İSU Genel Kurulu’nda söz alan CHP Meclis Üyesi Hakan Korel, kurumun faaliyet raporuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İSU’nun bütçesinin 12 ilçeden daha büyük olduğuna dikkat çeken Korel, kentin en temel ihtiyacı olan su konusunda daha uzun vadeli ve sürdürülebilir politikalar üretilmesi gerektiğini söyledi.


“Her yıl aynı yağışı bekleyemeyiz”
Kocaeli’nin su ihtiyacının büyük bölümünün Yuvacık Barajı ve Sapanca Gölü’nden karşılandığını ifade eden Korel, “Kentin su ihtiyacının yüzde 52’si Yuvacık Barajı’ndan, yüzde 22’si Sapanca’dan karşılanıyor. Bu yıl yağışlarla birlikte baraj doluluk oranı yükseldi ancak her yıl aynı yağışın olacağının garantisi yok.” dedi.


“İhsaniye Barajı neden açılmıyor?”
Artan nüfus ve sanayi yüküne dikkat çeken Korel, yeni su kaynaklarının devreye alınmasının zorunlu olduğunu belirterek, “Uzun süre önce tamamlanan İhsaniye Barajı için halâ net bir açılış tarihi verilemiyor. Devlet Su İşleri ile neyi paylaşamıyorsunuz ki açılış sürekli erteleniyor? Bu konunun artık kamuoyuna açıklanması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.


“Organik kirlilik halk sağlığı için tehdit”
Yuvacık Barajı’ndaki su seviyesinin kritik seviyelere düşmesi durumunda oluşabilecek risklere dikkat çeken Korel, “Baraj seviyesi yüzde 20’nin altına düştüğünde organik kirlilik seviyesi oluşuyor. Bu kamu sağlığı açısından ciddi bir risk. Organik kirlilik barındıran suyun klorlanmasıyla birlikte kanser riski oluşturabilecek bir durum ortaya çıkabiliyor.” diye konuştu.


“Su tutma kapasitesi artırılmalı”
Kuraklık dönemlerinde Sapanca Gölü’nden çekilen suların da benzer riskler taşıdığını savunan Korel, “Bu nedenle su tutma kapasitesinin artırılması gerekiyor. İlk alternatif hiçbir zaman Sapanca Gölü olmamalı.” dedi.


“Sanayide su kesilirse türkiye’de hayat durur”
İSU’nun 2025 yılında yaptığı yönetmelik değişikliğine de değinen Korel, kuraklık nedeniyle yaşanacak su kesintilerinde ilk olarak sanayi ve tarım işletmelerinin hedef alınmasının yanlış olduğunu söyledi. Korel, “Kocaeli, Türk sanayisinin kalbidir. Sanayide su kesilirse Türkiye’de hayat durur.” ifadelerini kullandı.


“11 yılda gelinen nokta hüsran”
Geri kazanım suyu kullanım oranlarının yetersiz olduğunu savunan Korel, “İSU 2015 yılında geri kazanım arıtma tesisleri yapmaya başladı. Ancak bugün arıtılan gri suyun yalnızca yüzde 15’i sanayiye veriliyor. Bu da sanayi tüketiminin yüzde 35’ine denk geliyor. 11 yılda gelinen nokta hüsrandır.” dedi. Korel, sanayicilerin geri kazanım suyu kullanımına yönlendirilmesi için İSU’nun daha fazla teşvik sağlaması gerektiğini de ifade etti.

İzmit Belediyesi'nden toprak kaymasına ilişkin açıklama
İzmit Belediyesi'nden toprak kaymasına ilişkin açıklama
İçeriği Görüntüle


Yenilenebilir Enerjide Şeffaflık Çağrısı
Faaliyet raporunda yenilenebilir enerji yatırımlarına ilişkin yeterli bilgi bulunmadığını savunan Korel, “Elektrik maliyetlerini düşürmek amacıyla yapılan yenilenebilir enerji yatırımları hangi aşamada? Öncesinde maliyet neydi, sonrasında ne kadar düştü? Bunların açıklanması gerekiyor.” diye konuştu.


“İstanbul’dan daha yüksek kayıp-kaçak oranı olmaz”
Kayıp-kaçak oranlarına ilişkin de eleştirilerde bulunan Korel, “Yaklaşık 20 milyon nüfuslu İstanbul’da kayıp-kaçak oranı yüzde 18,48 iken 2 milyon nüfuslu Kocaeli’de bu oranın yüzde 22,65 olması kabul edilebilir değildir.” dedi.


“Sayıştay raporlarına kulak verin”
Konuşmasının sonunda Sayıştay raporlarındaki tespitlere dikkat çeken Korel, “4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nda belirtilen şartlara aykırı şekilde yasaklı alt firmaların 11 kez iş yaptığı tespit edilmiş. Ayrıca ihale şartlarına aykırı 26 sözleşme düzenlenmiş ve bu durum kamu zararına neden olmuş. Yine 53 kez mahal listesi hazırlanmadan ihaleye çıkıldığı raporlarda yer alıyor.” ifadelerini kullandı.