“Hukuk” kavramı çok genel olarak, insan davranışlarını düzenleyen ve devlet tarafından müeyyidelendirilen bağlayıcı kurallar bütünü olarak tanımlanır.
Adalet, hukukun üstünlüğü, yasalar, insan hakları ve diğer hukuk kavramları, toplumların huzurunu sağlar. Hukukun bu temel ilkeleri, insanların bir arada yaşayabilmesi ve haklarını güvence altına alabilmesi için gereklidir.
Yargı; devlet adına hukuku yorumlayan, savunan ve uygulayan mahkemeler sistemidir. Yargı, uyuşmazlıkların çözüm mekanizması olarak da düşünülebilir.
Son yıllarda hukuk ve yargı maalesef TV ekranlarında sözüm ona gazetecilerin, eski siyasetçilerin ve akademisyenlerin elinde adeta oyuncak oldu.
Herhangi bir suçla ilişkisi olduğu düşünülen kişilere veya kurumlara devletin yargı mensublarının yapacağı operasyonları günler önceden TV ekranlarında adeta lansmanını yapan sözüm ona gazeteciler, eski siyasetçiler ve akademisyenler operasyonların ardından şüphelilerin savcılıklardaki ifadelerini mahkeme heyetinden önce ellerine geçirip TV ekranlarında yargılamalara başlıyorlar.
Devletin yargı mensublarının hızlarına yetişemedikleri bu ekran savcıları ve ekran hakimleri masumiyet karinesi olan, suç kesinleşmediği sürece kimsenin hükümlü sıfatıyla değerlendirilemeyeceğini hiçe sayarak kişilere veya kurumlara en ağır cezaları veriyorlar.
Saygınlıklarını yitiren kurumların, hayatları kararan insanların sayısının her geçen gün arttığını üzülerek çaresiz bir şekilde TV ekranlarında canlı yayınlarda hep birlikte izliyoruz.
Şimdilik yapabileceğimiz tek şey Allah hiç kimseyi ekran yargısının eline düşürmesin diye dua etmek.