Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde yaşayan ve lenfoma tedavisi gören 49 yaşındaki Serkan Abut, 16 Haziran’da bir zincir marketten aldığı Tahsildaroğlu markalı 400 gramlık olgunlaştırılmış Kırık Beyaz Peynir’i tükettikten sonra mide bulantısı, kusma ve karın krampları yaşadığını belirtti.
Hastaneye başvuran Abut’a gıda zehirlenmesi teşhisi konulduğu ve olayla ilgili adli rapor düzenlendiği aktarıldı. Abut, yaşadığı rahatsızlığın kanser tedavisiyle bağlantılı kullandığı ilaçları ve psikolojik durumunu da olumsuz etkilediğini söyledi.
Üründe listeria tespit edildi
Abut’un Alo 174 Gıda Hattı’na yaptığı ihbarın ardından Kocaeli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin ürünü satın aldığı markette denetim gerçekleştirdiği bildirildi.
Denetim kapsamında aynı parti numarasına sahip üründen alınan numunelerde listeria bakterisi tespit edildiği, söz konusu partideki peynirler hakkında toplatma ve imha kararı alındığı belirtildi.
Tarım ve Orman Bakanlığının gıda güvenliği bilgilendirmesine göre Listeria monocytogenes, buzdolabı gibi soğuk ortamlarda da çoğalabilen ve ciddi gıda kaynaklı hastalıklara neden olabilen bir bakteri olarak tanımlanıyor. Bağışıklık sistemi zayıf kişiler riskli gruplar arasında bulunuyor.
“Ağzımda zehir gibi bir acı hissettim”
Yaklaşık 5 yıldır kanser tedavisi gördüğünü belirten Abut, peyniri tükettikten sonra yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:
“Yaklaşık 5 senedir lenfoma kanseriyle mücadele ediyorum. Bu süreçte karnımda yaklaşık 25 santimetrelik bir kitle oluştu. Bu kitle çölyak ve SMA gibi hayati damarlara baskı yapıyor. Bu nedenle sürekli fentanil içerikli ağrı bantları kullanmak zorundayım. 16 Haziran'da mahallemizdeki bir marketten Tahsildaroğlu marka kırık peynir satın aldım. Eve geldikten sonra sıcak ekmekle birlikte birkaç lokma yemek istedim. Hastalığım nedeniyle çok yağlı yiyecekler tüketemediğim için genellikle hafif besleniyorum. Peynirden 3-4 lokma aldıktan sonra ağzımda tarif edemeyeceğim derecede yoğun, zehir gibi acı bir tat hissettim. Rahatsızlığım sebebiyle koku alıyorum ama az alıyorum. O sebeple o yoğun kokuyu alamadım. Peynirin son kullanma tarihi de geçmemişti, daha 4 ay vardı. Ağzımda acılık oluşunca peyniri yemeyi bıraktım. Poşete koyup markete gittim. Çalışana, 'Bu peynir ağzımı zehir gibi yaptı. Bunda bir şey var' dedim. O da kokladı ve anladı. 'Abi yarın getirir misin, değiştirelim' dedi”
“Sanki bıçak saplanır gibi”
Eve döndükten sonra rahatsızlandığını söyleyen Abut, yaşadığı süreci şöyle aktardı:
“Eşim geldi ve 'Bu ev ne kokuyor? Çok pis bir şey kokuyor, leş gibi' dedi. Buzdolabını açtı, peyniri gördü, 'Bu nasıl bir koku?' dedi. 'Bunu yedin mi?' diye sordu. Yediğimi söyledim. 'Bozuk bu, nasıl yedin?' dedi. Ben de durumu anlattım. 1,5 saat sonra mide bulantısı başladı, karnıma kramplar girmeye başladı. Sanki bıçak saplanır gibi. 2,3 kere, 5'er dakika arayla istifra ettim. Eşim de çok tedirgin oldu. Hemen hastaneye gittim. Durumu bildirdik. Doktor gerekli tedaviyi uyguladı. Hastane tedavim bittikten sonra eve geldim, bu kez de panik atağım tetikledi”
“Peynirden hayatımı kaybediyordum, ‘peynir gönderelim’ dediler”
Zehirlenmenin ardından panik atağının tetiklendiğini ve kullandığı ağrı bantlarını bırakmak zorunda kaldığını söyleyen Abut, firmayla yaptığı görüşmeye ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Karnımdaki kitlenin hayati damarlara baskı yaptığına ilişkin sağlık raporlarım bulunmaktadır. Bu nedenle düzenli olarak fentanil içerikli ağrı bantları kullanmak zorundayım. Panik atağım tetiklenince psikiyatrik ilaç almak zorunda kaldım. İlacı aldıktan yaklaşık 1,5 saat sonra şiddetli göğüs ağrısı başladı. Boğuluyormuş gibi hissettim, başım dönmeye başladı. İlacın yan etki yaptığını düşündüğüm için ağrı bandımı çıkarmak zorunda kaldım. O günden bu yana ağrı bantlarımı da kullanamıyorum. Savcılık, adli rapor düzenlenmesi amacıyla beni hastaneye sevk etti. Olaydan iki gün sonra Kocaeli Üniversitesi Hastanesi Psikiyatri Polikliniği'ne başvurarak yaşadığım süreci anlattım. Doktorlara, 'Ağrı bantları kullanıyorum, panik atağım da gelişti.
Bunu kullansam ağrım oluyor, bunu kullansam panik atağım oluyor. Ne yapacağım, bende şaşırdım' dedim. Onlar da bir şey yapamadılar. Onların da elinden gelen bir şey yok. Bu ilacı da kullanmam lazım. Tahsildaroğlu firmasından beni aradılar. Şikayetvar sitesine de yazmıştım. Durumu anlattım. Panik atağımın geliştiğini, bunun neticesinde ağrı bantlarını kullanmayı kestiğimi anlattım. 5 gün geçtikten sonra bana dönüş geldi. 'Çok özür dileriz, size peynir gönderelim...' Dalga geçer gibi. Ben peynirden hayatımı kaybediyorum, bana 'Peynir gönderelim' dediler. Ben kabul etmedim tekliflerini. 'Kesinlikle göndermeyin, istemiyorum. Ben sizi mahkemeye vereceğim' dedim.”
Toplatma süresine tepki gösterdi
Abut, şikâyetinin ardından alınan numunenin sonucunun kendisine bildirilmediğini ve ürünlerin toplatılmasında geç kalındığını savundu.
Abut, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Benim şikayetimin ertesi günü Kartepe İlçe Tarım ve Orman Bakanlığı denetim ekipleri markete gelip, benim zehirlendiğim peynirden numune almışlar. Bu sonuç bana bildirilmedi. Bu da suç. Raporda listeria bakterisi çıkmış. Ben buradaki yetkililere gittim. Orada öğrendim. Sonra beni aradılar, 'Size bu raporu vermemiz yasakmış' denildi. Niye yasak olsun? Şikayeti yapan benim. Hasta olan benim, etkilenen benim. Benim vatandaşlık hakkım değil mi? Ben vücuduma hangi zehri aldım, bunu öğrenmek hakkım değil mi? 23 Haziran'da listeria bakterisi bulunduğuna ilişkin resmi raporda var. Dün ise 23 Temmuz'du. Bir ay zamanda ne yaptınız? Niye toplatmadınız? İlla insanın mı ölmesi lazımdı? Bir ay içinde alan aldı, yiyen yedi. Şikayetvar sitesine de bakın. Bu olay öyle bir günlük, iki günlük değil. Yüzlerce şikayet var. Yazık günah değil mi bu insanlara. Bu olayda çok ölümler vardır. İnsanlar neden öldüğünü bilmiyor. Bizim gibi hastalar kanser hastası, bağışıklıkları düşük. Örneğin durumu iyiye gidiyor, sonra bir bakıyorsun enfeksiyon kapıyor. Kimsenin aklına gelmiyor, ne yediğinden araştırılmıyor. Ben bunu da ortaya çıkaracağım”
Abut’un başka ölümler yaşandığı yönündeki sözleri kişisel iddia niteliğinde olup bu konuda doğrulanmış resmî bir veri bulunmuyor. Ürünü tüketmesiyle yaşadığı bütün sağlık sorunları arasındaki tıbbi nedenselliğe ilişkin kesin değerlendirme de yetkili sağlık kurumları ve yürütülecek incelemeler sonucunda ortaya çıkacak.






