Gündem

İzmit'te Hak Mücadelesinin Ortasında Unutulan Bir Miras

İzmit’te eylemlerin ve basın açıklamalarının simge mekânı olan İnsan Hakları Parkı’ndaki anıt, bakımsızlık ve ilgisizlik nedeniyle kaderine terk edildi.

Abone Ol

İzmit’te basın açıklamaları ve eylemlerin adresi olarak bilinen İnsan Hakları Parkı, yurttaşların hak taleplerini dile getirdiği bir alan olmasının yanı sıra kent merkezinde nefes alınabilen önemli bir sosyal alan olarak öne çıkıyor. Parkın içinde yeşil alanlar, çocuk oyun grubu ve dinlenme noktaları yer alsa da alanı asıl anlamlı kılan iki unsur bulunuyor. Bunlardan biri yaklaşık 600 yıllık zeytin ağacı, diğeri ise İnsan Hakları Anıtı.


Deprem Sonrası Yapılan Anıt
İnsan Hakları Anıtı, 1999 Depreminin ardından gazeteci, yazar ve heykeltıraş Mahir İrfan Benli tarafından, Anıtpark’taki deprem anıtıyla birlikte hayata geçirildi. Kente önemli eserler kazandıran Benli’nin bu çalışmasında, barışı simgeleyen güvercin figürü en üstte yer alırken, orta bölümde insan figürü bulunuyor. Anıtın alt kısmında ise her bir yüzünde “barış, eşitlik, özgürlük, adalet ve sevgi” ifadeleri yer alıyor.


Ne İsim Var Ne Tarih
Mermerden yapılan anıtın üzerinde, eseri kimin yaptığına ya da hangi tarihte inşa edildiğine dair herhangi bir bilginin bulunmaması dikkat çekiyor. Kent merkezinde, her gün binlerce yurttaşın önünden geçtiği bu anıtın kimliğinin adeta silinmiş olması, kültürel miras açısından soru işaretleri doğuruyor.


Karalamalar ve Hasar Görmezden Geliniyor
Anıtın mevcut durumu ise içler acısı. Üzerinde çeşitli karalamalar bulunurken, özellikle kadın örgütlerinin eylem duyurularına ait bildirilerin mermer yüzeye yapıştırıldığı görülüyor. Mermer blokların bazı bölümlerinde kırıklar oluşmuş, yüzeylerde kararmalar meydana gelmiş durumda. Zamanın ve ihmalkârlığın etkisiyle anıt, ayakta kalmaya çalışıyor.


Anıtın Değerinin Farkında Olmadığı Görülüyor
Hem estetik hem de simgesel değeri yüksek olan İnsan Hakları Anıtı’nın bakımından sorumlu kurumların ilgisizliği dikkat çekerken, bu alanda sık sık hak ve özgürlük talepli açıklamalar yapan yurttaşların da anıtın değerinin yeterince farkında olmadığı görülüyor. Kentin göbeğinde yer alan ve insan haklarını simgeleyen bu çalışmanın neden kaderine terk edildiği ise merak konusu...