Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesindeki Hamidiye Sitesi’nin iki blokunun 6 Şubat depremlerinde yıkılmasına ilişkin davanın 72 sayfalık gerekçeli kararı açıklandı. Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesi, müteahhit Ahmet Kara’yı “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 21 yıl hapis cezasına çarptırmıştı. Aralarında kooperatif yöneticileri ve dönemin belediye çalışanlarının bulunduğu 15 sanık hakkında ise beraat kararı verilmişti. Karar kesinleşmiş değil; tarafların istinaf yoluna başvurduğu bildirildi.
Müteahhidin savunmasına itibar edilmedi
Gerekçeli kararda, Ahmet Kara’nın yıkılan yapıların müteahhitliğini tek başına yaptığını kabul ettiği belirtildi.
Kararda Kara’nın savunmalarına ilişkin şu ifadeler kullanıldı:
“Sanığın savunmalarının hayatın olağan akışına, genel hayat tecrübelerine ve mantık kurallarına aykırı olması, samimi görülmemesi, 'kurgusal' addedilmesi ve muhteviyatları itibarıyla da sarahaten 'tevilli ikrar' vasfında olması hasebiyle, bu savunmalara hukuken ve vicdanen itibar edilmediği”
Mahkeme, Kara’nın yüksek mimar olduğunu, yapıların fiilî müteahhitliğini yaptığını ve taşıyıcı sistemdeki imalat ile denetim eksiklikleri nedeniyle sorumluluğunun bulunduğunu değerlendirdi.
Gerekçeli kararda şu tespitlere yer verildi:
“Sanık Ahmet Kara'nın yüksek mimar olup yıkılan yapıların fiili müteahhitliğini yaptığı, binanın taşıyıcı sistemindeki imalat ve denetim eksiklikleri ile hataları nedeniyle yapının yıkılmasında sorumluluğunun bulunduğunun anlaşıldığı, sanığın yüksek mimar olması nedeniyle bina taşıyıcı sistemindeki imalat hataları ve denetim eksiklikleri sebebiyle binanın yıkılabileceğini öngörmesi gerektiği, binanın inşa edildiği tarihte Kahramanmaraş'ın deprem kuşağında bulunduğunun bilindiği, sanığın yapım sürecindeki görevi kapsamında ilgili mevzuata aykırı hareket ettiği, yıkıma neden olan kusurlu davranışlarının içeriği ve niteliği ile Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin yerleşik uygulamaları birlikte değerlendirildiğinde, öngörülebilen sonucun sanığın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışları sonucunda ortaya çıktığı ve 'bilinçli taksir'in unsurlarının oluştuğunun anlaşıldığı.”
Kooperatif yöneticileri beraat etti
Hamidiye Yapı Kooperatifi Başkanı Ali Kara, ikinci başkan Talat Özdemir ile yönetim kurulu üyeleri Cahit Küçükönder, Oğuz Yenipınar, Cengiz Yürürdurmaz ve Selahattin Solacak hakkında beraat kararı verildi.
Mahkeme, sanıkların yapının yıkılmasına neden olacak icrai veya ihmali bir davranışta bulunduklarını ya da taksirle öldürme suçu bakımından kusurlu olduklarını gösteren, her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğini belirtti.
İmar Komisyonu kararı gerekçe gösterildi
Dokuz Eylül Üniversitesi bilirkişi heyetinin raporunda, imar durumu belgelerinde yapının 8 katlı ve 24,5 metre yüksekliğinde gösterildiği, yapı ruhsatlarında ise yol seviyesinin altında 1, üstünde 12 olmak üzere toplam 13 kat ve 37,5 metre yüksekliğin yer aldığı belirtildi.
Mahkeme, dönemin uygulama imar planı notları ile 28 Nisan 1993 tarihli İmar Komisyonu kararının, yapı yoğunluğu değiştirilmemek şartıyla parsel bazında 12 kata kadar yapılaşmaya imkân verdiğini değerlendirdi.
Kararda şu ifadelere yer verildi:
“Dava dosyasında, imar değişikliğine ilişkin herhangi bir belge ya da bilgiye rastlanmadığı, yapı ruhsatındaki bina kat sayısı ve yüksekliğinin imar durumundaki kat sayısı ve yükseklikten farklı olmasına ilişkin yasal bir dayanak bulunmaması halinde, bu uygunsuzluğa rağmen ruhsata onay veren sanıkların sorumluluğunun doğacağı belirtilmiş ise de; dosya kapsamındaki binanın ruhsatlandırıldığı dönemde yürürlükte bulunan Kahramanmaraş Uygulama İmar Planı notlarında, 'KAKS ve TAKS verilen konut alanlarında jeolojik yönden sakınca olmadığı hallerde, planla verilen KAKS aynı kalmak şartıyla en fazla 12 kata kadar inşaat yapılabilir' düzenlemesinin yer aldığı, ayrıca 28 Nisan1993 tarihli ve 321 sayılı İmar Komisyonu kararında da 'Yapı yoğunluğu KAKS ve TAKS ile belirlenmiş 8 katlı imar adalarında, yapı yoğunluğu değiştirilmeden parsel bazında en fazla 12 kata kadar yapı yapılabilir' hükmünün bulunduğu, bu nedenle söz konusu yapıların yol üstünde 12 kat olarak inşa edilmesine yasal olanak tanındığı anlaşılmıştır. Bu kapsamda, bilirkişi raporu doğrultusunda sanıklar Veli Çiftaslan, Fahri Yiğitoğlu, Hülya Çelik, Zeynel Abidin Şerefoğlu ve Mehmet Dişçeken'in yapının yıkılmasına neden olacak icrai veya ihmali bir davranışlarının ya da taksirle öldürme suçu bakımından kusur olarak değerlendirilebilecek herhangi bir fiillerinin bulunmadığı, dolayısıyla olaya ilişkin kast veya taksirlerinin olmadığı sonucuna varılarak CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.”
Diğer kamu görevlileri Hacı Mehmet Güner, Mehmet Enver Erdal, Fatih Diş ve Çetin Hurşitoğlu da yapının yıkılmasına neden olacak icrai veya ihmali davranışlarının bulunmadığı gerekçesiyle beraat etti.
Bir hâkim iyi hâl indirimi uygulanması yönünde görüş bildirdi
Mahkeme heyetinde yer alan bir hâkim, Ahmet Kara’ya verilen cezada iyi hâl indirimi uygulanmaması kararına karşı oy kullandı.
Karşı oy yazısında şu ifadeler yer aldı:
“Ahmet Kara'nın geçmişte suç kaydı ve sabıkasının bulunmadığı, kovuşturma aşamasında binanın yapım sürecindeki yetkisini kabul ettiği, yargılama boyunca ise duruşmanın düzenini bozacak herhangi bir olumsuz tutum veya davranış sergilemediği”
Depremde yakınlarını kaybeden yurttaştan tepki
Depremde ailesini kaybeden bir yurttaş, beraat kararları ve iyi hâl indirimi yönündeki karşı oya tepki gösterdi.
Yurttaş, tepkisini şu sözlerle dile getirdi:
“Mahkeme heyetinde biraz vicdan olsaydı bu kararları vermezlerdi. Bir de müteahhide indirim mi yapacaklar? O toprağın altında kendi evladı olsaydı aynı mı düşünürdü”
Dosya istinafa taşındı
Tarafların gerekçeli kararın ardından dosyayı Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesine taşıdığı bildirildi. Beraat ve mahkûmiyet hükümleri, istinaf ve olası temyiz süreçlerinin tamamlanmasının ardından kesinleşecek.
Ahmet Kara hakkında, 6 Şubat depremlerinde yıkılan Ebrar Sitesi Güvenç Apartmanı’na ilişkin başka bir davada verilen 17 yıl 6 aylık hapis cezası da Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hukuka uygun bulunmuştu.





