Depremin üzerinden 3 yıl geçti. Sizce bu süreçte toparlanmanın en kritik eşikleri nelerdi?
"Enkaz aşaması, enkazların kaldırılması bir kırılma anıydı. Çadırların yerleştirilmesi başka bir süreçti. Çadırların kaldırılması ve konteyner kentlere dönüşümüz... İşyeri konteynerlarının yapılması, esnafımız için bir kırılma anıydı. İnsanların ticari hayata devam etmesi önemliydi.
Konteyner yerleşim bölgelerinde duşu, banyosu, mutfağı olan yaşam alanlarının oluşması, yaşam için önemli bir süreçti. Bugün geldiğimiz noktada, sosyal konutlarımızın, deprem konuklarımızın yerleştirilmesi bambaşka bir süreç. Artık yaşam alanlarının oluştuğunu görmek, ışıkların yandığını, çocukların sokakta oynadığını görmek benim için şehirde yaşam belirtisinin yansıması demek. Bence bunların hepsi birer kırılma anı."
3 yılda nasıl bir ilerleme kaydedildi? Şehir ne durumda?
"Kesinlikle mutlulukla bakabiliyoruz. 3 yıl önce yaşadığımız deprem, belki de şehrin gördüğü en büyük kara hadiseydi. Yüzyıllarca oluşturulmuş bir şehir, 1 saat, 1 dakika içerisinde 4’te 1’ini kaybetti. Altyapı, üstyapı, yollar yok olmuştu.
Bugün itibarıyla şehrimiz işlerinin %80’ini halletmiş durumda. Eksikler var, ancak tamamlanıyor. Cumhurbaşkanımızdan bakanımıza kadar herkes çok yakından ilgileniyor. Hep birlikte buradayız ve umutluyu
Fiziksel yeniden inşa sürecinin yanı sıra halkın sosyal hayata ve ekonomiye dönüşü nasıl bir model izledi?
"Yerel yönetimler olarak, esnaflarımıza çarşılarını hazırlayarak, altyapılarını yaparak ticaretlerine ara vermemeleri için çalıştık. Konteyner iş yerlerinin kurulmasında öncülük ettik. Bakanlığımızla birlikte iyi bir sınav verdik.
Sosyal destekleri önceki dönemlere kıyasla dört kat artırdık, gençler için spor alanları, gençlik merkezleri, kütüphane çalışmaları devam ediyor. Kadın kooperatifleri ve kültür-sanat projelerine ağırlık verdik. UNESCO şehri olduk bu dönemde. Devletimiz de her zaman yanımızda oldu
Sahada toparlanmanın başladığına dair en somut gösterge nedir? Fiziki ilerleme mi, toplumsal iyileşme mi?
"Toplumsal iyileşme. Fiziki ilerleme de önemli ama birbirini tamamlayan şeyler bunlar. Depremin en yoğun yaşandığı alanlarda çocukların oynaması, esnafların iş yerlerini açması benim için toplumsal iyileşmeydi. Fiziki ilerleme ise bunu gösteren unsur oldu. Sürecin sonuna yaklaştık. Eksikleri de devletimizle birlikte tamamlayacağız."
Deprem sürecinde belediyeler arası dayanışma dikkat çekti. Bu deneyim kalıcı bir iş birliği modeline dönüşebilir mi?
"Kesinlikle dönüşebilir. Afet öncesi ve afet anındaki dayanışmanın ne kadar önemli olduğunu gördük. Şu anda deprem konusunda tecrübeli bir şehiriz. Diğer illerimize yardım etmeye hazırız.
Kayseri, Kocaeli, Trabzon, İstanbul’dan belediyeler ilk günden bugüne hep yanımızdaydı. Minnettarız. Bu dayanışmanın kalıcı hale gelmesini çok istiyoruz. Çünkü ülkemizin her bölgesi afet riski taşıyor. Birlik ve bilgi paylaşımı çok önemli."
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu dayanışma sahada en çok hangi noktada hissedildi?
"Sağ olsunlar, depremin ilk gününden itibaren yanımızdaydılar. O dönem farklı bir görevdeydim. O varlıkları bize güç verdi. Özellikle çadırlar ve konteyner kentlerin kurulması süreçlerinde hep yanımızda oldular.
Bu gibi zamanlarda gösterilen hassasiyet ve yapılan yardımlar unutulmaz. Kocaeli halkına, belediye başkanına ve tüm emeği geçenlere Kahramanmaraşlı hemşerilerim adına teşekkür ediyorum."