Akdeniz'in incisi İskenderun'dan ve şehrin en önemli değeri İskenderunspor'dan bahsetmek istiyorum.
Bu şehirde şöyle bir nefes almak istediğinizde hemen deniz kenarına doğru yol alırsınız. O masmavi sulara bakıp, denizin kokusunu içinize çekerken hafiften esen rüzgâr saçlarınızı yalar adeta, huzur bulursunuz. Nesi meşhur diye sorarsanız saymakla kolay kolay bitiremeseniz de kısaca söyleyeyim; Döneri, narenciyesi, künefesi... Kışları bazen sert esen, ağaçları dahi kökünden söküp atan rüzgarları (yarıkkaya rüzgarı) meşhurdur mesela. Şehirde ki futbola olan tutku da bunlardan birisi. Şimdi olduğu gibi çocukluğumuzda da futbola duyduğumuz tutku ile maç saatlerini iple çekerdik. Hele o stattan yükselen taraftar sesini duyar duymaz büyüklerimizden maça bizi de götürmeleri için adeta yalvarırdık. Maçlardaki o ambiyans alkış ve tezahürat öyle güzeldi ki, değmeyin keyfimize. Hele birde takım gol attığında bizden daha mutlusu yoktu...
Bahsetmekte olduğum İskenderunspor, 1967'de kuruldu. Bu tarihte üç kulüp Gençlerbirliği, Çayspor ve Yolspor kulüpleri Amatör Ligde mücadele ediyordu. Ve çok yerinde bir kararla İskenderunspor adı altında birleşerek, turuncu mavi renklerle profesyonel liglerde mücadele etmeye başladı. Profesyonel ligde mücadele ettiği en şaşaalı dönemi 80 li yıllardı. Hani bizim çocukluğumuzda inanılmaz heyecan ve keyifle maçlarını izlediğimiz dönemden bahsediyorum. Kimler yoktu ki kadroda, Bjk'dan rahmetli kanat forvet Şaban Kartal, diğer kanat Erol, yine rahmetli olan Ankaragüçlü kaleci Arif Peçenek, savunmanın belkemiği Osman, orta saha virtüözü Bedi Cabbas, sahada neredeyse ayak basmadık yer bırakmayan bir başka orta saha Erdoğan Hün vs. o kadar çok değerli oyuncular geldiki bu takıma ve zamana göre öyle güçlü bir oyun vardı ki, şehirde herkes hala sorup durur "Bu takım nasıl şampiyon olamadı" diye.
Ayrıca kulüp, Türk futboluna Samet Aybaba, Durmuş Ali Çolak, Soner Tolungüç, Yusuf Tokaç, Ender Traş, İsmail Köybaşı ve bendeniz Nihat Tümkaya başta olmak üzere birçok oyuncu kazandırmıştır.
Kulüp, 2. Ligden 1. Lige çıkma mücadelesini 90'lı yıllara kadar devam ettirdiyse de bölgedeki Körfez Savaşı'nın ardından Irak'a uygulanan ambargo sonucunda ekonomisi zayıflayan kentin İskenderunspor'a desteği kademeli olarak azaldı ve kulüp maddi imkansızlıklar sebebiyle önce 3. Lige daha sonra da amatör kümeye kadar düştü. Amatör lige düştükten sonra bir süre amatör ligde mücadele veren kulüp zamanla maalesef kapandı. Yine çok uzatmayayım genç bir başkan tarafından bu sezon başı Erzinspor satın alınarak İskenderunspor Fk adı altında profesyonel 3. Ligde mücadele hakkı kazanan kulüp, sezonun ilk yarısında istenilen başarıyı yakalayamadı.
Ama şu anda yazımın başladığında da belirttiğim gibi İskenderunspor efsanesi geri dönüyor gerçekten. Bir süre önce kulübü satın alan çok inandığım ve sevdiğim Hakan Bolat başkan ve birbirinden değerli yöneticiler, Celal Velioğlu, Fikret Kanat vs. proje kapsamında genel koordinatörlük görevine getirilen Gs'li Suat Kaya, takıma genelde doğru oyuncuları kazandıran sportif direktör Güney Kanat, teknik direktör Yusuf Tokaç ve ekibi elele vererek takımı play off'lara taşıdı ve 2. Lige yükselme şansı yakaladı. İzlediğim 2 Kütahya maçında bu takımın 2. Lige yükselme başarısı göstereceğine canı gönülden inanıyorum.
Ama asıl söylemek istediğim Hakan Bolat başkanın İskenderun'a çok iyi bir tesis kazandıracak olması. Baskanın kısa zaman zarfında bir Ajax alt yapı modeli kurup, kulübü ve İskenderun futbolunu sağlam temeller üzerine inşa etmek. Öyle ki bu proje için uzaklardan ama bildik biri Hollanda'dan Jan Olde Riekerink'i getirdi. Bu çok önemli proje için başkan o kadar istekli ve heyecanlı ki maddi manevi her türlü desteğini veriyor. Bunun yanında Belediye başkanımız sayın Fatih Tosyalı'da tüm olanakları seferber ediyor. Bu güzide takımı Suoer Ligde görmek istemez miyiz! Bunun yanında Türk Futboluna daha fazla oyuncular kazandırma ve şehrin tanıtımı adına çok önemli olan bu projeye herkesin kendi menfaatini ve egosunu bir kenara bırakıp destek vermesi gerekmez mi?
İskenderunspor'u sağlam ve emin adımlarla çok daha ileriye taşımaya kararlı Hakan Bolat başkanı ve emeği geçenleri alkışlıyor, bu yolda herkesi destek vermeye davet ediyorum.