Kocaeli Hayvanları Koruma Derneği (Kocaelider41) Başkanı Selma Platin Pek, Karamürsel Vapur İskelesi önünde düzenlediği basın açıklamasında, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş'ın 9 Temmuz'da gerçekleştirilen İl Hayvanları Koruma Kurulu Toplantısı'nda paylaştığı veriler ve değerlendirmelere tepki gösterdi. Açıklamaya Dernek Başkanı Selma Platin Pek ile yönetimi, Kocaelider41 Marmara Bölgesi Koordinatörü, İstanbul İl Temsilcisi ve Basın Danışmanı Yeşim Tütün ve çok sayıda hayvansever katıldı. Alanda açıklama yapan Başkan Pek ve Koordinatör Tütün, il genelinde 19 bin 800 sokak köpeğinin toplandığını ve bunların yaklaşık 10 bininin barınaklarda yaşamını yitirdiğini açıklayan Kocaeli Valisi İlhami Aktaş'a seslenerek ölümlerin nedenlerinin kamuoyuna duyurulmasını istedi.


BAŞKAN PEK: HUKUKİ DAYANAKTAN YOKSUN OLAN 5199 SAYILI KANUN

Kocaeli Bugün Kimler Vefat Etti? 13 Temmuz 2026 Cenaze Listesi
Kocaeli Bugün Kimler Vefat Etti? 13 Temmuz 2026 Cenaze Listesi
İçeriği Görüntüle

Kocaeli Hayvanları Koruma Derneği Başkanı Selma Platin Pek, konuyla ilgili açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“9 Temmuz 2026 tarihinde Kocaeli Valiliğinde gerçekleştirilen İl Hayvanları Koruma Kurulu toplantısında dile getirilen bazı değerlendirmeleri, hukuk devleti ilkesi, Anayasa ve vicdani sorumluluğumuz gereği kamuoyunun dikkatine sunuyoruz. Toplantıda, vatandaşların evlerinde bakabilecekleri hayvan sayısına kamu görevlileri tarafından karar verilebileceği yönünde ifadeler kullanılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 2. maddesi, devletimizin bir hukuk devleti olduğunu hüküm altına almaktadır. Hukuk devletinde idare, ancak kanunun verdiği yetkiyi kullanabilir. Kanunda bulunmayan bir sınırlama, idari yorumlarla getirilemez. Anayasa'nın 13. maddesi gereğince temel hak ve özgürlükler yalnızca kanunla sınırlandırılabilir. 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nda ve ilgili uygulama mevzuatında vatandaşların evlerinde bakabilecekleri hayvan sayısını sınırlayan herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle böyle bir sınırlama hukuki dayanaktan yoksundur.


“CİDDİ ENDİŞE OLUŞTURMAKTADIR”

Ayrıca Anayasa'nın 21. maddesi konut dokunulmazlığını güvence altına almaktadır. Hiç kimsenin yaşam alanına, kanunun açıkça izin vermediği bir müdahale yapılamaz. Vatandaşların evlerinde kaç hayvan besleyeceğine idarenin karar vereceği yönündeki açıklamalar, temel hak ve özgürlükler bakımından ciddi endişe oluşturmaktadır.
Anayasa'nın 125. maddesi ise idarenin her türlü işlem ve eyleminin yargı denetimine tabi olduğunu açıkça düzenlemektedir. Hukuka aykırı her idari işlem, bağımsız yargının denetimine açıktır. 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nun amacı hayvanların yaşamlarını korumak, acı çekmelerini önlemek ve refahlarını sağlamaktır. Kanunun ruhu; yaşatmak, korumak ve bilimsel yöntemlerle çözüm üretmektir. Bizler kötü koşullarda hayvan bakılmasını asla savunmuyoruz. Hayvana eziyet eden, ihmal eden veya sağlıksız koşullarda tutan herkes hakkında kanunun öngördüğü yaptırımlar uygulanmalıdır. Ancak birkaç kişinin yanlışını gerekçe göstererek binlerce vicdan sahibi hayvan koruyucusunu suçlu gibi göstermek, masumiyet karinesi ve hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz.


“19 BİN 800 KÖPEKTEN 10 BİNİ ÖLMÜŞ”

Toplantıda sokaklarda yaşamın uygun olmadığı, bakımevlerinin daha güvenli olduğu ifade edilmiştir. Ancak kamuoyu adına şu soruları sormak zorundayız: BKMP verilerine göre yaklaşık bir buçuk yılda 19.800 köpek toplanmış, bunların yaklaşık 10.000'i hayatını kaybetmiştir. Bu ölümlerin sebepleri nelerdir? Bağımsız bir inceleme yapılmış mıdır? Sorumlular hakkında herhangi bir işlem başlatılmış mıdır? Belediyelerin bakımevi kurmaları için kanunla tanınan süre 31 Aralık 2028 tarihine kadar devam ederken, neden binlerce hayvan yetersiz kapasitedeki alanlara toplanmaktadır?
2004 yılından bu yana belediyeler, 5199 sayılı Kanun kapsamında kısırlaştırma, tedavi ve rehabilitasyon görevlerini eksiksiz yerine getirmiş olsaydı, bugün bu sorunların büyük bölümü zaten yaşanmayacaktı.

“BENZİNLİKLERDEKİ KÖPEKLER BİLE HEDEF GÖSTERİLİYOR”

Düne kadar "okulda olmaz", "parkta olmaz", "cami çevresinde olmaz" denildi. Bugün ise şehir dışındaki benzinliklerde yaşayan köpekler dahi hedef gösteriliyor. Bu canlılar şehir içinde olmayacak, şehir dışında olmayacak... O hâlde nerede yaşayacaklar? Çözüm; yaşam alanlarını yok etmek değil, bilimsel ve hukuki yöntemlerle nüfusu yönetmektir. Buradan bir hatırlatmayı da inancımız adına yapmak istiyoruz. Yüce Allah Kur'an-ı Kerim'de "Yeryüzünde yürüyen hiçbir canlı ve iki kanadıyla uçan hiçbir kuş yoktur ki sizin gibi birer ümmet olmasınlar." (En'âm Suresi, 38. ayet) buyurmaktadır. Bu ayet, diğer canlıların da Allah'ın yarattığı birer topluluk olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav) ise: "Merhamet etmeyene merhamet edilmez." buyurmuştur.

‘ALLAH’IN YARATTIĞI BÜTÜN CANLILARA MERHAMET EDİLMELİ’
Bir başka sahih hadiste ise susuz bir köpeğe su verdiği için bağışlanan kişiden, yine bir kediyi aç bırakarak ölümüne sebep olduğu için azaba uğrayan kişiden bahsedilmektedir. Bu hadisler, İslam'ın hayvanlara karşı merhameti sadece tavsiye değil, ahlaki ve dini bir sorumluluk olarak gördüğünü göstermektedir.Bizler Hz. Muhammed'in ümmeti olmakla övünüyorsak, O'nun merhametini de örnek almak zorundayız. Merhamet yalnızca insana değil, Allah'ın yarattığı bütün canlılara gösterildiğinde gerçek anlamını bulur.

‘UYUŞTURUCU SATICILARI SOKAKLARDA KOL GEZİYOR’
Bugün sokaklarda uyuşturucu satıcıları, kadına ve çocuğa yönelik şiddet failleri, hırsızlar ve toplum güvenliğini tehdit eden birçok unsur varken, bütün kamu gücünün öncelikle sokak hayvanlarına yöneltilmesi kamu vicdanında ciddi soru işaretleri oluşturmaktadır. Bizler devletimizle karşı karşıya gelmek istemiyoruz. Tam aksine, devletimizin Anayasaya, kanunlara ve hukukun üstünlüğüne bağlı kalarak hareket etmesini; bilim insanlarının, veteriner hekimlerin ve hayvan hakları savunucularının görüşleriyle ortak akıl oluşturmasını talep ediyoruz.
Çünkü hukuk olmadan adalet, adalet olmadan huzur, merhamet olmadan da insanlık olmaz.
Yaşatmak suç değildir. Yaşatmak vicdandır. Yaşatmak hukuktur. Yaşatmak, inancımızın da emridir.”

KOORDİNATÖR TÜTÜN: ÇÖZÜM YOK ETMEKTE DEĞİL YAŞATMAKTADIR

“Çözüm yaşatmakla bulunur, yok etmekle değil" diyen Kocaeli Hayvanları Koruma Derneği Marmara Bölgesi Koordinatörü, İstanbul İl Temsilcisi ve Basın Danışmanı Yeşim Tütün ise konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Bugün üzülerek görüyoruz ki merhamete karşı sistemli bir nefret dili oluşturulmaktadır. Sosyal medya üzerinden doğrulanmamış haberler, manipülatif paylaşımlar ve korku söylemleriyle toplumda infial oluşturulmaktadır. Yaşam hakkını savunan insanlar hedef gösterilmekte, hakaretlere maruz bırakılmakta, şiddet çağrıları yapılmaktadır."


‘BENZİNLİKLERDEKİ KÖPEKLERİ DE UZAKLAŞTIRACAKLAR’
Kocaeli'de benzinliklerde yaşayan köpeklerin uzaklaştırılmasına yönelik kararları da eleştiren Tütün, şu ifadeleri kullandı:
"Bugün Kocaeli'de trafik güvenliği gerekçesiyle benzinliklerde bulunan köpeklerin uzaklaştırılmasına yönelik kararlar alınmaktadır. Oysa dünyanın birçok ülkesinde bu hayvanlar kayıt altına alınarak, beslenerek ve kontrol edilerek yaşamlarını sürdürmektedir. Çözüm yaşatmakla bulunur, yok etmekle değil."
Kalıcı çözümün bilimsel yöntemlerden geçtiğini belirten Tütün, kısırlaştırma, kimliklendirme, sahiplendirmenin teşvik edilmesi, üretimin denetlenmesi ve hayvan terkine ağır yaptırımlar uygulanması gerektiğini savunarak, "Merhamet suç değildir. Yaşam hakkını savunmak suç değildir. Biz şiddetin değil hukukun, nefretin değil vicdanın yanındayız.”