Gündem

Tıp Etik Ve Kardeşlik Sendikası: "Bu Bir Linç Süreci"

Kocaeli Şehir Hastanesi’nde yaşandığı öne sürülen olay sonrası hakkında iddialar ortaya atılan doktor hukuki süreç başlatırken, Tıp Etik ve Kardeşlik Sendikası da görüntülerin yayımlanmasına tepki göstererek gazeteci hakkında suç duyurusunda bulundu.

Loading...

Abone Ol

Kocaeli Şehir Hastanesi’nde görev yapan ve hasta yakınlarına yönelik davranışlarıyla gündeme gelen doktor, hakkında ortaya atılan iddiaların ardından suç duyurusunda bulundu. Tartışmalar sürerken, Tıp Etik ve Kardeşlik Sendikası Kocaeli Temsilciliği de yayımlanan görüntüler ve haberlerle ilgili gazeteci hakkında suç duyurusunda bulunarak Kocaeli Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı.


"SOSYAL MEDYA LİNCİNE DÖNÜŞTÜ"

Tıp Etik Ve Kardeşlik Sendikası Kocaeli Temsilciliği Hukuk İşlerinden sorumlu genel başkan yardımcısı DR. Burak Şancı yaptı, Şancı açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Geçtiğimiz hafta Kocaeli Şehir Hastanesi acil servisinde görev yapan bir hekim arkadaşımızın, görevini icra ettiği sırada izinsiz şekilde görüntüye alınması ve bu görüntülerin bağlamından koparılarak sosyal medyada “doktor hastalara saldırdı” ve “doktor hastaların üzerine yürüdü” gibi yanıltıcı başlıklarla paylaşılması hepimizin yakından takip ettiği bir sürece dönüşmüştür. Gerçeği yansıtmayan bu paylaşımlar kısa sürede bir sosyal medya linçine dönüşmüş; kendisini haber sitesi olarak tanımlayan birçok hesap doğrulama yapmadan içerikleri yaymış, ardından hakaret ve hedef gösterme içeren paylaşımlar artmıştır. Bir meslektaşımız üzerinden yürütülen bu süreç, bireysel bir olayın ötesine geçerek hekimleri toplumsal düzeyde hedef haline getiren bir atmosfere dönüşmüştür."

"SAĞLIKTA ŞİDDET MÜNFERİT DEĞİL YAPISAL BİR SORUN"

"Bugün burada “Tıp Etik Kardeşlik Sendikası” olarak duruşumuz nettir: Hekim düşmanlığına izin vermeyeceğiz. Çünkü sağlık hizmeti ancak güven ortamında sürdürülebilir. Hekimin itibarı zedelendiğinde zarar gören yalnızca bir çalışan değil, toplumun sağlık güvencesidir. Bu olay yalnızca bir sosyal medya manipülasyonu değildir; aynı zamanda sağlık çalışanlarına yönelik şiddeti besleyen dilin nasıl üretildiğinin açık bir örneğidir. Dijital ortamda başlayan hedef göstermeler çoğu zaman hastane koridorlarında sözlü ya da fiziksel şiddete dönüşmektedir. Türkiye’de sağlıkta şiddet artık münferit değil, yapısal bir sorundur. Bu nedenle mücadelemiz yalnızca tek bir olayın hukuki takibi değil; şiddetin ortaya çıkmasına neden olan zeminin ortadan kaldırılmasıdır."


"HUKUKİ SÜREÇ BAŞLATILDI"

"Bu kapsamda; manipüle edilmiş görüntüleri yayan kişiler, yanıltıcı başlıklarla hekimleri hedef gösteren hesaplar ve hakaret içerikli paylaşımlarda bulunan kişiler hakkında hukuki süreç başlatılmıştır. Dijital linç de şiddetin bir parçasıdır ve hukuki karşılığı vardır. Sağlıkta Şiddet ve Hukuki Gerçeklik Sağlık çalışanlarının korunmasına ilişkin mevzuat açıktır. 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na 7151 sayılı Kanun ile eklenen düzenleme gereğince sağlık personeline görevleri nedeniyle işlenen suçlarda adli süreç hızlandırılmış koruma hükümleri öngörmektedir."

"ŞİDDET MAĞDURU HEKİM İZİNLİ SAYILMALIDIR"

"Buna rağmen sahada farklı uygulamalarla karşılaşılmaktadır. Şiddete uğrayan hekimlerin aynı gün çalışmaya devam etmek zorunda bırakılması, ifade için karakollara çağrılması ve psikolojik toparlanma hakkının fiilen kullandırılmaması kabul edilemez. Olması gereken açıktır: Şiddet mağduru sağlık çalışanı yaşadığı sağlık sorunlarından bağımsız olarak günün kalanında idari izinli sayılmalıdır. İfade süreçleri sağlık kurumunda yürütülmelidir olaya tanık olan sağlık çalışanlarının ifadeleri de aynı şekilde görev yerlerinde alınmalıdır."

"SAĞLIK ÇALIŞANLARININ İŞ YÜKÜ ARTTI"

"Çalışan güvenliği bir tercih değil, kanuni zorunluluktur. Acil Servisler ve “Yeşil Alan” gerçeği yaşanan olayın gerçekleştiği bölüm, acil servislerin “yeşil alan” olarak adlandırılan kısmıdır. Yeşil alan; acil müdahale gerektirmeyen, ayaktan değerlendirilebilecek başvurular için oluşturulmuş birimdir. Ancak bugün acil servislere yapılan başvuruların büyük çoğunluğunu bu alan oluşturmaktadır.Her gün binlerce hasta; ilaç yazdırma, rapor alma veya poliklinik kapsamında değerlendirilebilecek taleplerle acil servislere başvurmaktadır. Bu durum acil servisleri fiilen 24 saat açık polikliniklere dönüştürmüş, hem sağlık çalışanlarının iş yükünü artırmış hem de gerçek acil hastalara sunulan hizmeti zorlaştırmıştır."

"GERİLİM ORTAMI BESLENMEKTE"

"Modern sağlık sistemlerinin önemli bir kısmında bu ölçekte bir uygulama bulunmamaktadır. Yoğunluk nedeniyle oluşan bekleme süreleri ise sağlık çalışanlarına yönelen memnuniyetsizliği artırmakta ve gerilim ortamını beslemektedir. Bu nedenle “Tıp Etik Kardeşlik Sendikası” olarak görüşümüz nettir: Yeşil alan uygulaması mevcut haliyle sürdürülebilir değildir. Ya tamamen kaldırılmalı ya da mevcut modelden vazgeçilmelidir. Acil hizmet niteliği taşımayan başvurular için ciddi ücretlendirme gibi alternatif modeller değerlendirilmelidir. Amaç sağlık hizmetine erişimi zorlaştırmak değil; acil servislerin gerçek işlevine dönmesini sağlayarak hem hasta güvenliğini hem de sağlık çalışanlarının güvenliğini korumaktır."

"SENDİKAMIZ HEKİMLERİN SESİ OLMAK İÇİN KURULDU"


"İdari Baskılara İlişkin Duyumlar Olay sonrasında acil serviste görev yapan hekimlere yönelik “hastaları bekletmeyeceksiniz” şeklinde idari baskılar yapıldığı yönünde duyumlar tarafımıza ulaşmıştır. Şiddet atmosferinin henüz yatışmadığı bir ortamda performans baskısı uygulanması kabul edilemez. Öncelik hız değil, güvenli sağlık hizmetidir. Huzurlu olmayan hekimin sağlıklı hizmet üretmesi mümkün değildir. “Tıp Etik Kardeşlik Sendikası”, Eylül 2025’te hekimlerin tek sesi olmak ve onları haklarını savunmak amacıyla kurulmuş, Şubat ayı sonunda ilk olağan genel kurulunu gerçekleştirmiştir. Sendika; uzun yıllardır hekim hakları savunuculuğu yapan ve meslek camiasında bilinen hekimler tarafından kurulmuştur. Kurucu Genel Başkan Dr. Ömer Faruk Çetiner yıllardır Tıbbiyeli Sözlük sosyal medya hesabıyla ve Kurucu Genel Başkan Yardımcısı Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Yavuz Özden ise Dahiliye Doktoru hesabıyla hekimlerin sesi olmuş yıllardır hekim hakları için mücadele etmişlerdir."

"ŞİDDET NORMALLEŞTİRELEMEZ"

"Sendikamızın odağı nettir: hekimlerin mesleki itibarı, çalışma güvenliği ve özlük hakları. Bugün gelinen noktada “Tıp Etik Kardeşlik Sendikası”, hızla büyüyen bir mesleki dayanışma hareketi haline gelmiş; kısa sürede önemli bir üye sayısına ulaşmıştır. Sonuç olarak, Bugün burada yalnızca bir meslektaşımız için değil, yarın hedef haline gelebilecek tüm sağlık çalışanları için bulunuyoruz. Hekimler yalnız değildir, hekimlik itibarsızlaştırılamaz, şiddet normalleştirilemez."

Loading...