Türkiye’nin yakın dönem suç ve yargı tarihinde en çok konuşulan dosyalardan biri, kamuoyunda “Uyuşturucu Doktoru” olarak anılan Doğan Alagöz’e ait. Uyuşturucu madde imalatı suçundan hüküm giyen Alagöz’ün, sahte tahliye ilamı ile Silivri Cezaevi’nden çıkarılması ve yıllardır firari olması, yargı sistemindeki güvenlik açıklarını yeniden tartışmaya açtı.
Doğan Alagöz Kimdir? “Uyuşturucu Doktoru” Lakabı Nereden Geliyor?
Doğan Alagöz, Türkiye’de sentetik uyuşturucu üretimi ve imalat organizasyonları ile anılan bir isimdir. 2010 yılında İstanbul’da düzenlenen geniş kapsamlı bir polis operasyonuyla yakalanan Alagöz, teknik bilgisi ve üretim süreçlerindeki rolü nedeniyle kamuoyunda “Uyuşturucu Doktoru” olarak anılmaya başlandı.
Dosyada yer alan bulgular, yalnızca sokak satıcılığı değil, endüstriyel ölçekte üretim yapıldığına işaret ediyordu. Bu yönüyle Alagöz davası, Türkiye’de sentetik uyuşturucuyla mücadelede dönüm noktalarından biri olarak kayda geçti.
Doğan Alagöz Kaç Yaşında, Aslen Nereli?
Doğan Alagöz’ün doğum tarihi ve memleketine ilişkin kamuoyuna açıklanmış net bir kayıt bulunmuyor. Güvenlik ve yargı kaynaklarında yer alan bilgilere göre Alagöz’ün 50’li yaşlarında olduğu, uzun süre İstanbul merkezli faaliyet yürüttüğü biliniyor. Ancak aslen nereli olduğuna dair doğrulanmış resmi bir bilgi paylaşılmadı.
Doğan Alagöz Nasıl Yakalandı?
Alagöz, 2010 yılında İstanbul İkitelli – İSTOÇ bölgesinde bulunan bir depoya düzenlenen operasyonla yakalandı. Operasyonda:
-
47 bin adet sentetik hap
-
Yaklaşık 100 kilogram uyuşturucu üretiminde kullanılan kimyasal madde
-
Tam donanımlı üretim ekipmanları
ele geçirildi.
Yetkililer, söz konusu deponun profesyonel bir uyuşturucu imalathanesi olarak kullanıldığını ve üretilen maddelerin yalnızca Türkiye içinde değil, Avrupa bağlantılı bir dağıtım ağına sahip olabileceğini değerlendirdi.
Doğan Alagöz Operasyonunda Kimler Tutuklandı?
Operasyon kapsamında 14 kişi tutuklandı. Dosyanın kamuoyunda büyük yankı uyandırmasının nedenlerinden biri, tutuklanan isimler arasındaki dikkat çekici bağlantılardı.
Kartal’da ilaç fabrikası bulunan ve Anayasa Mahkemesi üyesi Fulya Kantarcıoğlu’nun kardeşi Haluk Soylu’nun da dosyada yer alması, davayı sıradan bir uyuşturucu soruşturmasının ötesine taşıdı.
Doğan Alagöz, savcılık ifadesinde üretilen hapların eski başbakanlardan Mesut Yılmaz’ın kuzeni Erdem Ersoy için üretildiğini öne sürdü. Bu iddia üzerine Ersoy gözaltına alındı ancak ifadesinin ardından serbest bırakıldı.
Doğan Alagöz Ne Ceza Aldı?
Dava, İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme, 19 Şubat 2013 tarihinde kararını açıkladı ve Doğan Alagöz’ü:
-
“Uyuşturucu madde imal etmek” suçundan
-
12 yıl 6 ay hapis cezasına
çarptırdı.
Karar, 16 Ekim 2014’te Yargıtay tarafından onandı ve kesinleşti. Bunun ardından Alagöz, cezasının infazı için Silivri 4 No’lu Cezaevine gönderildi.
Doğan Alagöz Cezaevinden Nasıl Çıktı?
16 Ocak 2015 tarihinde Silivri 4 No’lu Cezaevi’ne, İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nden gönderilmiş izlenimi veren bir faks ulaştı. Belgede, Doğan Alagöz’ün tahliye edildiğine dair bir mahkeme kararı yer alıyordu.
Cezaevi görevlileri, belgede bulunan telefon numarasını arayarak teyit ettiklerini düşündü ve işlemi tamamladı. Böylece Doğan Alagöz, aynı gün cezaevinden serbest bırakıldı.
Yaklaşık bir ay sonra, belgenin tamamen sahte olduğu ortaya çıktı.
Doğan Alagöz Olayında Usulsüzlük Nasıl Ortaya Çıktı?
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nda görevli İnfaz Savcısı Ahmet Aykuş, tahliye ilamlarını incelerken Doğan Alagöz’e ait belgede ciddi tutarsızlıklar fark etti. Yapılan kontrollerde:
-
Yargıtay onaması bulunan bir dosya için tahliye kararı olmadığı
-
Mahkeme kayıtlarında böyle bir ilamın bulunmadığı
tespit edildi.
Bunun üzerine belgenin sahte olduğu resmen belirlendi ve Doğan Alagöz hakkında yakalama kararı çıkarıldı.
Doğan Alagöz Yakalandı mı? Nerede Olduğu Biliniyor mu?
Doğan Alagöz, sahte tahliye ile serbest kaldıktan sonra izini kaybettirdi. O tarihten bu yana firari durumda.
Zaman zaman yurt dışına kaçtığı, özellikle Gürcistan’da görüldüğü yönünde iddialar kamuoyuna yansıdı. Ancak bugüne kadar yakalandığına ya da Türkiye’ye iade edildiğine dair resmî bir açıklama yapılmadı.
Yargıdaki Zafiyet Tartışmaları ve Soruşturmalar
Olayın ardından, sahte tahliye belgesinin hazırlanması ve cezaevine iletilmesi sürecinde sorumluluğu olabileceği değerlendirilen kişiler hakkında idari ve adli soruşturmalar başlatıldı. Dosya, Türkiye’de infaz ve belge güvenliği konularında en çarpıcı örneklerden biri olarak gösterildi.
Doğan Alagöz Dosyası Neden Hâlâ Gündemde?
Bu dosya, yalnızca bir uyuşturucu davası değil; yargı, infaz sistemi ve kamu güvenliği açısından önemli bir kırılma noktası olarak değerlendiriliyor. Sahte bir tahliye ilamıyla hükümlü bir ismin cezaevinden çıkarılması ve yıllardır yakalanamaması, sistemsel zafiyet iddialarını canlı tutuyor.
Aradan geçen zamana rağmen dosyanın kapanmamış olması, Doğan Alagöz’ü Türkiye’nin en tartışmalı firari isimlerinden biri haline getiriyor.





