Kocaeli’nin Çayırova ilçesinde prematüre doğduktan aylar sonra serebral palsi teşhisi konulan Lina Yalçınkaya’nın ailesi, hem tedavi süreci hem de hukuk mücadelesiyle zorlu bir dönemden geçiyor. Kızının parkta koşan çocuklara özenmesinden etkilenen baba Sadık Yalçınkaya, fizik tedavi sürecine destek olmak amacıyla kendi imkânlarıyla plastik su borularından yürüme bariyeri hazırladı.

Prematüre Doğdu, Aylar Sonra Teşhis Konuldu

Nuray ve Sadık Yalçınkaya çiftinin dördüncü çocukları olan Lina, 28 Şubat 2023’te özel bir hastanede 32 haftalık prematüre bebek olarak dünyaya geldi. Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde 13 gün tedavi gören Lina, ailesine sağlıklı olduğu belirtilerek taburcu edildi.

Aile, ilerleyen aylarda Lina’nın hareketlerinde farklılıklar fark etti. Vücudunda sürekli kasılma olduğunu belirten anne Nuray Yalçınkaya, çeşitli doktorlara başvurduklarını, ilk etapta kendilerine “kolik bebek” değerlendirmesi yapıldığını söyledi. Lina 9 aylıkken çocuk nörolojisine yönlendirildi ve yapılan tetkiklerin ardından serebral palsi teşhisi konuldu.

“Hayatımızın Şokunu Yaşadık”

Süreci anlatan anne Nuray Yalçınkaya, çocuk nörolojisi uzmanına başvurduklarında doğum ve yoğun bakım sürecine ilişkin dosyaların incelendiğini belirtti. Yalçınkaya, doktorun kendilerine Lina’nın beyninde hasar bulunduğunu söylediğini ifade ederek, “O an hayatımızın şokunu yaşadık, beynimizden kaynar sular döküldü” dedi.

Yapılan MR sonucunda Lina’nın beyninin arka kısmında hasarlar bulunduğunu belirten anne Yalçınkaya, EEG sonucunda ise nöbet bulgusuna rastlanmadığını aktardı.

Baba Su Borularından Düzenek Kurdu

Lina’nın fizik tedavi sürecinin yüksek maliyetli olduğunu belirten baba Sadık Yalçınkaya, kızının evde de yürüyüş egzersizi yapabilmesi için kendi imkânlarıyla bir düzenek hazırladı. Plastik su boruları ve dirsek parçaları kullanarak yürüme bariyeri yapan baba, düzeneğin yaklaşık 500-600 liraya mal olduğunu söyledi.

Yalçınkaya, “Çocuğum yürüsün diye bunu yaptım. Fizik tedavi merkezlerinde görüyordum, su borusundan yapabileceğimi düşündüm. Evde çekyatların üzerine, dışarı çıktığımızda ise bankların arasına koyuyorum. Lina bu borulara tutunarak kendi başına adımlar atabiliyor” ifadelerini kullandı.

“Baba Ben de Koşacağım”

Baba Sadık Yalçınkaya, kızını parka götürdüğünde Lina’nın koşan çocukları gördüğünü ve “Baba ben de koşacağım” dediğini anlattı. Bu sözlerin kendilerini derinden etkilediğini belirten Yalçınkaya, tedavilerin büyük ölçüde maddi imkânlara bağlı olduğunu ifade etti.

Aile, Lina’nın tedavisi için fizik tedavinin yanı sıra farklı tedavi seçeneklerini de araştırıyor. Anne Nuray Yalçınkaya, yurt dışından getirilen takviye ilaçlarla kızlarının algılarında ilerleme olduğunu ve kelimeler kurmaya başladığını söyledi.

Tedavi İçin Yardım Kampanyası Hazırlığı

Aile, Lina için eksozom tedavisi seçeneğini değerlendirdiklerini belirtti. İstanbul’daki bir hastaneden 8 kürlük tedavi için 2 milyon 850 bin lira maliyet çıkarıldığını söyleyen anne Yalçınkaya, fizik tedavi giderleriyle birlikte Valilik onaylı yardım kampanyası başlatmak için evrak hazırlığı yaptıklarını dile getirdi.

Nuray Yalçınkaya, “Belki de Lina bu tedavi ile tamamen yürüyebilecek” diyerek tedavi sürecine ilişkin umutlarını paylaştı.

Aile Hastaneye Karşı Hukuk Mücadelesi Veriyor

Yalçınkaya ailesi, doğum ve yoğun bakım sürecinde eksik bilgilendirildiklerini iddia ederek Pendik’teki özel hastaneye karşı dava açtı. Aile, Lina’nın yoğun bakımdaki durumunun kendilerine yeterince açıklanmadığını öne sürüyor.

Baba Sadık Yalçınkaya, hastane sürecinde kendilerine bebeğin sağlıklı olduğunun söylendiğini belirterek, “Bana söylense 10 ay bekler miydim?” dedi. Yalçınkaya, çocuklarının durumunu ilk kez sonraki doktor kontrolünde öğrendiklerini ifade etti.

SON DAKİKA: 24 Milyar TL'lik Bahis Operasyonu
SON DAKİKA: 24 Milyar TL'lik Bahis Operasyonu
İçeriği Görüntüle

Dava Adli Tıp Kurumu Raporunu Bekliyor

İstanbul Anadolu 8. Tüketici Mahkemesinde görülen davanın ilk duruşması 11 Ekim 2024’te yapıldı. Dosyada en son 13 Nisan 2026’da 6. celse görüldü.

Dosyaya giren bilirkişi raporunda, ailenin “beyin kanaması geçirildi” iddiasını doğrulayan ultrason bulgusuna rastlanmadığı belirtildi. Raporda, anne Nuray Yalçınkaya’nın gebeliğinde hipertansiyon ve gestasyonel diyabet öyküsü bulunduğu, bebeğin 32 haftalık olmasına rağmen 3 kilo 95 gram doğduğu kaydedildi.

Bilirkişi değerlendirmesinde, prematüre bebeklerde oksijen yetersizliğine bağlı görülebilen “grade 1 periventriküler lökomalazi” bulgusuna yer verildi. Davacı vekili ise bilirkişi raporlarına itiraz ederek, aydınlatma yükümlülüğüne ilişkin değerlendirme yapılmadığını savundu ve dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesini talep etti.

Mahkeme, tarafların beyanları ve toplanan deliller doğrultusunda dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesine karar verdi. Son celsede dosyanın Adli Tıp Kurumundan dönüşünün beklenmesine hükmedilirken, duruşma 22 Eylül’e ertelendi.

Aw703548 04 (1)Aw703548 08 (1)Aw703548 09 (1)Aw703548 07 (1)A W703548 10