Program öncelikle İzmit'te bir otelde iki genel başkanın basınla buluşmasıyla başladı. Programın açılışında SP İl Başkanı Recep Sarıdoğan ve DEVA Partisi İl Başkanı Kadir Abbasioğlu selamlama konuşması yaptı. Sonrasında SP Genel Başkanı Mahmut Arıkan konuştu. Arıkan, adalet anlayışlarının yalnızca gelir dağılımı ve ekonomik refah üzerinden değerlendirilemeyeceğini ifade etti. Yoksulluğun azaltılması, emeğin korunması ve sosyal refahın yaygınlaştırılmasının önemli olduğunu belirten Arıkan, adaletin aynı zamanda insan onurunu, özgürlükleri ve hukuku da kapsadığını dile getirdi. Arıkan, yaşanabilir bir ülkenin yalnızca ekonomik büyüklükle, askeri kapasiteyle ya da devlet aygıtının gücüyle ölçülemeyeceğini kaydederek, güvence altına alınmış insan haklarının ve öngörülebilir bir hukuk düzeninin toplumsal huzurun temel şartları arasında yer aldığını söyledi. Adalet kavramına bakışlarını anlatan Arıkan, ekonomik haklar ile temel özgürlüklerin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini belirterek, “Bizim için adalet sadece bir gelir dağılımı meselesi değildir. Bizim adalet anlayışımız hem ekmek hem onurdur. Hem refah hem özgürlük, hem güvenlik hem hukuktur.” dedi.
“İnsan sadece ekonomik ihtiyaçlardan ibaret değildir”
Kayırmacılığın, keyfiliğin, iftira ve belirsizliğin hâkim olduğu bir ortamda güçlü devlet yapılarının tek başına yeterli olmayacağını vurgulayan Arıkan, insanın yalnızca ekonomik ihtiyaçları bulunan bir varlık olmadığını ifade etti. İnsanın aynı zamanda düşünen, konuşan, inanan, itiraz eden ve kendisini ifade etmek isteyen bir varlık olduğunu belirten Arıkan, ifade özgürlüğü, düşünce özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü ve bunların hukuk güvencesi altında olmasının adalet anlayışlarının ayrılmaz parçaları olduğunu söyledi. Arıkan, ekonomik haklar ile temel özgürlüklerin birbirinin alternatifi olmadığını vurgulayarak, “Ekonomik haklar ve temel özgürlükler birbirinin alternatifi değil, birbirinin tamamlayıcısıdır.” ifadelerini kullandı.
“Güçlü devlet hukukun üstünde değildir”
Devlet mekanizmasının toplumsal düzenin vazgeçilmez kurumlarından biri olduğunu ifade eden Arıkan, güçlü devlet anlayışının sınırsız yetki anlamına gelmediğini söyledi. Devletin güçlü olmasının hukukun üzerinde konumlanmasını gerektirmediğini belirten Arıkan, iktidarların yetkilerinin hukukla sınırlandırılmasının devleti zayıflatmadığını, aksine meşruiyet temelinde güçlendirdiğini kaydetti. Arıkan, demokrasinin yalnızca seçimlerden ibaret olmadığını vurgulayarak, sandığın millet iradesinin tecelli ettiği temel mekanizma olduğunu ancak hiçbir seçim sonucunun iktidarlara temel hak ve özgürlükleri ortadan kaldırma yetkisi vermediğini dile getirdi.
“Bugün savunduğumuz değerleri yarın da koruyacağız”
Muhalefetteyken savundukları ilkelerin iktidara geldiklerinde de geçerliliğini koruyacağını ifade eden Arıkan, “Bugün muhalefetteyken savunduğumuz değerler, yarın iktidarda olduğumuzda da geçerli olup korunmalıdır ve koruyacağız inşallah.” dedi. Adalet anlayışlarını çok yönlü bir bakış açısıyla ele aldıklarını belirten Arıkan, ekonomik, siyasal, hukuksal ve kültürel alanların birbirinden bağımsız düşünülemeyeceğini söyledi. Arıkan, adaletin ancak bu alanların tamamında sağlanacak dengeli bir yapı ile mümkün olacağını ifade etti.
“Türkiye’nin yeni bir siyasi ahlaka ihtiyacı var”
Türkiye’nin yalnızca yeni projelere değil, yeni bir siyasi anlayışa da ihtiyaç duyduğunu söyleyen Arıkan, toplumsal güvenin yeniden tesis edilmesinin ülkenin geleceği açısından kritik önemde olduğunu ifade etti. Yeni bir siyasi ahlaka, yeni bir güven sözleşmesine ve yeni bir toplumsal mutabakata ihtiyaç bulunduğunu dile getiren Arıkan, güven ortamının ekonomik kalkınmanın da temel şartlarından biri olduğunu belirtti. Arıkan, güvenin olmadığı yerde yatırımın gerçekleşmeyeceğini, öngörülebilirliğin bulunmadığı ortamda girişimcilerin büyüyemeyeceğini, adalet duygusunun zedelendiği toplumlarda ise gençlerin gelecek hayali kurmakta zorlanacağını söyledi.
“Önce güveni, sonra umudu yeniden inşa etmeliyiz”
Temiz siyasetin yalnızca ahlaki bir tartışma konusu olmadığını vurgulayan Arıkan, bunun aynı zamanda ülkenin kalkınmasını doğrudan ilgilendiren bir mesele olduğunu kaydetti. Türkiye’nin yeniden ayağa kalkabileceğine yürekten inandıklarını ifade eden Arıkan, “Biz Türkiye’nin yeniden ayağa kalkacağına yürekten inanıyoruz. Ama bunun yolu önce güveni, sonra umudu, sonra da ahlakı yeniden inşa etmekten geçer.” dedi.













