Bilim dünyasının önde gelen isimlerinden Nobel ödüllü fizikçi David Gross, küresel risklere ilişkin yaptığı değerlendirmelerle dikkat çekti. Nükleer silahlanma yarışı, jeopolitik gerilimler ve yapay zeka teknolojilerindeki hızlı gelişimin insanlık için ciddi tehditler oluşturduğunu belirten Gross, mevcut tabloyu matematiksel modellemelerle analiz ettiğini açıkladı.
NÜKLEER RİSK ARTIYOR
Gross, Soğuk Savaş sonrası dönemde yürürlükte olan silah kontrol anlaşmalarının zayıfladığını belirterek nükleer savaş ihtimalinin arttığını ifade etti. “Nükleer savaş olasılığının artık her yıl yüzde 2 civarında olduğunu öngörüyorum. Bu, her yıl 50'de bir ihtimalle topyekûn bir yıkımla karşı karşıya olduğumuz anlamına gelir” diyen Gross, bu hesaplamaya göre insanlık için yaklaşık 35 yıllık bir sürenin kaldığını ve 2061 yılının kritik bir eşik olabileceğini dile getirdi.
YAPAY ZEKA UYARISI
Küresel tehditler arasında yapay zeka teknolojilerinin rolüne de değinen Gross, askeri sistemlerde otomasyonun artmasının yeni riskler doğurduğunu belirtti. “Silahlar giderek kontrol dışına çıkıyor. Karar alma süreçlerinin yapay zekaya devredilmesi kaçınılmaz hale gelecek ancak yapay zekanın 'halüsinasyon' görme ve yanlış bilgi üretme riski küresel bir felaketi tetikleyebilir” ifadelerini kullandı.
KÜRESEL DENGELER VE ANLAŞMALAR
Ülkeler arasındaki diplomatik normların zayıfladığını vurgulayan Gross, uluslararası anlaşmaların etkisinin azaldığını ifade etti. Nükleer silahların kontrolüne yönelik mevcut mekanizmaların yetersiz kalabileceğine dikkat çekti.
KIYAMET SAATİ VERİLERİ
Bilim insanlarının küresel riskleri simgelemek amacıyla her yıl güncellediği Kıyamet Saati verilerine göre, insanlık tarihinin en riskli dönemlerinden birine işaret ediliyor. Bu yıl gece yarısına 85 saniye kala olarak belirlenen seviye, olası küresel felaketlere olan yakınlığı simgeliyor.
ULUSLARARASI GİRİŞİMLER
Uzmanlar, Nükleer Silahların Yasaklanması Anlaşması gibi girişimlerin önemine dikkat çekerken, küresel ölçekte silahsızlanma ve teknolojinin etik kullanımı konularında iş birliği yapılması gerektiğini vurguluyor. Gross ise mevcut eğilimlerin değişmemesi durumunda geleceğe ilişkin risklerin artabileceğini ifade etti.