Türkiye-Korea  Smart City (Akıllı Şehir ) Road Show ‘ daydık.

Abone Ol

10.12. 2022 Pazartesi (Dün) The  Marmara Taksim Otelinde organize edilen etkinlikteydik. Kotra (Korea Trade-Investment Promotion Agency) tarafından organize edilen etkinlik oldukça verimli geçti.

Smart City konusunda  1963  yılından bu yana çalışan,bu konuda en önemli argümanın veri  olduğunu çözmüş  bir Ülkeden bahsediyoruz. Veri’nin de ancak ve ancak en gelişmiş iletişim araçlarıyla olabileceği gerekliliğinden hareketle , Dünya da  5G ‘yi tam anlamıyla kullanabilen 3 Ülke’den biri. Etkinlik açılış konuşmasıyla başladı .Yeni teknolojik paylaşımlarla bitti.

Olmaz böyle bir şey yahu ,,Başlarken iki büklüm Selamlama,sunumunu bitirirken aynı saygı içerisinde selamlama.Sanki ilk kez gidilen bir yerde kendini kabullendirmek için yapılan özel reveranslar. Halbuki bu konuda başta Gaziantep Büyükşehir olmak üzere o kadar çok başarı hikayeleri var ki saymakla bitmez… 12 devlet ve özel sektöre ait firmaların tanıtımlarını ve güçlü oldukları konuları anladık. Ülkemizden de biz de bu konularda fena değiliz dedirten  3 Uzman yapımızı da dinledik.

Berrin BENLİ(NOVUSENS)    hanım sunumun da;

Akıllı şehir uygulamalarıyla ilgili  1.750 milyon  USD lik Pazar olduğunu vurguladı.

Bu pazarın 576’lık kısmının eneri-su ve binalarda-134’lük ksmınınn yönetim &kamu güvenliği-244 lük kısımın Mobilite ve Diğer uygulama alanlarını  616 lık  bölümü kapsayabileceği belirtildi.Bu miktarın Dünya genelinde aynı tarihlerde 203 milyon USD ye ulaşacağı irdeledi.

Türkiye Akıllı hareketlilik  projesi-Açık Veri ve Akıllı şehirler projesi-Akıllı Şehir değerlendirme raporu-Akıllı mobilite projesi-Aklımdaki Çanakkale –Akıllı şehirlerin geleceği için ortaklık projesi-   Bisikletle Lüleburgaz : Daha iyi bir şehir için Bisiklet sürmek -Dijital ekonomi  raporlarını hatırlattı.

Türkiye’nin öne çıkan şehirlerinin İstanbul- Kocaeli –Bursa –Çanakkale-Lüleburgaz-İzmir-Eskişehir-Ankara-Konya –Antalya-Gaziantep olarak resmedildiği haritayı paylaştı.

Türkiye nin en fazla öne çıkan Akıllı şehir uygulama alanları .

Akıllı Mobilitenin altında  : Trafik yönetim sistemleri-Sürücü güvenlik ve destek sistemleri-yolcu bilgi sistemleri-toplu taşıma sistemleri-akıllı kavşaklar-akıllı duraklar-Akıllı duraklar-Elektronik ödeme sistemleri-   Paylaşılan hareketlilik-Elektrikli araçlar olduğunu ,

 Akıllı Enerjinin altında :Akıllı şebekeler-akıllı sayaçlar-akıllı aydınlatma-güneş enerjisi-rüzgar enerjisi ,

Akıllı binalar başlığı altında : Yeşil binalar-Bina otomasyon sistemleri ,

Akıllı Su başlığı altında :Elektronik ödeme sistemleri-Akıllı sayaçlar vr talep yönetini-Kaçak tesbiti –taşkın yönetimi-atık su arıtma ,

Akıllı Yönetim başlığı altında  :Çevrimiçi vatandaşlık hizmetleri –Akıllı şehir platformu-Kamu güvenliğini vurguladı.

Türkiye de Pazar geliştirme stratejileri :Güçlü-Zayıf yönler /fırsatlar-Tehditleri anlattı.

Enerji verimliliği fırsatlarının olduğu bir coğrafik yapıya sahiptir.

Kore şehirlerinin Dünya genelindeki akıllı şehirler arasındaki konumu oldukça iyidir. Seul un arkasında Barcelona-Amsterdam-Dublin vb.Şehirler geldiğini paylaşımlarında bir kez daha gördük.

Kadim Dostum Muhammed ALYÖRÜK (Bir önceki dönem İSBAK gn.Mdr.’ün konuşması ise :

Bugün tüm dünyada hayatı ve yaşamı etkileyen konuların başında hızlı nüfus artışı gelmektedir. Birleşmiş milletler tarafından yayınlanan raporlar ve dünya bankası verilerine göre 1900 ‘lü yılların başında 1 Milyar olan dünya nüfusunun 2050 yılına gelindiğinde yaklaşık 10 Milyara ulaşacağı tahmin edilmekte.

Dünya genelinde ve ülkemizde sanayinin ve ticaretin gelişmesi ile, kırsal kesimden şehirlere göç de hızla artmaya devam ediyor. Bu göçün etkisi ile şehirlerin nüfusu tüm dünya ülkelerinde özellikle de Metropol şehirlerde hızla artıyor. 1950’li yıllarda dünya nüfusunun %70’i Türkiye nüfusunun ise %75’i kırsal kesimde yaşarken sonraki yıllarda kırsal nüfus hızla azalmaya şehir nüfusu ise hızlı bir artışa başladı. 1984 yılına gelindiğinde Türkiye’de tarihte ilk kez şehirde yaşayanların sayısı kırsalda yaşayanların sayısını geçti. 2016 yılı itibari ile adeta 1950’li yıllardaki resim tersine döndü ve bu kez şehirlilerin oranı %70 gibi yüksek değerlere ulaşmaya başladı. Dünyada da Türkiye’dekinden daha yavaş bir hızda, ama aynı yönde bir eğilim görülüyor, kırsaldan şehirlere göç, çoğunlukla nüfusun yoğun ve sanayileşmenin, çekim merkezlerinin artmakta olduğu şehirlere yapılıyor.

Şehirler hızla büyürken altyapıların aynı ivme ile büyümeye karşılık verememesi şehirlerde yeni mücadele alanları oluşturmayı zorunlu hale getirmiş, bir taraftan artan nüfusun ihtiyaçlarına cevap verebilmek için şehirlerde yeni üretim alanları oluşturulurken diğer bir taraftan bu tesislerin yol açtığı kirlilik şehirleri zorlu yaşam alanları haline getirmeye devam etmektedir.

Hızlı nüfus artışı, göç, gelişen teknoloji, değişen ihtiyaçlar ve sınırlı kaynakların verimli kullanılmasına yönelik değişim trendleri tüm Dünya’da beraberinde yeni kavramları da getirmeye devam etmekte, Daha yaşanılabilir bir kent hayatı, insan odaklı şehirler denildiğinde de bu kavramların başında da Akıllı Şehirler başlığı gelmektedir.

Günümüzde şehirlerde vatandaşa temas eden tüm hizmetlerin daha verimli hale getirilmesi için bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanılması büyük önem arz etmektedir. Bu teknolojiler ulaşım, eğitim, sağlık, yönetim ve çevre gibi şehir hayatının içinde bulunduğu alanlarda hem vatandaşın hem de yöneticilerin ihtiyaçlarının daha verimli karşılanmasını sağlamaktadır. Vatandaşa daha sürdürülebilir ve yaşanabilir şehirler sunmak için şehir hayatının her alanındaki teknoloji destekli sistemler; adı ister Akıllı Şehir olsun ister sürdürülebilir şehir ya da bilge şehir olsun amaç daha yaşanılabilir bir kent hayatı için çözümler sunabilmektir.

Şehirlerin attıkları adımları sadece zorluklar ve sınırlı kaynaklar belirlemez. Şehir yöneticilerinin gelecek vizyonu ve vatandaşların değişen talepleri de atılan adımlara yön verir. Günümüzde üretken, girişimci vatandaşlar daha iyi bir yaşam kalitesine sahip olmak istemekte ve şehrindeki yenilikçi projelerin bir parçası olmayı talep etmektedir. Aynı zamanda dijital teknolojilerin yaygınlaşmasıyla birlikte vatandaşların ihtiyaçları da şekil değiştirmeye devam etmektedir.

Bugün Akıllı Şehirler başlığı altında hayatın her alanında çok farklı konu başlıkları yer alıyor olsa da bu konular arasında en önemli başlıklardan biri ulaşım ve hareketlilik olarak ön plana çıkmaktadır.

 

Günümüzde ulaşım alanında şehirlerimizdeki en belirgin yansıma hareketliliğin artması olmuştur. Özellikle karayolu ağırlıklı gelişen ulaşım sistemlerinde artan hareketliliğin olağan sonucu olarak trafik sıkışıklığı, kazaların artması, çevre kirliliği gibi problemler ortaya çıkmaktadır.

Artan hareketliliğin olumsuz etkilerini ortadan kaldıracak, en azından azaltacak ve aynı zamanda gelişmeye destek verecek "sürdürülebilir ulaşım" tüm toplumların ortak hedefi olmuştur. Ulaşım sistemlerinin ölçek ve karmaşıklığı dikkate alındığında, bu hedefin teknoloji destekli ciddi bir planlama ve yönetim yapısı olmaksızın sağlanabilmesi oldukça güçtür. Çözüm olarak, başta bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler olmak üzere, farklı alanlardaki gelişmelerden ulaştırma alanında yararlanılması, başka bir ifade ile etkin ve verimli Akıllı Ulaşım Sistemleri (AUS) geliştirilmesi yoluna gidilmektedir.

Akıllı Ulaşım Sistemlerinin amacı yol güvenliğini, yol kapasitesini, hareket kabiliyetini, seyahat konforu ve hızını artırırken, ulaşımın insan, çevre ve enerji kaynakları üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak, böylece birey ve kurumların günümüzdeki ve gelecekteki verimliliğini artırmaktır.

Ülkemizde de akıllı ulaşım sistemleri alanında birçok yenilikçi proje her geçen gün hayata geçirilmeye devam etmektedir. İçerisinde Güney Koreli uzman şirketlerin de yer aldığı dünyanın en yüksek asma köprüsü olma özelliğine sahip Çanakkale Köprüsü, Türkiye’nin ilk akıllı otoyolu Ankara – Niğde, çalışmaları devam eden Aydın – Denizli otoyolu gibi tüm ulaşım yatırım projelerinde yapay zekâ tabanlı olay algılama sistemlerinden, yenilikçi sensör teknolojilerine, bilgilendirme sistemlerinden, denetleme sistemlerine, felaket yönetiminden, tahminleme uygulamalarına kadar bir çok akıllı ulaşım teknolojisi bu çalışmaların vazgeçilmez bir parçası olarak uygulamaya alınmaktadır.

Ulaştırma Bakanlığımızın 2053 Ulaştırma ve lojistik ana planı kapsamında yer alan toplam 13,951 km’lik kara yolu genişletme çalışması, 5839 km yeni otoyol, demiryolu ağında ise 8554 km yeni raylı sistem hattının kurulması ile 2053 yılına kadar 198 milyar dolarlık yatırım ve tüm bu yatırımlar kapsamında da Akıllı Ulaşım Sistemleri ve teknolojilerinin en yenilikçi çözümler ile hayata geçirilmesi planlanmaktadır.

Bu süreçte bizlerde AUS Türkiye olarak, Akıllı Ulaşım Sistemleri konusunda çalışan yerli ve yabancı ticari kuruluşları, sivil toplum kuruluşlarını, üniversite ve yerel yönetimler gibi tüm aktörleri tek çatı altında toplayarak, bu aktörlerin bir bütünlük ve birbirleri ile uyum içinde çalışan, aynı dili konuşan, ürün ve hizmet üreten; böylece ülkemizin iş gücü ve mali kaynaklarından en yüksek verimin alınmasını sağlayacak bir sektörün oluşmasına katkıda bulunmak amacıyla faaliyetlerimizi sürdürmeye devam etmekteyiz.

Sözlerime son verirken, gerçekleştirilen bu organizasyonun sadece ülkelerimize değil, tüm dünyada insan hayatına katkı sağlayacak çıktılar üreteceğine canı gönülden inandığımızı ifade etmek istiyorum.

Değişim hayatımızın her alanında olduğu gibi geleceğin şehirlerini ve ulaşımını da değiştirmeye devam edecek. Değişimin etkileri ile ortaya çıkan ihtiyaçlar için ise insanoğlu binlerce yıldır olduğu gibi geliştirmeye, üretmeye ve en önemlisi bu değişime ayak uydurmaya devam edecek. Hayatımızda her gün daha fazla yer alan “Teknolojinin” bu değişim yolculuğunda bir amaç değil araç olması gerektiğini tekrar hatırlatıyorum,diyerek konuşmasını sonlandırdı.

belediye  başkanı  Fatma ŞAHİN oldu.

Sayın Bakan her zaman ki gibi döktürdü. Konuştukça mest etti .Bu konuda uzun yıllar emek verenler olarak “ SİZ PROJE GETİRMEYE DEVAM EDİN BİZ UYGULARIZ “ dercesine  bizleri de motive etti.

Ana başlıklarıyla ;

İster Akıllı şehirler-İster Bilge Şehirler-İster Sürdürebilir Şehirler deyin ana hedef insan mutluluğudur.Çin % 26.9/2060’a kadar-ABD %12.2/2050’ye kadar-Hindistan %7.3 /2070’e kadar-Rusya % 4.8 / 2060’a kadar-Endonezya % 2.8 / 2060’a kadar-Almanya % 1.6 /2045’e kadar-Kanada % 1.5 /2050^ye kadar sıfır karbon hedefli program takip ediyorlar. Sera gazı emisyonunda Türkiye olarak biz %1 ile 16.sıradayız.Türkiye olarak biz Almanya ile yaklaşık  aynı oranda ( Dünya’yı kirletiyoruz.Ancak onlar buna karşın tüm önlemleri almalarına karşın biz henüz üzerinde hızla çalışıyoruz.Bu kapsamda Gaziantep Büyükşehir Belediyesi olarak Elektrikli otobüs yerine HİDROJENLİ OTOBÜSLERİ hedefledik.An itibarıyla Türkiye olarak en fazla Bisiklet yolu yapan ülkeyiz.Gaziantep BŞB olarak projelerimizin 3!te 2’sini hibe olarak gerçekliyoruz.Alzaymır (Alzheimer) hastalarına yönelik projemizi önemsiyorum dedi.

İtfaiye bilgi sistemi-gaski ve alt yapı -imar -ulaşım -kent estetiği-çevre koruma-mezarlık bilgi-engelli bilgi-zabıta-fen işleri-kültür- kadın aile-basın –gençlik ve spor modülerini içeren Türkiye deki ilk özkaynak CBD Yazılımından bahsetti.

Elektronik Denetleme sistemini kendi iç bünyelerinde geliştirmelerinin faydalarını örnekledi.

Deprem Master planını Tübitak ile yapıyoruz. Veri koordinasyon merkezi özellikle Pandemi nediyle her anlamda Halka olumlu yararlar sağladı.Verileri birbiriyle konuşturuyoruz.Vatandaşı almaları nedeniyle Japonların TOPLUM 5.0 tanımlamalarına sıcak bakıyorum. İnteraktif şehir uygulamalarına girenlere çeşitli bonuslar veriyoruz.Bunu en çok kadınların özellikle ev hanımlarının kullanımından çok mutluyuz.e-spor yatırımı gençlerde ve bizlerde heyecanlar oluştıurduğundan bahsetti.

Yeni projemiz “ Yazılım Köyü “dedi.

Bakan Hanımın en çok hoşuma  giden 2 söylemi  ;

Birincisi : AKILLANMAK için YALINLAŞMAK  gerekir.

İkincisi ve beni daha çok etkileyen paylaşımı : BEN GAZİANTEP ‘in ŞEHRÜL-EMİNİYİM. demesiydi.

Şehrül-Emin şehri ve içinde yaşayanları emanet bilmek,bu emanete ihanet etmemek demektir.O yerin güvenilen idarecisi olmak,idare ederken Hazreti Ömer gibi adil,Hazreti Ebu Bekir gibi sadık,Hazreti Ali gibi vefalı ve yiğit olmak demektir.Hizmet ederken de halka,hakka hizmet ettiğini bilen olmak demektir.Şehrül-Emin hak pişirmek,hak dağıtmak ve hak gözetmek demektir.Şehrin emin kişi,emin insanı yani bugünkü manası ile seçilmiş belediye başkanıdır.Bu şehrin imarından,turizminden,çöpünden,çevresinden,bünyesinde bulunan şirketlerden ve o yerleşim yerinde yaşayanların refahından v.b şeylerden sorumlu kişidir.Ben bu tarife uygunum diyenler belediye başkanı olur.Yakıştırılan olur.Ya da olmaz.Bunu önce Hak sonra ise halk bilir.Şehrül-Emin yaptığı işin hesabını önce vicdanına,sonra Allah’a sonra şehre ve insanına verir.