Karadeniz bölgesinin tarım alanlarının büyük bir kısmını fındık ve çay üretimi kapsıyor.
Daha önceki yıllarda tütün üretimi de vardı.
Ne yazık ki dumanını yel aldı,parasını "el" aldı.
Tütün üretimi bitti.
Şeker pancarı üretimi neredeyse yok oldu.
Bugün ele alacağımız konu başlığı çay ve fındık üretimi hakkında olacak.
Dünya fındık piyasasında en kaliteli fındık tartışmasız Giresun fındığıdır.Onu takip eden Ordu ve Trabzon ilimizdir.
Ne yazık ki bir gram fındık üretmeyen Almanya dünya fındık borsasını Hamburg'da elinde tutuyor.
Bizim gibi fındık üretimi yapan İtalya ve İspanya ülkeleri bile sesini çıkarmıyor.
Son zamanlarda kokarca denilen bence biyolojik laboratuvar ortamında üremesi sağlanan böcek türü fındık ürününü perişan etti.
Bahçelerin bakımsızlığı,gübre fiyatlarının yüksek olması,ürününün karşılığını fiyat olarak alamayan çiftçinin moral bozukluğu cabası.
Toprak ana bilinçsiz şekilde kullanıldığında ister istemez rekolte düşüklüğü ortaya çıkıyor.
Şimdi gelelim çay üretimi yapan,çay üreticisinin durumuna.
Kurban bayramı üzeri,eş zamanlı olarak bütün çay üreticileri bahçeye girdiler.
Çay fabrikalarının ürün işleme kapasitesi yeterli olmayınca,çay üreticileri zor durumda kaldılar.
Çaylarını fabrikaya vermek için büyük bir güçlük çektiler.
Son zamanlarda çay toplama makinaları çıktı.Hızlı toplama meydana gelince yığıntılı bir şekilde çaylar fabrikada işlenemez hale geldi.
Bu sefer çay alımlarını kısa vadeli,aksamalı alan çay fabrikaları bile çaresiz kaldı.
Bu da gösteriyor ki, mevcut çay fabrikaları üretim kapasitelerini artırması gerekiyor.
Ya da yeni çay fabrikaları kurulması elzem gözüküyor.
ÇAYKUR bu konulara daha duyarlı olmalı.
Vatandaşın işini kolaylaştırmalı,kimseyi mağdur etmemelidir.
Çayın deminde üreticinin emeği vardır.
Hiç bir ürünün tadı kaçmasın!
Emeğin,alın terinin karşılığı olarak bütün insanlar mutlu, huzurlu sağlıklı olsun.
Üreticilerimize bereketli, bol kazançlar diliyorum.
Sevgiyle kalın, sağlıkla kalın.