Turancı Dernekler Birliği, geçtiğimiz haftalarda kurduğu Gebze İlçe Teşkilatı'nı kamuoyuna tanıtmak ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunmak amacıyla dün Gebze Kent Meydanı'nda basın açıklaması düzenledi. Açıklamaya Turancı Dernekler Birliği Kocaeli İl Başkanı Olcay Keskin, Gebze İlçe Başkanı Uğur Yazıcı ile teşkilat mensupları katıldı. Basın açıklamasında teşkilatlanma çalışmaları ve derneğin hedeflerine ilişkin bilgi verilirken, son günlerde yeniden gündeme gelen Ruhban Okulu tartışmaları hakkında da dikkat çeken değerlendirmelerde bulunuldu.
“Gebze’de teşkilat tanıtıldı”
Program kapsamında açılış konuşmasını yapan Gebze İlçe Başkanı Uğur Yazıcı, ilçe teşkilatının kurulmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Yazıcı, kendisini bu göreve layık görenlere teşekkür ederek, amaçlarının yalnızca bir tabela asmak olmadığını, Gebze'de Türk kültürünün, birliğinin ve dayanışmasının güçlü bir merkezi olacak bir teşkilat oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Türk tarihine ve devlet geleneğine vurgu yapan Yazıcı, "Geçmişin büyük mirasını sadece yad etmek için değil, o mirastan aldığımız güçle geleceği inşa etmek için buradayız. Bilge Kağan'dan Atatürk'e uzanan büyük devlet geleneğinin ve fikri mirasın bugünkü temsilcileri olarak tarihimizi doğru anlamak ve anlatmak en temel vazifemizdir." dedi.
"Kocaeli'nin tüm ilçelerinde teşkilatlanacağız"
Daha sonra söz alan Turancı Dernekler Birliği Kocaeli İl Başkanı Olcay Keskin, Kocaeli genelindeki teşkilatlanma çalışmalarına ilişkin bilgi verdi. Gebze İlçe Teşkilatı'nın oluşturulduğunu belirten Keskin, çalışmaların bununla sınırlı kalmayacağını ifade etti.
Keskin, "Gebze'de ilçe teşkilatımızı oluşturduk. Bundan sonraki süreçte Kocaeli'nin diğer ilçelerinde de teşkilatlanma çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Teşkilatlarımızı güçlendirerek faaliyetlerimize devam edeceğiz." dedi.
"Bu mesele bir okul meselesi değildir"
Konuşmasının devamında gündemde yer alan Ruhban Okulu tartışmalarına değinen Olcay Keskin, şu ifadeleri kullandı: "İyi dinleyin... Bize yine aynı masalı anlatıyorlar... 'Ruhban Okulu sadece bir eğitim meselesidir...' Hayır! Bu mesele bir okul meselesi değildir. Bu mesele, Türkiye Cumhuriyeti'nin egemenliğine uzanan siyasi bir el meselesidir. Bugün 'Açın' diyorlar. Yarın 'Özel statü verin' diyecekler. Öbür gün 'Uluslararası yetkisini tanıyın' diyecekler. Sonra da Türk milletine dönüp, 'Bunlar demokrasi gereğidir' diyecekler. Türk milleti sizin dayatmalarınızı tanımıyor. Burası sizin siyasi laboratuvarınız değildir. Burası sömürge değildir. Burası Türkiye Cumhuriyeti'dir."
"Egemenlik pazarlık konusu değildir"
"Türkiye Cumhuriyeti'nin içinde ayrıcalıklı siyasi statü arayışlarına hayır diyoruz. Devlet içinde devlet tartışmasına hayır. Yabancı başkentlerin Türk hukukuna yön vermesine hayır. Çünkü biz Sevr'i gördük. İşgali gördük. Mandacılığı gördük. Ve biliyoruz; bir devlet bazen tankla işgal edilmez. Bazen imzayla kuşatılır. Bazen statüyle zayıflatılır. Bazen diplomatik baskıyla geri adım attırılır. Ama biz uyumuyoruz. Türk milleti uyumuyor. Şimdi soruyorum; bu ülkenin geleceğine kim karar verecek? Yabancı devletler mi? Uluslararası lobiler mi? Yoksa Türk milleti mi? Bu vatan Türk milletinindir. Bu devlet Türk milletinindir. Bu egemenlik Türk milletinindir. Egemenlik pazarlık konusu değildir. Türk milleti vesayet altına alınamaz. Ne mutlu Türk'üm diyene."





