Gündem

İmamoğlu’ndan mahkemeye dikkat çeken çağrı

İBB davasının 7’nci gününde mahkemeden tahliye kararı çıkmadı. Duruşma, bayram sonrasına ertelenirken sanıkların savunmaları devam etti. Ekrem İmamoğlu’nun duruşmadaki sözleri ve salon tartışmaları dikkat çekti.

Abone Ol

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasının 7’nci gününde görülen duruşmada tahliye kararı çıkmadı. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, 106’sı tutuklu 402 sanık yargılanırken, duruşma bayram sonrasına ertelendi.

Duruşmada Tahliye Kararı Çıkmadı

Mahkeme başkanı, avukatların tahliye taleplerine ilişkin değerlendirmeyi nisan ayında yapacaklarını belirtti. Bu nedenle bayram öncesi görülen duruşmada herhangi bir tahliye kararı verilmedi. Dava, 22 Mart Pazartesi gününe ertelendi.

İmamoğlu’ndan Mahkemeye Çağrı

Duruşma sırasında söz alan Ekrem İmamoğlu, salondaki izleyici kısıtlamasını eleştirerek şu ifadeleri kullandı:

“Herkes sorumluluk almaya hazır. Lütfen bunu bayramda düşünmenizi istirham ediyoruz. Kısıtlamaların ne size ne heyetinize ne de insanların adil yargılanma sürecine en küçük faydası yoktur. İnsanların gerçekten buna ihtiyacı var.

Bütün bunları revize edip müzakere kapınızı açık tursanız, kimse sizin makamınıza saygısızlık yapmaz. Şeffaflıktan kaybedeceğiniz hiçbir şey olmaz. Kazanan yüce Türk yargısı, yüce Türk milleti olur.

Duruşmanın naklen yayınlanmasını herkesin istediği durumdan bu kısıtlamalara geldik. Bu doğru bir evrilme değil. Bu dava çok büyük bir dava, sorumluluğunuz çok büyük. Lütfen söylediklerimi dikkate almanızı istirham ediyorum.

Bayrama giriyoruz. Bazen öyle bir çıkış yaparsınız, insanların tutuksuz yargılanma hakkını sağlarsınız. Tarihe geçersiniz.”

Murat Or İfadesini Değiştirdi

Duruşmada ilk savunmayı yapan Murat Or, savcılıkta verdiği ifadelerin iddianameye yanlış yansıdığını öne sürdü. Or, rüşvet iddialarına ilişkin kesin bir görgüsünün olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Etkin pişmanlıktan yararlanma ihtiyacı hissetmedim. Sadece gördüğüm, duyduğum konuları anlattım. Kesin görgüye dayanmış beyanlarım değildir. Kimseye bir ithamda bulunmanın doğru olacağını düşünmüyorum. Ali Sukas’a para verildiğine gözümle şahit olmadım. Kendimle ilgili kısmı sadece cevap vereyim; ben böyle bir olay yaşamadım. HTS kayıtlarına bakıldığında zaten benimle ilgili kısımlarda çok fazla detay yok. Bunun sebebinin de iş yerinde olmamdan kaynaklandığını düşünüyorum. Rüşvetle ilgili bir konuda adımın geçmesine gerçekten çok üzülüyorum.

Görev yaptığım sürede firmalar bazen gübre numunesi, ürün envanteri, broşür gibi materyalleri kapalı şekilde getiriyordu. Genel müdür Ali Bey’in müsait olmadığı zamanlarda firmaları ben misafir eder, görüşemeyeceği durumlarda ise kendisine bilgi verip onayını alarak getirilenleri masamın herkes tarafından görülebileceği yerine bıraktırır ve daha sonra kendisine verirdim. Getirilenleri açıp bakma, inceleme sorumluluğum ve yetkim bulunmamaktadır. Böyle bir para alışverişi gerçekleşecek olsa, makam odasının girişindeki herkes tarafından görülebilecek bir odada mı yapılır?

Gizli tanıkların ifadelerine bakıldığında ise bu süreçler başladıktan sonra ifade verildiği görülüyor. Sanık olma ihtimalinden kaçınmak, cezaevine girmemek ve isim vermiş olmak için ismimi zikrettiklerini düşünüyorum.”

Ali Sukas: “Suç Örgütü Üyesi Olsam Kadro Kurmaz mıydım?”

Duruşmada savunma yapan Ali Sukas ise hakkındaki suçlamaları reddederek şu ifadeleri kullandı:

“Ben Özel Kalem Müdürümün siyasi ideolojik kimliğini biliyorum. Asistanım aynı. 20 yıldır, 15 yıldır şirkette çalışıyor. Çaycım öyle, hatta en son ben emekli ettim onu. Yani 11-12 genel müdürle çalışmış bir çaycımız vardı. Emekli oldu geçen sene. Çaycılarımı değiştirmedim, şoförümü değiştirmedim. Yani ben gerizekalı mıyım, ben aptal mıyım? Ben suç örgütü üyesi olsam kendime kadro kurmaz mıydım? Böyle işlerin içine gireceğim, bu kadar riskli işlerin içerisinde para ilişkilerini, ahlaksızlıkların içerisinde ama o kadroyu orada tutacağım. Kendime göre bir kadro kurardım. Hani çok zor bir şey değildi.”

Sukas ayrıca, dosyadaki iddiaların çelişkili olduğunu savunarak şu ifadeleri kullandı:

"Savcılık, Genel Müdür olarak atandığım andan itibaren sözde 'çıkar amaçlı suç örgütüne' üye olduğumu iddia ediyor. İddiaya göre 2019’dan beri bu yapı içinde hareket ediyorum, alım yapılacak firmaları seçiyorum ve işlerin bedelinin yüzde onunu alarak sisteme aktarıyorum. Ancak dosyada ifade veren Ali İhsan Mengi, Yücel Mengi ve Dinçer Kantar’ın beyanları savcılığın bu iddiasıyla açıkça çelişiyor.”

Gizli Tanık İfadelerine Tepki

Sukas, gizli tanık ifadelerine de tepki göstererek şu sözleri dile getirdi:

"Şimdi bu mahlukat nasıl bir canlıysa, yazıcı melekleri gibi benim omuzuma oturmuş, beni 24 saat izlemiş... Bunu düşündüm yani böyle bir canlı var mıdır diye. 'Evliya olabilir mi?' dedim, olmadı o. 'İn midir, cin midir' derken şeytanda karar kıldım. Çünkü fitne ve dedikoduyu yayan şeytandır.”

Duruşma Bayram Sonrasına Ertelendi

Mahkeme, Ali Sukas’ın savunmasının tamamlanamaması nedeniyle duruşmanın bayram sonrası devam etmesine karar verdi. Duruşmanın 22 Mart Pazartesi günü yeniden görüleceği bildirildi.