Ekonomi

Altın Rezervinde Küresel Yarış: Türkiye İlk 3’te

Küresel piyasalarda altın fiyatlarının tarihi zirvelere yaklaştığı dönemde merkez bankalarının rezerv tercihleri değişti. 2020-2025 dönemine ilişkin verilere göre en fazla altın alan ülkeler arasında Türkiye üçüncü sırada yer aldı.

Abone Ol

Merkez Bankalarından Rekor Alım

2020’den bu yana altın fiyatlarının yüzde 230’un üzerinde artış göstermesiyle birlikte merkez bankaları rezervlerini güçlendirme yönünde adımlar attı. Uluslararası veri setlerine göre, 2020-2025 döneminde en büyük 15 alıcı ülke rezervlerine net yaklaşık 2 bin ton altın ekledi.

Bu süreçte altın, yalnızca güvenli liman aracı değil, aynı zamanda jeopolitik risklere ve dolar bazlı finansal sisteme karşı stratejik bir rezerv unsuru olarak öne çıktı.

En Fazla Altın Alan Ülkeler (Ton)

  • Çin: +357,1

  • Polonya: +314,6

  • Türkiye: +251,8

  • Hindistan: +245,3

  • Brezilya: +105,1

  • Azerbaycan: +83,6

  • Japonya: +80,8

  • Tayland: +80,6

  • Macaristan: +78,5

  • Singapur: +77,3

  • Irak: +74,6

  • Katar: +73,0

  • Çekya: +62,8

  • Rusya: +55,4

  • Birleşik Arap Emirlikleri: +51,7

Veriler, özellikle Doğu Asya ve gelişmekte olan ülkelerin altın alımında öne çıktığını ortaya koydu.

En Fazla Altın Satan Ülkeler (Ton)

  • Filipinler: −65,2

  • Kazakistan: −52,4

  • Sri Lanka: −19,1

  • Almanya: −16,3

  • Moğolistan: −15,9

  • Tacikistan: −11,9

  • Euro Bölgesi: −10,8

  • Kolombiya: −9,2

  • Finlandiya: −5,4

  • İsviçre: −0,1

Bazı ülkelerin likidite ihtiyacı ve ekonomik baskılar nedeniyle rezerv azaltma yoluna gittiği görüldü.

Türkiye’nin Konumu Dikkat Çekti

Listede 251,8 tonluk net artışla üçüncü sırada yer alan Türkiye, en fazla altın alan ülkeler arasında öne çıktı. Veriler, enflasyon ve döviz kuru oynaklığına karşı altının rezerv politikalarında önemli bir araç olarak kullanıldığını gösterdi.

Analistler, merkez bankalarının altın alımlarındaki artışın “politik tarafsızlık” ve rezerv çeşitlendirme stratejileriyle bağlantılı olduğuna dikkat çekiyor. Küresel finans sistemindeki belirsizlikler, fiziksel varlıklara yönelimi güçlendirmeye devam ediyor.