Barış görüşmelerinin ışığında İRAN-ABD savaşındaki gerilim bitti bitecek, barış imzaları atılacak derken; karşılıklı misillemeler öyle görünüyor ki süreci yavaşlatmakla kalmıyor, Hürmüz’ün önemini tekrardan gözler önüne seren bir atmosfer oluşturuyor.
Peki ama Hürmüz Boğazı’nın bu süreçteki yeri ve önemi nedir? Ne kadardır?
Son gelişmeler gösteriyor ki; Hürmüz Boğazı’ndaki olumsuz durumların sadece ülkemiz için değil tüm dünyada ne şekil etkileri olduğunu, özelliklede ekonomik dengeleri nasıl bozabildiğini görüyoruz. Bunun nedeni ise buranın küresel enerji ve ticaret sisteminin en kritik geçiş noktalarından biri olmasıdır.
Diplomatik olarak süren barış görüşmeleri; Hürmüz’deki petrol tankeri ve ticaret gemilerine yönelik saldırılarla oldukça kırılgan bir sürece girmiştir. Bu gelişmelerle birlikte küresel ekonomiye duyulan güven ve barış umudu da sınanmaya devam ediyor. ABD ve İRAN bu saldırılarda birbirlerini suçlarken, kırılgan durumdaki ateşkesi de zorlayacağa benziyor.
Yeni bir çatışmanın endişesini yaşayan tüm dünyanın gözü kulağı hala Hürmüz’de…
Haritalarda sadece bir su yolu gibi gözüken ama aslında küresel ekonominin atardamarlarından biri olan Hürmüz Boğazı (geçidi) sadece petrol tankerlerini değil; fabrikaların üretimini, şehirlerin ışığını, ekonomik istikrarı ve geleceğe dair umutları da taşıyor.
Buradaki asıl mesele ise yalnızca jeopolitik bir kriz değildir; insanlığın ortak geleceğini ilgilendiren bir sınavdır. Çünkü korunması gereken sadece bir deniz yolu değil istikrar, güven ve en önemlisi barış umududur.
İzleyip göreceğiz…
Sürecin sahibi devletler aklıselim davranıp, gerilimi tırmandırmak yerine “BARIŞA” alan açacaklar mı?
Yoksa Hürmüz, insanlığın kaçırdığı son çıkış olmak yerine, barışa ulaşılan son viraj olarak mı hatırlanacak. Zira son dönemeçte olan bu savaşın galibi de mağlubu da insanlık olacakmış gibi gözüküyor.
Sevgiyle kalın