Kocaeli’de 74 yaşındaki bir hastanın karın boşluğunu tamamen kaplayan 6,5 kilogram ağırlığındaki böbrek tümörü, Kocaeli Şehir Hastanesinde gerçekleştirilen operasyonla alındı. Yaklaşık 1,5 yıl önce böbreğinde kitle tespit edilen ancak ameliyat korkusu nedeniyle tedaviyi erteleyen hasta, hekimlerin bilgilendirmesinin ardından operasyonu kabul etti.

Acil servise başvurdu

Genel durum bozukluğu, tansiyon düşüklüğü ve halsizlik şikâyetleriyle Kocaeli Şehir Hastanesi Acil Servisine başvuran hasta, ilk olarak dahiliye servisine yatırıldı.

2026 fındık yevmiyesi ne kadar? Yeni tarife açıklandı
2026 fındık yevmiyesi ne kadar? Yeni tarife açıklandı
İçeriği Görüntüle

Buradaki tedavisinin ardından Üroloji Kliniğine devredilen hastaya ultrason ve tomografi tetkikleri yapıldı. İncelemelerde, karın boşluğunu tamamen kaplayan yaklaşık 25 santimetre çapında böbrek tümörü ile karın aortunda 6 santimetrelik anevrizma tespit edildi.

Yüksek riskli ameliyatı kabul etti

Böbreğindeki kitlenin yaklaşık 1,5 yıl önce belirlendiği ancak hastanın ameliyat korkusu nedeniyle tedaviyi reddettiği öğrenildi. Hekimlerin hastalığın oluşturduğu riskler ve uygulanacak tedavi hakkında bilgi vermesinin ardından hasta ameliyat olmayı kabul etti.

Üç branş birlikte görev aldı

Yüksek riskli operasyon, Üroloji ve Genel Cerrahi ekipleri tarafından gerçekleştirilirken Kalp ve Damar Cerrahisi ekibi de ameliyat sırasında hazır bulundu. Yaklaşık 1,5 saat süren operasyonda 6,5 kilogram ağırlığındaki tümör ile hastalıklı böbrek başarıyla çıkarıldı.

A W748557 01-1

"Hastamız cerrahi operasyondan korktuğu için bu süreçte hekime başvurmamış veya ertelemiş"
Başarılı geçen operasyonun detaylarını anlatan Kocaeli Şehir Hastanesi Üroloji Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Mustafa Güneş, hastanın genel durumu, yaşı ve karın aortundaki anevrizma nedeniyle ameliyatın ciddi hayati risk taşıdığını belirtti. Güneş, "Hastamız 74 yaşında. Acil polikliniğine genel durum bozukluğu, tansiyon düşüklüğü ve halsizlik nedeniyle başvuruyor. Dahiliye branşı tarafından hasta servise yatırılıyor. Dahiliye tarafından değerlendirildikten sonra böbrekteki kitle nedeniyle bize konsülte ediliyor. Genel durumu düzeldikten sonra biz de hastamızı kliniğimize devraldık. Aslında sonradan öğrendik ki bu kitle yaklaşık 1,5 yıldır tespit edilmiş ancak hastamız cerrahi operasyondan korktuğu için bu süreçte hekime başvurmamış" dedi.

"Cerrahi açıdan oldukça büyük risk taşıyordu"

Ultrasonda yaklaşık 27 santimetrelik kitlenin tespit edildiğini söyleyen Güneş, "Ardından tomografiler çekildi. Tomografide de yaklaşık 25 santimetre çapında, neredeyse bütün karın boşluğunu kaplayan dev kitle tespit edildi. Bunun yanında ana atardamarda, yani aort anevrizması dediğimiz yaklaşık 6 santimetrelik balonlaşma vardı. Ayrıca içinde trombüs dediğimiz bir oluşum da mevcuttu. Bu hastamız hem yaşı hem de genel durumu itibarıyla, bir de anevrizmasının bulunması nedeniyle cerrahi açıdan oldukça büyük risk taşıyordu. Çünkü operasyon sırasında tansiyonun yükselmesi gibi durumlarda anevrizmanın rüptüre olma riski vardı. Bu da ciddi anlamda ölüme neden olabilecek bir durumdu. Bu nedenle hastamızı multidisipliner şekilde değerlendirdik. Hem kalp ve damar cerrahisi hem de bütün karın boşluğunu dolduran, organların yer değiştirmesine neden olan bu kitle nedeniyle genel cerrahi ile birlikte ameliyat kararı aldık" diye konuştu.

"Bütün karın boşluğunu kaplayan dev bir kitleydi"
Operasyon sırasında yaşanabilecek muhtemel anevrizma yırtılmasına karşı Kalp ve Damar Cerrahisi ekibinin de ameliyathanede hazır bulunduğunu aktaran Güneş, "Ameliyatı genel cerrahiden Doç. Dr. Ali Çiftçi ve ekibiyle birlikte gerçekleştirdik. Kalp ve damar cerrahisi ekibi de ameliyathanede hazır bulundu. Çünkü operasyon sırasında her an damarla ilgili bir problem ya da yırtılma gelişebilirdi, sağ olsunlar. Hastamızın kitlesini herhangi bir komplikasyon gelişmeden çıkarmayı başardık. Hastamız bir gün yoğun bakımda takip edildi. Daha sonra servise geldi. Operasyonun 4. günü taburcu ettik. . Daha sonra kontrole gelfi durumu bayağı sağlıklı görünüyordu" şeklinde konuştu.

"6,5 kilogram dev kitle"
Kitlenin 6,5 kilogram ağırlığında olduğunu ifade eden Güneş, şunları kaydetti:
"Kesin patoloji sonucu henüz çıkmadı ancak, renal hücreli bir tümör olacağı ifade edildi. Çok agresif özellik gösteren bir tümör olmayabilir. Şükürler olsun, güçlü ekibimiz ile rahatlıkla operasyon sürecini tamamladık. Ekibin üstün gayretleri sayesinde hastamızı herhangi bir sorun yaşamadan ameliyat ettik ve sağlıklı şekilde taburcu ettik."

A W748557 04-1

Uzmanından önemli uyarı: "Bunlar kesin risk faktörleridir"
Böbrek tümörlerinin çoğunlukla başka hastalıklar veya tarama nedeniyle için yapılan tetkiklerde tesadüfen tespit edildiğini belirten Prof. Dr. Güneş, belirtilerin hastaların yalnızca yüzde 15-20'sinde idrarda kanama veya yan ağrısı veya kitlenin basısına bağlı semptomlar şeklinde ortaya çıktığını söyledi. Güneş, "Böbrek tümörleri genellikle başka bir nedenle yapılan tetkikler sırasında tesadüfen tespit edilir. Klasik anlamda çok belirgin belirtiler vermez. İdrarda kanama olabilir, bulunduğu tarafta yan ağrısı olabilir ya da kitlenin büyüklüğüne bağlı olarak çevre organlara baskı yapması nedeniyle bazı şikayetler görülebilir. Ancak bunlar hastaların yalnızca yaklaşık yüzde 15-20'sinde görülür. Büyük çoğunluğu ise tesadüfen belirlenir ve bu şekilde bize gelir. En önemli risk faktörleri sigara kullanımı, hipertansiyon ve obezitedir. Bunlar kesin risk faktörleridir. Bunun dışında metabolik sendrom gibi başka etkenler de olabilir" diye konuştu.

"Meslek hayatımda ilk defa bu kadar büyüklükte böbrek kitlesiyle karşılaştım"
Kendi kliniğinde meslek hayatı boyunca ilk defa bu büyüklükte bir böbrek kitlesiyle karşılaştığını aktaran Güneş, "Dünya literatürüne baktığımızda ise 46 santimetreye kadar ulaşan böbrek tümörleri bildirilmiş durumda. Hem ülkemizde hem de dünyada bu tür vakalar var ancak sayıları çok fazla değil. Ancak hasta kaynaklı nedenlerle bazen bu kadar büyük kitlelerle de karşılaşabiliyoruz" ifadelerini kullandı.

"Böbrek tümörleri dünyada tüm kanserler arasında 14. sırada yer alıyor"
Kocaeli Şehir Hastanesi Üroloji Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Mustafa Güneş, böbrek tümörlerinin dünyada en sık görülen kanserler arasında 14. sırada yer aldığını belirterek, sözlerini şöyle noktaladı:
"Sigara sadece böbrek tümörlerinde değil, mesane tümörlerinde ve akciğer tümörlerinde de önemli bir risk faktörüdür. Böbrek tümörleri dünyada tüm kanserler arasında yaklaşık 14. sırada yer alıyor ve tüm kanserlerin yaklaşık yüzde 2'sini oluşturuyor. Bu nedenle sigaranın mutlaka bırakılması gerekiyor. Hipertansiyon varsa mutlaka hekim kontrolünde tedavi edilmesi gerekiyor. Özellikle obezite, yani şişmanlık konusunda da dikkatli olunmalı. Çünkü bunlar böbrek tümörleri açısından en önemli risk faktörleridir. Tanı konulduğu zaman da tedavinin geciktirilmemesi gerekiyor. Kısa sürede tedavi olmakta fayda var. Erken dönemde tedavi edildiğinde hem bizim işimiz kolaylaşıyor hem de hasta açısından metastaz gelişmeden tedavi edilme şansı artıyor."