhsin Yıldıztan (34) hakkında “kasten öldürme”, “töre saikiyle kasten öldürme” ve “suça yardım etme” suçlarından hazırlanan iddianame, Kocaeli 8. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.
"TOPLANTILARDA ÖLDÜRME KONUSU KONUŞULDU AMA KABUL EDİLMEDİ"
İddianamede, sanık Nihat Yıldıztan’ın ifadelerine de yer verildi. Yıldıztan, eşinin 2017 yılında gece saatlerinde kendisini arayarak “çocuklara sahip çık, ben gidiyorum” dediğini, bu görüşmenin ardından bir daha kendisine ulaşamadığını öne sürdü. Eşinin kendi rızasıyla evden ayrıldığını iddia eden Yıldıztan, bu nedenle kayıp başvurusunda bulunmadığını belirterek, “Bir daha ne gördüm ne de konuştum” dedi. Yıldıztan ayrıca, eşini almak için sığınma evine gittiğini ancak eşinin gelmekten vazgeçtiğini ifade etti. Ertesi gün polislerin kendisine eşinin kaçtığını söylediğini ileri sürdü. Aile içinde birkaç kez toplantı yapıldığını doğrulayan Yıldıztan, bu görüşmelerde Güneş Yıldıztan’ın durumu ile çocukların geleceğinin ele alındığını söyledi. İfadesinde, toplantılarda öldürme konusunun gündeme geldiğini ancak kabul edilmediğini savunan Yıldıztan, eşinin başka biriyle kaçmış olabileceğini düşündüğünü dile getirdi. Yıldıztan, cinayetle herhangi bir ilgisinin olmadığını öne sürerek suçlamaları kabul etmedi.
SAYİM YILDIZTAN: "GÜNEŞ'İN İLİŞKİSİ VAR MI BİLMİYORUM"
İddianamede, sanık Sayim Yıldıztan’ın olayla ilgili detaylı ifadelerine de yer verildi. Yıldıztan, ailece aynı bölgede yaşadıklarını, ağabeyi Nihat Yıldıztan ile sık sık görüşüp birbirlerine gidip geldiklerini anlattı. Olay günü sabah saatlerinde akrabası Mehmet Ali’den telefon aldığını belirten Yıldıztan, Güneş Yıldıztan’ın evden ayrıldığını, çocukların ise komşular tarafından alınarak aileye teslim edildiğini öğrendiğini söyledi. Bunun üzerine iş yerinden çıkarak annesinin evine gittiğini ifade eden Yıldıztan, çocukların burada olduğunu gördüğünü, akşam saatlerinde ise Nihat Yıldıztan’ın İstanbul’dan gelerek durumu öğrendiğini anlattı. Aile içinde çocukların durumu nedeniyle endişe yaşandığını belirten Yıldıztan, Güneş Yıldıztan’ın kimle gittiğini, nereye gittiğini ve sonrasında ne olduğuna dair herhangi bir bilgisinin olmadığını öne sürdü. İfadesinde, Güneş Yıldıztan’ın başka biriyle ilişkisi olduğuna dair bir görgü ya da bilgisinin bulunmadığını da dile getiren Yıldıztan, olayla bağlantısı olduğu yönündeki iddiaları kabul etmedi.
TANIK: "SAYİM İLE İLİŞKİSİ VARDI"
İddianamede yer verilen tanık beyanlarında ise farklı iddialar yer aldı. Asayiş Şube Müdürlüğü tarafından bilgi alma amaçlı ifadesi alınan G. isimli tanığın şu sözlerine yer verildi: “Güneş bizim sokakta oturduğu dönemde Sayim ile aralarında ilişki olduğu hakkında söylentiler hiç kesilmeden devam etmişti. Sayim ile Güneş arasında ilişki olduğunu komşularımızın arasında konuştukları bir dönemde de konuşmalardan duymuştum. Güneş üçüncü çocuğu olan Samet’in doğumu için hastaneye gitmiş. Hastane eşinin tarafından kimse gelmedi. Doğumdan bir süre sonra Sayim, Güneş'i ziyaret etmek için kısa bir süreliğine hastaneye geldi. Güneş ile hastanenin dışında konuştuktan sonra hastaneye ayrıldık. Ben o konuşulan şeyleri bilmiyorum, duymadım. Güneş hastaneden taburcu olduktan sonra Sayim bizi ticari taksi ile alarak eve getirdi.”
"GÜNEŞ'İN HAYATINDAN ŞÜPHE ETMEDİK"
İddianamede, Güneş Yıldıztan’ın kardeşi Habip Doğan’ın ifadesine de yer verildi. Doğan, tarihini net hatırlamadığı bir zamanda annesinin yaptığı bir telefon görüşmesine kulak misafiri olduğunu, konuşmanın Nihat Yıldıztan ile geçtiğini söyledi. Doğan’ın anlatımına göre Nihat Yıldıztan, Seracettin Yıldıztan’a Güneş’in “ailelerinin namusunu kirlettiğini” söyleyerek öldürülmesi gerektiğini iletti. Seracettin Yıldıztan’ın ise infazın ailenin küçük bir çocuğuna yıkılacağını, olayın peşine düşülmesi halinde Doğan ailesinin de hedef alınacağını söylediği öne sürüldü. Doğan, bu sözler nedeniyle polise ya da jandarmaya başvurmadıklarını, Güneş Yıldıztan’ın o dönemde kadın sığınma evinde kaldığını bildikleri için hayatından endişe etmediklerini ifade etti.
"GÜNEŞ İÇİN BAŞLIK PARASI TEKLİF ETTİK"
İddianamede, Güneş Yıldıztan’ın sevgilisi Mehmet Akkuş’un ifadelerinde, Akkuş, Güneş’in eşi tarafından kendisine ulaşıldığını ve “gelinimizi geri istiyoruz” denildiğini Babasıyla yapılan görüşmelerde, karşı tarafın geri dönüş tekliflerini kabul etmediğini, başlık parası ve başka bir kadın ile evlilik teklif edilmesine rağmen durumun kabul edilmediğini söyledi. Akkuş, aramaları yapan kişilerin Nihat Yıldıztan’ın amcaları Bedir, Seracettin ve Osman olduğunu, özellikle Bedir ve Seracettin’in sık sık aradığını belirtti.
KARDEŞİ SIĞINMA EVİNDE DİYE ENDİŞE ETMEMİŞ
Dosyada, Güneş Yıldıztan’ın kardeşi Habip Doğan’ın ifadesine de yer verildi. Doğan, annesinin bir telefon görüşmesini duyduğunu ve konuşmanın Nihat Yıldıztan ile yapıldığını belirtti. Doğan’ın aktardığına göre, Nihat Yıldıztan, Seracettin Yıldıztan’a Güneş’in ailelerinin namusunu kirlettiğini söyleyerek öldürülmesi gerektiğini iletmiş. Seracettin’in de infazın ailenin küçük bir çocuğuna mal edileceğini ve olayın peşine düşülürse Doğan ailesinin de hedef alınacağını söylediği öne sürüldü. Doğan, bu tehditler nedeniyle polise veya jandarmaya başvurmadıklarını, Güneş’in o dönemde kadın sığınma evinde kaldığını bildiklerinden hayatından endişe etmediklerini ifade etti.
DAHA ÖNCE DENİZLİ'YE KAÇMIŞ
İddianamede yer alan değerlendirmelere göre Güneş Yıldıztan’ın daha önce M.A. ile birlikte Denizli’ye kaçtığı, ardından aile büyüklerinin devreye girerek geri dönmesini sağladığı belirtildi. Geri döndükten sonra eşi tarafından darp edildiğini söyleyen Yıldıztan’ın sığınma evine yerleştirildiği, kısa süre sonra ise eşiyle barıştığını belirterek ayrıldığı aktarıldı.
HTS KAYITLARI İNCELENDİ
HTS kayıtlarında, Yıldıztan’ın sığınma evinden ayrıldığı gün bazı aile fertlerinin aynı bölgede hareket halinde olduğu, cinayetin işlendiği değerlendirilen tarihte ise bazı şüphelilerin farklı illere yöneldiği tespit edildi. Tanık ifadelerinde de aile içinde uzun süre toplantılar yapıldığı ve resmi bir başvuru yapılmadığı bilgisi yer aldı.
DNA SONUÇLARI ÇIKTI
Soruşturma kapsamında alınan DNA örneklerinde, bazı çocukların biyolojik babasının aile fertlerinden biri olduğu, bir çocuğun ise farklı bir kişiden olduğu belirlendi. Bu bulgular dosyada önemli deliller arasında yer aldı.
İLK DURUŞMA GÖRÜLDÜ 1 SANIK TAHLİYE EDİLDİ
Kocaeli 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasına tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile avukatları katıldı. Sanıklar suçlamaları kabul etmezken, mahkeme heyeti tutuklu sanıklardan Barış Yıldıztan’ın tahliyesine karar verdi. Diğer sanıkların tutukluluk halinin devamına hükmeden mahkeme, duruşmayı 5 Haziran’a erteledi.









