İzmit Topçular Mahallesi’nde yaşanan toprak kayması sonucunda 5 bina boşaltıldı ve 63 kişi olaydan dolayı mağdur oldu. İnşaat alanında yaşanan olay sonrası inşaata zemin etüdü yapan şirketin İzmit İlçe Başkanı Gökhan Ercan’ın şirketi olduğu ortaya çıktı. Bunun üzerine MHP İzmit İlçe Başkanı İlker Kazan ve AK Parti İzmit İlçe Başkanı Halil Güngör Dokuzlar alana giderek İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet ve zemin etüdü projesine rapor yazan şirketin sahibi CHP İzmit İlçe Başkanı Gökhan Ercan’ı suçladı.
“ZİYARETLER NEDEN ŞİMDİ YAPILDI?”
MHP İzmit İlçe Başkanı İlker Kazan'ın eleştirilerine ve suçlamalarına yanıt veren Ercan konuşmasında şu ifadelere yer verdi,
“Şimdi gelelim toprak kaymasının olduğu andan sonra neler yaşadık? Şöyle bir bakalım. Bizim hedef gösterilmemizle birlikte bir gün sonra, toprak kaymasından bir gün sonra yani dün 19 Mayıs’ta siyasiler alanı ziyaret etmeye başladılar. Acaba Cumhuriyet Halk Partisi İzmit İlçe Başkanı olmasaydı, normal sade bir vatandaş olarak, normal gündelik hayatın içerisinde bir mühendis olarak bu rapora imza atmış olsaydık o alana giderler miydi? Yani dün gazetede çıkıp da ‘Gökhan Ercan yapmış’ diye haberi okuduktan sonra bu alana gittiler. Onun öncesinde niye gitmediler? Bir gün öncesinde kaymanın üzerinden yaklaşık 24–30 saat geçtikten sonra alana gitme gereksinimi duymuşlar. Bu da beceriksiz bir siyasetin, beceriksiz bir siyasi anlayışın; sanki kendilerince bir konu yakalamışlar da ‘hadi buradan yürüyelim’ anlayışıyla yapılmış bir ziyaret olarak değerlendiriyorum. Ziyarete kimler gitmiş değerli arkadaşlar? MHP’nin İzmit İlçe Başkanı gitmiş, yanına meclis üyelerini almış. Ziyarete kimler gitmiş? Seçim kazanamayan AK Parti’nin İzmit İlçe Başkanı Halil Dokuzlar gitmiş, yanlarında kim var? Meclis üyeleri var."
"NE BULDUNUZ NEYİ GÖZLEMLEDİNİZ?"
"Hepsi gidiyorlar, ellerini kaldırmışlar, kayma alanını gösteriyorlar, toprağın kaydığı yeri işaret ediyorlar. Sonuç ne? Ne açıklıyorsunuz? Partinizde yanınızda hiçbir teknik arkadaşınız yok mu sizin bu konularla ilgili? Projeyi incelediniz mi, raporları incelediniz mi, baktınız mı da o alana gidip ne beklediniz mesela? Ne buldunuz, neyi gözlemlediniz? Toprak kaymasına karşıdan baktınız, ne anladınız baktığınız yerden? Yanınızdaki, velev ki teknik arkadaşlarınız vardı; AK Parti’nin ziyaretinde meclis üyesi Aykut Bey var. Mesela Aykut Bey ne dedi raporla ilgili size? Aykut Bozkurt o alana baktıktan sonra raporla ilgili İzmit İlçe Başkanı’na ve AK Parti’nin oradaki heyetine ne dedi? Veya araziyle ilgili ne dedi? Bunu özellikle soruyorum. MHP’nin kadrosunda zaten teknik bir adam yok, onlar olayı hiç kavramamışlar, hiç anlamamışlar. AK Parti’nin ziyaretindeki teknik kadro olarak tabir ettiğimiz Aykut Bey ne dedi? Zemin etüt raporuyla ilgili ne dedi, sahada yapılan çalışmalarla ilgili nasıl bir gözlem yaptı?"
"HANGİ FİRMANIN ORTAĞIYIZ BİZ İLKER KAZAN?"
"Şimdi başka bir şey; İlker Kazan çöken yere gitti, ne dedi? Gökhan Ercan’ı hedef gösterdi: “Firmanın ortağı.” hangi firmanın ortağıyız biz? Hangi firmanın ortağıyız İlker Kazan? İnşaatı yapan firmanın mı ortağıyız, hafriyatı alan firmanın mı ortağıyız, hangi firmanın ortağıyız? Bizi kendi yaptığınız işlerle, kendi yaptığınız ticaretle karıştırmayın. Hangi firmanın ortağıyız? Oradaki vatandaşa sanki biz oradaki inşaatı yapan veya hafriyatı yapan bir firmanın ortağıymışız gibi anlatmak ahlaksızlığın diz boyu; görüp görebileceğiniz en büyük anlamıyla… Yani bazı ifadelerden kendimi sakınıyorum söylerken ama gerçekten beceriksizlik, bilgisizlik, toplumu galeyana getirmekten başka hiçbir şey değil."
"SİZ BENİM YÜZÜME NASIL BAKACAKSINIZ"
"Ben jeoloji mühendisiyim ve zemin etüdü yapan bir firmanın ortağıyım. Onun haricinde ne inşaat yapan, ne hafriyat yapan, ne de bunun dışında ticaret yapan bir firmanın ortağı değilim. O yüzden bu şeyleri söylerken biraz daha dikkatli olsunlar; bunlar hassas konulardır ve toplumumuz maalesef teknik anlamda olaylara ve konulara hâkim değildir, kendilerinin olmadığı gibi. Konuları konuşurken sözlerimizi teraziden iyi geçirin. Sadece siyaset yapmak için değil; bakın bizler bu kentin sokaklarındayız, her gün cenazesindeyiz, düğünündeyiz ve birbirimizin yüzüne bakıyoruz. Bu lafları söyledikten sonra siz benim yüzüme nasıl bakacaksınız, nasıl selam vereceksiniz?”