Kocaeli Üniversitesi önünde gerçekleştirilen basın açıklamasında konuşan Prof. Dr. Zelal Ekinci, kendisine destek verenlere teşekkür ederek,
"Barış akademisyeni olarak geçen bu on yıl boyunca ders anlatmak, sorunlara çözüm üretmek, gençlerle birlikte düşünmek, araştırmak ve öğrenmeye devam etmek hayatımın en değerli parçaları oldu" dedi. İhraç sürecinin yalnızca mesleki bir kayıp olmadığını ifade eden Ekinci,
"Yaşadıklarımız elbette kolay değildi. Kayıplarımız oldu, bedeller ödedik. Ancak 'Bu Suça Ortak Olmayacağız' bildirisine imza attığımız günlerde yaşananları unutmamız mümkün değil." diye konuştu.
Barış bildirisine imza attıkları dönemde yaşanan hak ihlallerine dikkat çeken Ekinci, Taybet İnan'ın yaşamını yitirmesini hatırlatarak, "Ben bugün 57 yaşındayım. Aradan geçen yıllarda yaşamaya devam ettim. Ancak yaşadığım hiçbir kayıp, Taybet İnan'ın ve ailesinin yaşadığı kayıpla kıyaslanamaz." ifadelerini kullandı.
Görevden uzaklaştırılma sürecine de değinen Ekinci, 12 Ağustos 2016 tarihinde Kocaeli Üniversitesi Yönetim Kurulu tarafından alınan kararlarla kendisi ve bazı akademisyenler hakkında işlem başlatıldığını hatırlattı. O dönem sessiz kalanların da yaşanan süreçte sorumluluğu bulunduğunu savunan Ekinci, hukuksuzluklara karşı dayanışmanın önemini vurguladı.
Konuşmasının sonunda toplumsal hafızanın önemine dikkat çeken Ekinci, "Bugün ötekine yapılan bir hukuksuz uygulamanın yarın gelip sizi de bulacağı ve etkileyeceği tarih boyunca defalarca hatırlatılmadı mı? İşte şimdi yaşananlar, yıllar önce 'Bunlar bizim başımıza gelmez' denilen süreçlerin bir devamı değil mi?" dedi.
Ekinci, açıklamasını "Aydınlık günler görmek dileğiyle hepinizi saygıyla selamlıyorum." sözleriyle tamamladı.