Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), 24 Temmuz Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü dolayısıyla yazılı açıklama yaptı. “2026’da Sansürün Adı: TCK 217/A” başlığıyla yayımlanan açıklamada, basın özgürlüğü üzerindeki baskıların farklı yöntemlerle sürdüğü ifade edildi.
Basın Bayramından Mücadele Gününe
Açıklamada, sansür memurlarının gazetelere alınmadığı ve yayınların denetimden geçirilmeden basıldığı 24 Temmuz 1908’in yıl dönümünün, 1948 ile 1971 yılları arasında Basın Bayramı olarak kutlandığı hatırlatıldı.
12 Mart Muhtırası’nın ardından oluşan baskı ortamı nedeniyle 24 Temmuz’un adının Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü olarak değiştirildiğini belirten TGS, “O gün bugündür de Türkiye’de medyanın bayram edecek bir dönemi olmadı” değerlendirmesinde bulundu.
“Sansür yalnızca biçim değiştirdi”
Sansür memurlarının tarihin karanlık sayfalarında kaldığı ancak sansür mekanizmalarının ortadan kalkmadığı vurgulanan açıklamada, günümüzde baskının yasal düzenlemeler, yargı kararları, gözaltılar, tutuklamalar ve idari uygulamalar yoluyla sürdürüldüğü belirtildi.
TGS, Anayasa’nın basın özgürlüğünü güvence altına almasına rağmen gazetecilerin haberleri ve mesleki faaliyetleri nedeniyle tehdit edildiğini, gözaltına alındığını, yargılandığını ve cezaevine konulduğunu kaydetti. Açıklamada, gazetecilik faaliyetleri nedeniyle 12 gazetecinin cezaevinde bulunduğu ifade edildi.
Alican Uludağ Örneğini Hatırlattı
Gazeteci Alican Uludağ’ın yakın zamanda gözaltına alındığı ve haftanın dört günü karakola imza verme şartıyla serbest bırakıldığı hatırlatılan açıklamada, benzer adli kontrol tedbirleriyle karşı karşıya bulunan gazetecilerin sayısını tespit etmenin dahi güçleştiği belirtildi.
Bu uygulamaların gazetecilik faaliyetlerini baskı altına aldığına dikkat çeken TGS, ifade ve basın özgürlüğünün fiilen ortadan kaldırıldığını savundu.
“TCK 217/A Sansür Sopasına Dönüştü”
Türk Ceza Kanunu’nun “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçunu düzenleyen 217/A maddesine tepki gösterilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Belirsiz ve geniş yorumlanmaya açık bu düzenleme, somut ve objektif ölçütler aranmaksızın gazetecilerin soruşturulmasına, yargılanmasına ve cezalandırılmasına zemin hazırlamaktadır. Böylece kamuoyunun haber alma hakkı da ağır biçimde zarar görmektedir.”
Ortak Mücadele Çağrısı
TGS, 118 yıl önce sansür memurlarını matbaalardan çıkararak özgür basın mücadelesini büyüten gazetecilerin mirasının bugün de yol gösterdiğini vurguladı.
24 Temmuz’un gerçek anlamına ancak gazetecilerin haberleri nedeniyle yargılanmadığı, tutuklanmadığı ve baskıya uğramadığı bir ortamda kavuşacağı belirtilen açıklamada; gazetecilere, meslek örgütlerine ve halka basın özgürlüğüne sahip çıkma ve sansürün her türüne karşı ortak mücadeleyi büyütme çağrısı yapıldı.




