SİYASİ PARTİLERİN HEDEFİ ülkede İKTİDAR olmak ise, parti içinde kişisel ikballeri uğruna; parti emekçilerini yok sayan, dışlayan, görmezden gelip, ötekileştiren tutumla negatif iletişim sergileyen işleyiş ve kadrolardan kurtulmalıdır.
Bu hastalıklı sendrom;kişisel yetmezliğin girdabında,ortak akıldan yoksunluk ve emeğe saygısızlık sonucunu doğurur.
Ülkede yaşanan onca soruna karşı,birleşik halk muhalefeti herkes tarafından ortak sorumluluk bilincini gerektirir iken,halen " küçük olsun benim olsun." " ben parti içinde yöneticiyim ,dilediğim gibi davranırım" fütursuzluğu; önce parti emekçilerini ve beraberinde halkın desteğini kaybetme sonucunu getirir.
Yoksa sadece : " Kurtuluş yok tek başına,ya hep beraber ya hiç birimiz" söylemi de boşa atılan slogan olur.
Mahalle temsilciliğinden, ilçeye,ilçeden İL düzeyine ve ülke ölçeğinde taban hareketi ve enerjisi yok olup, tükenir.
Bunun sonucunda da ülkede İKTİDAR olunamaz.
Ve halkın umutları heba olur.
Her belde,ilçe ve il düzeyinde alınan oy ile parti üye sayısı arasındaki uçurumun sebeplerinden biri de budur. Partiye OY VERİRİRIM ( şu ya da bu nedenle) ama partiye ÜYE OLMAM gerçeği bilinen tarihsel gerçekliktir.
Buna kafa yorulması gerekir iken bir de parti içinde üyeleri ve emek verenleri yok saymak kime ve neye hizmet etmektir?
NE YAPILMALI ?
Siyasal mücadele ;siyasi partilerin sadece genel merkezin söylemleri ve eylemlilikleri ile yeterli olmaz.
Parti programı,tüzüğü temel alınıp ve özellikle parti içi demokratik iç işleyişin hayata geçirilmesi elzemdir. Partisi içinde demokratik yapıyı, eleştiri ve özeleştiri hukuku ve hakkını ,emeğe saygıyı; üyesinin haklarını hayata geçiremeyenler; HALKA DEMOKRASİYİ nasıl getirebilir ?
Nasıl inandırıcı olabilir ?
Evet,dönem dönem yapılan ilçe/ il kongrelerinde geniş tabanlı ,en yüksek katılımlı ÜYE İRADESİ örgütlenmelidir. Adayların belirledikleri delege listelerini örgüte dayatarak demokratik yol ve gelişim sağlanamaz,sağlanamıyor...
Yeni üye yazımları ile parti; tabanda çoğalmalıdır. Parti programı,hedefleri önce parti yapısında ve üyelerince iyi kavranıp,HALKA; öz,net,açık ve pozitif iletişim ile anlatılmalıdır.
Toplumda her birey çok değerlidir. Ve toplumsal, halkçı,aydınlık bir gelecek için ülkesi adına mücadele ettiğini iddia eden siyasal partiler; mahalle temsilcilik yapılarından başlayarak; halka ve halk içinde her bireye kıymet vermelidir.
Parti içinde yönetim kadrosunda olmak daha da büyük sorumluluk gerektirir.
Kucaklayıcı, bütünleyici tutum esastır.
Siyasal parti,sendika,STK ve demokratik kitle örgütlerinin derdi DEMOKRASİ / HUKUK/ HAK/ ADALET temelli ise; önce üyelerine ve halka ÜSTENCİ/ BEN BİLIRİM ,BEN YAPARIM edasından,tutum ve tavrından vazgeçmelidirler.
Aksi halde yarın çok geç olur.
Bu yazı tarihe not düşmek içindir.
Her birimizin ortak akıl ve dirence ihtiyacı vardır.
Bunun için birbirini anlayan, kucaklayıcı, demokratik olgunluğa ermemiz gerekir. Ülkemizin ve halkımızın geleceği için, olmazsa olmaz hal budur. Yoksa bu gerçeklikleri içselleştirip, yurdun dört bir yanında can siparane emek veren; genel merkezden ,taşra teşkilatı mensuplarına kadar bir çok samimi insanın emekleri de zayi olur.Yeteri düzeyde karşılık bulmaz.
Herkes ,kendisi ile yüzleşerek
Parti içinde İKTİDAR olma yerine ;bir arada,ortak emek ve akıl ile birleşik mücadele yoldaşlığına saygılı olarak; partinin ülkede iktidar olması için çalışmalıdır.
14 MART 2026/Davutlar
Murat KAYA/ Eğitimci