Yeni bir Alevi katliamı yapılana kadar, Madımak katliamı mı lanetlenecek ?

Abone Ol

Bu coğrafyada Alevi katliamı sadece Sivas’ta yapılmadı.

Osmanlı ve Cumhuriyet dönemleri boyunca Alevi halkına yönelik çok sayıda katliam ve kıyım gerçekleştirildi.

Sizlere, tarihsel ve sosyolojik kaynaklarda Alevi kimliğine ve inancına yönelik yapıldığı kabul edilen en bilinen katliamları hatırlatayım.

Osmanlı Dönemi, XVI. yüzyıl: Yavuz Sultan Selim döneminde, Çaldıran Seferi öncesinde ve sonrasında on binlerce Alevi/Kızılbaş’ın katledilmesi ve sürgün edilmesi.

Koçgiri Katliamı, 1921: Cumhuriyet’in ilk yıllarında Sivas ve çevresinde, dönemin asimilasyon ve bastırma politikaları sonucunda yüzlerce Alevi’nin hayatını kaybetmesi.

Dersim Katliamı / Soykırımı, 1937-1938: Gizli Bakanlar Kurulu kararları ile başlatılan harekâtta on binlerce Dersimli Alevi sivilin öldürüldüğü ve bölge halkının sürgüne gönderilmesi.

Malatya Olayları, 1978: Nisan ayında Alevi vatandaşların ev ve iş yerlerinin hedef alındığı, saldırılar ve çatışmalar sonucu ölümlerin yaşandığı olaylar.

Sivas Katliamı, 1978: Eylül ayında yaşanan, Alevilere ait dükkânların yakılıp yıkıldığı ve çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği olay.

Maraş Katliamı, 1978: Aralık ayında Alevi yurttaşlara yönelik başlatılan ve günlerce süren saldırılarda, resmî rakamlara göre 111, gayriresmî rakamlara göre ise yüzlerce Alevi’nin öldürülmesi.

Çorum Olayları, 1980: Haziran ve Temmuz aylarında Alevilere yönelik sistematik saldırıların yapıldığı ve çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği olaylar.

Sivas Madımak Olayı: 2 Temmuz 1993 tarihinde Pir Sultan Abdal Kültür Şenlikleri sırasında Madımak Oteli’nin ateşe verilmesi sonucu, çoğunluğu Alevi olan 33 yazar, ozan ve aydın ile 2 otel çalışanının hayatını kaybetmesi.

Gazi Mahallesi Olayları: 12 Mart 1995’te İstanbul’da, Alevi nüfusun yoğunlukta olduğu Gazi Mahallesi’nde kahvehanelerin taranmasıyla başlayan ve günlerce süren olaylarda 22 kişinin hayatını kaybetmesi.

Biz, geçmişte bu coğrafyada yapılan Alevi katliamlarını unutarak 33 yıldır Madımak Katliamı’nı ve bu katliamı yapanları lanetliyoruz.

Görünen o ki, yeni bir Alevi katliamı yapılana kadar Sivas Katliamı’nı anmaya ve lanetlemeye devam edeceğiz.

Bu coğrafyada yaşayan Aleviler ve sol/sosyalist kesim, bugün yine cılız, ses getirmeyen etkinliklerle Madımak Katliamı’nı lanetliyor.

Peki, böyle az sayıda katılımcıyla ve dünyayı ayağa kaldırmayan eylemlerle Alevi katliamlarını durdurmak mümkün mü?

Ciddi bir Alevi nüfusuna sahip ülkemizde, az sayıda da olsa sol/sosyalist kesim Alevi dostudur.

Türkiye’deki Alevi nüfusuna dair resmî bir veri bulunmamakla birlikte, araştırmalar ve demografik tahminler bu sayının 10 milyon ila 25 milyon kişi arasında değiştiğini göstermektedir.

Kuruluşların ve uzmanların sunduğu farklı verilere göre; Alevi kurumları, Alevi çatı örgütleri ve temsilcileri, ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 20-25’ine denk gelen 20 ila 25 milyon civarında Alevi olduğunu tahmin etmektedir.

Ülkemizdeki Alevi nüfusunun sahip olduğu cemevleri, İçişleri Bakanlığı’nın resmî verilerine göre Türkiye genelinde 81 ilin 58’inde kurulmuş olup toplam 1.586 adettir.

Alevi toplumu, sosyal etkinliklerini Türkiye genelinde faaliyet gösteren yaklaşık 2.000 civarında dernek ve diğer kurumlarda yapmaktadır.

Oldukça ciddi bir nüfusa sahip olan Alevi toplumunun cemevleri ve faaliyet gösterdiği dernek sayılarına baktığımızda, Madımak Katliamı’nı anma ve lanetleme etkinliklerinin neden bu kadar cılız, dünyayı ayağa kaldırmayan ve sönük etkinlikler olduğunu sorgulamak gerekiyor.

Alevi toplumu ve Alevi dostları artık kararlarını vermelidir.

Yeni bir Alevi katliamı olana kadar Madımak Katliamı’nı anma etkinlikleri mi yapacaklar? Yoksa cemevlerini ve Alevi derneklerini siyasete pazarlayan tüccarlardan kurtarıp cemevleri ile derneklerinin gücüyle yeni katliamların yapılmasını mı engelleyecekler?