Kamu çalışanlarının maaş artışlarının hangi enflasyon verisine göre belirleneceği tartışması sürerken, HEKİMSEN yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, farklı kurumların açıkladığı enflasyon oranları arasındaki farkın kamu çalışanları açısından güven sorunu oluşturduğu ifade edildi.
Farklı Enflasyon Verileri Tartışma Yarattı
Açıklamada, bir kurumun aylık enflasyonu yüzde 2,96 olarak duyururken, başka bir kurumun yüzde 3,85, farklı bir araştırma grubunun ise yüzde 4,01 oranını açıkladığına dikkat çekildi. Enflasyon oranlarının ürün sepeti, veri toplama yöntemi ve hesaplama tekniklerine göre değişiklik gösterebileceği belirtilirken, maaş artışlarının tek bir veri kaynağına bağlanmasının ciddi sonuçlar doğurduğu savunuldu.
Yüzde 1’lik bir farkın dahi yıl boyunca biriktiğinde reel gelir kaybına yol açabileceği kaydedildi.
Çoklu Veri Ortalaması Önerisi
HEKİMSEN, enflasyon farkının yalnızca Türkiye İstatistik Kurumu verilerine bağlı kalmadan hesaplanması gerektiğini belirtti. Öneriye göre, en az üç bağımsız veya resmi ekonomik araştırma kuruluşunun açıkladığı verilerin ortalaması esas alınmalı.
Açıklamada, İstanbul Ticaret Odası, üniversiteler ve Merkez Bankası gibi kurumların verilerinin dikkate alınabileceği ifade edildi. Ayrıca, üçlü ortalamanın TÜİK verisinin altında kalması durumunda çalışan aleyhine bir sonuç doğmaması için TÜİK oranının esas alınması gerektiği belirtildi.
Aylık Eşel Mobil Talebi
Enflasyonun her ay artmasına rağmen maaşların 6 ayda bir güncellenmesinin çalışanları gelir kaybına uğrattığı savunulan açıklamada, eşel mobil sisteminin aylık olarak uygulanması talep edildi. Bu modelde, aylık enflasyon ortalamasının maaş katsayılarına otomatik olarak yansıtılması gerektiği kaydedildi.
Açıklamada, enflasyon tartışmasının teknik bir mesele olmanın ötesinde kamu çalışanlarının alım gücünü ve yaşam standartlarını doğrudan etkilediği vurgulandı.




