CHP Kocaeli örgütleri İnsan Hakları Parkı'nda toplanarak tutuklu Belediye Başkanı İmamoğlu'na destek vererek basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasında İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, CHP Kocaeli İl Başkanı Erdem Arcan, ilçe başkanları, ilçe yöneticileri ve partililer yer aldı. Basın açıklamasında CHP Milletvekilleri ve diğer ilçe belediye başkanlarının yer almaması ise dikkat çekti. Basın açıklamasında konuşan CHP Kocaeli İl Başkanı Erdem Arcan, “Bizler, Cumhuriyet Halk Partisi’nin vatan sevgisini, demokrasiyi ve özgürlüğü savunan anlayışının temsilcileri olarak; zulme boyun eğmeyenlerin sesi olmaya devam edeceğiz. Adaletin, demokrasinin ve özgürlüğün yanında durmayı sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı.
"Türkiye’nin 81 ilinden aynı ses yükseliyor"
Bu mücadele, haksızlık ortadan kalkıncaya kadar sürecek. Bu mücadele yalnızca salonlarda değil, sokaklarda da taşınacak ve sokaklarda devam edecek. Kıymetli aileler, sevgili komşular; tam 26 haftadır aile dayanışma halkası altında, haksız ve hukuksuz uygulamalara maruz kalan aileler her cuma bir araya geliyor. Yaşadıkları adaletsizlikleri ve acıları paylaşarak dayanışmayı büyütüyor, birbirlerine güç veriyorlar. Bir yıldır evlerde acı, gözlerde hasret var. 19 Mart tutuklularının anneleri, babaları, eşleri ve çocukları adalet talebiyle seslerini yükseltiyor. Aileler, sevdiklerinin adil bir yargılamaya kavuşması için mücadele ediyor. Yaşanan bu büyük haksızlığa yalnızca burada değil, Türkiye’nin 81 ilinden aynı ses yükseliyor: Bu hukuksuzluk son bulsun.”
Tutuklu Belediye Başkanı İmamoğlu'nun Mektubu
Sözlerinin devamında Ekrem İmamoğlu'nun mektubunu okuyan CHP Kocaeli İl Başkanı Erdem Arcan şu ifadeleri kullandı: “Yol arkadaşlarım, yol arkadaşlarımın çok kıymetli aileleri, benim değerli kardeşlerim; her birinizi sevgiyle, dostlukla ve hasretle kucaklıyorum.
Sizlere karşı benzeri görülmemiş bir zalimlikle yürütülen siyasi operasyonun üzerinden bir yıl geçti. Bu bir yıl boyunca vicdanını kaybetmiş, hukukun ve aklın ürünü olmayan isnatlarla dolu soruşturmaların ve haksız davaların ardı arkası kesilmedi. Bu büyük kötülük, şimdi de kirli yüzünü kıymetli başkanımıza ve yol arkadaşlarımıza yönelik sorumluluk yüklemeleriyle göstermeye devam ediyor.
Cumhuriyet Halk Partisi belediyelerinin milletin dertlerine derman olan hizmetlerini içine sindiremeyen bir avuç insanın ne söylediğinin hiçbir önemi yoktur. Bizim için esas olan milletin takdiridir.
İftiralarla, şantajlarla, kumpaslarla anneler çocuklarından, babalar oğullarından ayrı bırakıldı. Geçen bir yılda çocuklarımız bir yaş daha büyüdü. Bizleri siyasi esaret altında tutmak isteyenlerin yeni bir kumpası da 19 Mart’ta başlıyor. Önümüzdeki günlerde ‘dava’ ve ‘mahkeme’ dedikleri süreçlerde yine hukukun değil, siyasetin gölgesinde bir sahne kurmaya çalışacaklar.
Bugün yol arkadaşlarımın her biri iyi yetişmiş, ülkesini ve milletini seven, millete hizmet aşkıyla dolu insanlardır. Sorumluluklarını her koşulda en iyi biçimde yerine getirmeye çalışan kıymetli insanlardır. Biz Cumhuriyet Halk Partililer böyledir. Bizim insanlarımız çalışkandır. Şehirlerimizin ve ülkemizin bugününe ve geleceğine yaptıkları katkılar çok önemlidir, çok değerlidir. Her birinden en az kendimden emin olduğum kadar eminim.
O nedenle içiniz ferah olsun, moraliniz yüksek olsun. Bizim tek davamız bu ülkedir, bu millettir. Bizi zindanda tutmalarının en büyük sebebi de budur. Bu vatana hizmet ettiğimiz için, 86 milyonu ayırmadan herkese sahip çıkmaya çalıştığımız için, hiçbir çocuk yatağa aç girmesin diye mücadele ettiğimiz için bizi karalamaya çalışıyorlar.
Bu mübarek günlerde ailelerimizden uzak kalmak, sevdiklerimizin yüzünü görememek hepimizi derinden yaralıyor. Ama mücadelemiz hak ve halk içindir. Aramıza parmaklıklar dikenler, bizi yıldıracaklarını ve yolumuzdan döndüreceklerini sanıyor olabilirler. Yanılıyorlar.
Sizlerin gösterdiği dayanışma, o küçücük yerde bile bana yaşama sevinci veriyor. Bu onurlu dayanışmanız, bu cesur mücadeleniz, benimle aynı kaderi paylaşan çalışma arkadaşlarımın ve demokrasiye inanan insanların umudunu büyütüyor.
Hukuksuzluğu hüküm haline getirenler kaybedecek. Hukuku keyfi bir cezalandırma aracına dönüştürenler kaybedecek. Çünkü karşılarında sizler varsınız. Hayatını bu vatana adamış, dürüst, yurtsever, cumhuriyet sevdalısı kadınlar, erkekler ve gençler var. Güzel yüzlü çocuklar var.
Sizler cesaretinizle, mücadelenizle ve dayanışmanızla bize umut veriyorsunuz, güç veriyorsunuz. Bu zor günleri el ele, omuz omuza aşacağız. Kurulan bütün kumpasları birlikte yıkacağız.
İnandık ve başaracağız.
Her şey çok güzel olacak.”











