Demokrasi bugün dünyanın her tarafında ideal ve umut olarak insanların arzu ettikleri ve kutsadıkları bir rejim olsa da demokrasi teorisi ve felsefesi ile demokrasiyle yönetilen ülkelerdeki yaşananlar bize ister istemez gerçek demokrasi imkansız bir ideal mi ? sorusunu sorduruyor.
Epstein dosyalarının ortalığa saçılmasıyla birlikte bütün Dünya dehşete kapılarak Dünya’yı insan eti yiyenler, kan içenler yönetiyormuş dedi adeta.
Dünya’yı bir kenara koyup ülkemize ki demokrasiye bir göz atalım.
Ülkemiz çok partili sisteme geçtikten sonra demokrasi sevdalısı siyasetçilerin seçildikleri andan itibaren demokrasiyi kendi kişisel çıkarları için nasıl hoyratça kullandıklarına bütün ülkem insanı tanıklık etti.
Milletvekillerinin, Belediye başkanlarının gömlek değiştirir gibi parti değiştirmeleri, sivil toplum örgütülerinin değişen siyasi iktidarlara göre aksiyon almaları demokrasiyi kendi kişisel ikballeri için kullandıklarının açık göstergesidir.
Dünyamızda siyasetçilerin vampirlik derecesine varan ve bitmek tükenmek bilmeyen bu ihtiraslarını demokrasi aracıyla karşılamaları bana demokrasi bir vampirler rejimi mi ? Sorusunu sorduruyor.