Asbestin tehlikeleri gözler önüne serildi
1-7 Nisan Asbest Farkındalık Haftası kapsamında, uzmanlar Türkiye'deki asbest tehlikelerine dikkat çekiyor. Türk Tabipleri Birliği Merkez Konsey Üyesi Dr. Ali Kanatlı, asbestin inşaat ve otomotiv sektöründe yaygın olarak kullanıldığını hatırlatarak, bu mineralin sağlık üzerindeki ölümcül etkilerine dikkat çekti. Asbestin, kimyasal aşınmaya dayanıklı ve ince lifli bir mineral olarak uzun yıllar inşaatlarda kullanıldığını belirten Kanatlı, Türkiye'deki eski binaların, özellikle 2010 öncesinde inşa edilenlerin, ciddi bir sağlık riski taşıdığını ifade etti.

Darıca’da Sürpriz Hamle: Bağımsız Aday Kadir Gedikli, BBP İlçe Başkanı Oldu
Darıca’da Sürpriz Hamle: Bağımsız Aday Kadir Gedikli, BBP İlçe Başkanı Oldu
İçeriği Görüntüle

Asbestin insan sağlığına etkileri
Asbestin, akciğer, kalp ve karın zarına yerleşip uzun süre orada tutunabilen bir madde olduğunu belirten Kanatlı, solunum yoluyla vücuda girerek astım, akciğer kanseri ve diğer solunum hastalıklarına yol açabileceğini vurguladı. “Asbeste maruz kalan kişilerde öksürük, nefes darlığı ve göğüs ağrısı gibi belirtiler görülmektedir. Sigara içmek, asbestin etkilerini daha da artırmaktadır,” uyarısında bulundu.

Deprem bölgesi özellikle risk altında
Asbestin en fazla risk oluşturduğu alanlardan birinin deprem bölgesi olduğunu söyleyen CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, 2025'te Hatay’da 19 milyon metreküp enkaz kaldırıldığını ve tüm deprem bölgesindeki enkaz miktarının 120 ile 210 milyon ton arasında olduğunu belirtti. Bu enkazın havaya, toprağa ve suya ciddi etkileri olacağını ifade eden Kara, asbestin bertaraf edilip edilmediği hakkında ise net bir bilgi bulunmadığını söyledi. "Asbest, depremin hiç bitmeyen bir artçısı gibi görülebilir ve bu sorunun çözülmesi için uzun vadeli bir sağlık politikası gereklidir," diyerek, hükümetin deprem sonrası hassasiyet ve planlamadan yoksun bir tutum sergilediğini belirtti.

Türkiye'deki hava kirliliği durumu
Asbestin yanı sıra, Türkiye’deki hava kirliliği de önemli bir sağlık tehdidi oluşturuyor. Fosil yakıtların yoğun kullanımı, sanayi emisyonları ve trafik kaynaklı hava kirliliği Türkiye’yi Avrupa’daki en kirli hava kalitesine sahip ülkelerden biri yapıyor. Özellikle Iğdır, yıllık ortalama 64.4 µg/m³ PM2.5 seviyeleriyle Avrupa'nın havası en kirli şehri olurken, Buca (İzmir) 51.5 µg/m³ ile ikinci sırada yer alıyor. Bu seviyeler, Dünya Sağlık Örgütü'nün güvenli kabul ettiği 5 µg/m³'ün çok üzerinde bulunuyor.

Asbest ve hava kirliliği: Sağlık sorunu büyüyor
Türkiye'nin yüksek hava kirliliği, sadece asbestten değil, aynı zamanda kömürle çalışan enerji santralleri, düşük kaliteli kömür ve odun kullanılan evler ile verimsiz sobalardan kaynaklanıyor. Bu unsurlar, hava kalitesini daha da kötüleştiriyor ve sağlık üzerinde ciddi etkiler yaratıyor. Uzmanlar, hem asbest hem de hava kirliliğine karşı daha güçlü önlemler alınması gerektiğini belirtiyor.

Kaynak: Cumhuriyet