Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde Ravive Kozmetik Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş.’ye ait imalathanede 7 kişinin yaşamını yitirdiği, 4 kişinin yaralandığı yangına ilişkin kamu görevlileri hakkında hazırlanan iddianame Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesine sunuldu.

İddianamede, Dilovası Belediyesinde görev yapan 7 kamu görevlisi hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma” suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi.

Şüpheliler arasında Belediye Başkan Yardımcısı Necati Temiz, eski İmar ve Şehircilik Müdürü Hüseyin Öztürk, eski Yapı Kontrol Müdürü Cihan Sorgucu, Yapı Kontrol Müdürleri Selim San ve Muammer Telli, eski Zabıta Müdürü Cengiz Taşdemir ile Zabıta Müdür Vekili Nizamettin Balcı bulunuyor.

7 kamu görevlisi hakkında dava açıldı

İddianamede, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu tarafından hazırlanan ön inceleme raporu doğrultusunda belediyede görev yapan bazı yöneticiler hakkında soruşturma izni verildiği, bu kararın itiraz sürecinin ardından kesinleştiği belirtildi.

Soruşturma kapsamında 7 kamu görevlisinin 26 Haziran’da tutuklandığı, Cengiz Taşdemir ile Nizamettin Balcı’nın ise 2 Temmuz’da yurt dışına çıkış yasağı ve konutu terk etmeme şeklindeki adli kontrol tedbirleriyle tahliye edildiği kaydedildi.

“15 dakika içerisinde görevden alındım” iddiası

İddianamede ifadesine yer verilen eski Yapı Kontrol Müdürü Cihan Sorgucu, görev yaptığı dönemde kaçak yapı tespitiyle ilgili bir tutanak düzenlemek istediğini ileri sürdü.

Sorgucu, dönemin Dilovası Belediye Başkanı Hamza Şayir’in kendisine tutanağın hazırlanmaması gerektiğini söylediğini, aksi hâlde görevden alınacağını belirttiğini iddia etti.

Sorgucu, tutanağı hazırlayamadan yaklaşık 15 dakika içinde görevden alındığını öne sürdü. Hakkında yıkım kararı bulunan bazı binalara ilişkin dosyaların işleme alınmayarak bekletildiğini ve bazı dosyalarda görevini yapmasının engellendiğini savunan Sorgucu, bu iddialarına ilişkin mesaj kayıtlarının bulunduğunu söyledi.

Sorgucu’nun ifadeleri iddia niteliği taşırken, Hamza Şayir’in bu beyanlara ilişkin savunmasına iddianame içeriğinde yer verilmedi.

“Yıkım kararını yangından sonra öğrendim”

Cihan Sorgucu, 2023 yılında yeni kurulan Yapı Kontrol Müdürlüğünde görevlendirildiğini, birimin görev tanımının başlangıçta net olmadığını, personel ve araç eksikliği bulunduğunu ifade etti.

Dilovası’ndaki yapıların önemli bölümünün kaçak olduğunu bildiğini belirten Sorgucu, yangının meydana geldiği binanın yıkım listesinde bulunup bulunmadığını bilmediğini savundu.

Söz konusu bina hakkında yıkım kararı bulunduğunu yangının ardından basından öğrendiğini söyleyen Sorgucu, kaçak yapı tespit tutanakları ve yıkım kararının kendisinin göreve başlamasından yaklaşık 2 yıl önce düzenlendiğini ifade etti.

Belediye başkan yardımcısı suçlamaları kabul etmedi

Dilovası Belediye Başkan Yardımcısı Necati Temiz ise ifadesinde 2024 yılı Nisan ayında göreve başladığını, zabıta, muhtarlık, temizlik işleri, veteriner ve daha sonra İklim Değişikliği müdürlüklerinin kendisine bağlandığını söyledi.

Yoğun dönemlerde müdürlerine güvendiği için bazı evrakları ayrıntılı incelemeden imzaladığını belirten Temiz, yangının meydana geldiği adresin belediye kayıtlarında bulunmadığını ve bu nedenle denetim yapılmadığını savundu.

Temiz, ruhsat verilen yer ile yangının meydana geldiği 11 numaralı adresin farklı olduğunu, iş yeri sahipleriyle bağlantısının bulunmadığını ve kasıtlı bir işlem yapmadığını ileri sürdü.

Özgür Özel Veda Etti! İşte Yeni Partinin Adı ve Logosu
Özgür Özel Veda Etti! İşte Yeni Partinin Adı ve Logosu
İçeriği Görüntüle

“Yıkım yetkisi bende değildi”

Eski İmar ve Şehircilik Müdürü Hüseyin Öztürk de suçlamaları kabul etmedi.

Öztürk, müdürlüğünün kaçak yapıların tespit edilmesi, ilgili birimlere bildirim yapılması, suç duyurusunda bulunulması ve dava süreçlerinin takip edilmesinden sorumlu olduğunu söyledi.

Kaçak yapıların yıkımının Fen İşleri Müdürlüğü ile daha sonra kurulan Yapı Kontrol Müdürlüğünün görev alanında bulunduğunu savunan Öztürk, iş yeri açma ve çalışma ruhsatı verilmesinin de kendi müdürlüğünün sorumluluğunda olmadığını ifade etti.

“Yıkım ihalesine katılan olmadı”

Yapı Kontrol Müdürü Muammer Telli, göreve geldikten sonra 2017 yılından bu yana yıkım kararı bulunmasına rağmen yıkılmayan yapıların listesini çıkardığını söyledi.

Telli, yangının meydana geldiği iş yerinin de aralarında bulunduğu 6 veya 7 yapının yıkımı için 8 Temmuz 2025’te ihale açıldığını ancak ihaleye katılım olmadığı için işlemin gerçekleştirilemediğini savundu.

Yıkım için yeterli araç ve bütçe bulunmadığını belirten Telli, görevini yerine getirdiğini ve kusurunun olmadığını ileri sürdü.

Zabıta yöneticileri denetim sorumluluğunu reddetti

Zabıta Müdür Vekili Nizamettin Balcı, olaydan birkaç hafta önce iş yerine rutin denetim amacıyla gittiklerini, ruhsat belgelerinin sunulmaması üzerine iş yerinin taşınması için tutanak hazırladıklarını söyledi.

Balcı, yangının meydana geldiği adresin belediye kayıtlarında görünmediğini ve bu nedenle ayrıca denetim talimatı vermediğini savundu.

Eski Zabıta Müdürü Cengiz Taşdemir ise ruhsat ve yıkım süreçlerinin görev alanında bulunmadığını belirterek suçlamaları kabul etmedi. Taşdemir, 2024 yılında yapılan bir şikâyet üzerine başka bir bölümde ruhsatsızlık tespit edildiğini ve gerekli yazışmaların yapıldığını ifade etti.

“Bütçe ve ekipman yetersizdi”

Eski Yapı Kontrol Müdür Vekili Selim San, görev yaptığı dönemde Dilovası’nda yaklaşık 500 bina hakkında yıkım kararı bulunduğunu söyledi.

Yeni kurulan müdürlüğün bütçe, personel ve ekipman yetersizliği yaşadığını belirten San, yıkım kararlarının uygulanmasının Fen İşleri Müdürlüğünün sorumluluğunda olduğunu savundu.

San, bütçe talebinde bulunduğunu ancak kaynak ayrılamadığını, daha sonra açılan ihaleye de katılım olmadığını ileri sürdü.

Bilirkişi: Kaçak yapı yıkılmadı

İddianamede yer alan 18 Haziran 2026 tarihli bilirkişi raporunda, yangının meydana geldiği Mimar Sinan Mahallesi 513/3 Sokak No:11 adresindeki yapının ruhsatının ve kullanım izninin bulunmadığı belirtildi.

Rapora göre yapı hakkında 1 Haziran 2021’de yapı durdurma tutanağı düzenlendi, 25 Ağustos 2021’de yıkım kararı alındı, idari para cezası uygulandı ve suç duyurusunda bulunuldu. Buna rağmen yapı fiilen yıkılmadı ve daha sonra Ravive Kozmetik tarafından kullanılmaya başlandı.

Bilirkişi heyeti, yıkım kararı bulunan kaçak yapının kullanılmaya devam edilmesinin yangınla bağlantılı olduğunu, İmar ve Şehircilik Müdürlüğü ile Yapı Kontrol Müdürlüğü yetkililerinin ihmallerinin olayda etkili bulunduğunu değerlendirdi.

Ruhsatlandırmada eksiklik iddiası

Raporlarda, kozmetik üretim tesisinin 2. sınıf gayrisıhhi müessese olarak değerlendirilmesi gerekirken 3. sınıf kapsamında ruhsatlandırıldığı ileri sürüldü.

Ruhsat dosyasında itfaiye raporu, yapı kullanım izin belgesi ve bazı zorunlu belgelerin bulunmadığı, 24 Ekim 2025’te yapılan denetimde eksiklerin tespit edilmesine rağmen idari işlem uygulanmadığı belirtildi.

Savcılık, bilirkişi raporları, mülkiye müfettişlerinin incelemesi, tanık ifadeleri ve resmî belgeler doğrultusunda şüphelilerin savunmalarına itibar edilmediğini kaydetti.

İddianamenin mahkeme tarafından kabul edilmesi hâlinde 7 kamu görevlisinin yargılanmasına başlanacak. Şüpheliler hakkındaki suçlamalar kesinleşmiş bir yargı kararına dayanmıyor.A W751284 02A W751284 03A W751284 01