14 yılı aşkın bir süredir çalışıp, kısa bir süre önce ayrıldığım gazeteden sonra, yeni bir oluşumla “Özgün Kocaeli Gazetesi” ile karşınıza çıktık. 4 aydır epey bir koşturduk. Habercilik anlamında elimizden geleni yaparak, sloganımız olan “Tarafsız Özgün Kocaeli’nin” hakkını gerçekten verdik.

Sizler de bunu haberlerimize göstermiş olduğunuz ilgiyle ortaya koydunuz. İmtiyaz sahipleri Özgür Kaplan ve Yüksel Demirtaş, muhabir ve editörlerimiz Arif Bulut, Yavuz Solmaz ve Duhan Karsan ile bir hayli koşturduk. Bizimle yola çıkan Yavuz Solmaz, bu uzun soluklu maratona askerlik nedeniyle ara vermek zorunda kaldı. Kendisine emekleri için bir kez daha teşekkür ediyor, şimdiden hayırlı teskereler diliyorum. Yavuz’un yerine, aramıza Kocaeli Üniversitesinde eğitimi devam eden Dilara Polat katıldı. Meslekte yeni, ama bir o kadar hızlı ve pratik. Güzel haberlere imza atıp bize çok şey katacağına eminim.

Evet, Özgün Kocaeli Gazetesi hız kesmeden yoluna devam ediyor. Bizde yaşanan en son gelişmeler bunlar. Ancak, ben bu süreçte bayağı bir yoruldum. Yaklaşık 3 yıldır izin kullanmıyorum da desem yeridir. Son olarak ayrıldığım gazetede, 3 yıllık kullanmadığım izin hakkım vardı. Son 4 aydır, mesleğimin ve yeni görevimin hakkını vermek amacıyla elimden gelen tüm gayreti göstersem de yılların yorgunluğunu atmam gerekiyor. Beni bilen bilir. Ben, haftalık iznimde bile çalıştığım gazeteye, hatta geçmiş yıllarda senelik iznimde bile çalıştığım gazeteye haber atardım.

Sanırım bu kadar fedakarlık ve özveri, insanı yoruyor. Ben de bu yorgunluğu üzerimden atmak ve biraz dinlenmek istedim. Ama bu süre çok kısa olacak. Toplasanız 1 hafta bile değil. Ufak bir Ege kaçamağı yapacağım. Ama inanın buna benden çok çocuklarım Çınar ve Defne’nin ihtiyacı var. Çınar son 2 yıldır böyle bir tatile çıkmıyor. Denizi ve havuzu çok seviyor. Defne ise zaten henüz 3 yaşında ilk doğduğu yıl böyle bir tatile gitmişti ve hiçbir şey hatırlamadığına eminim. Onları eğlendirirken biz de dinlenmeye çalışacağız. 26 Temmuz ile 1 Ağustos arasında olmayacağım. Sağlıcakla kalın…

Bana saldıranlar dört ayaklıydı

Geçtiğimiz hafta “ Sokak köpeklerinin saldırısına uğradım” başlığı ile bir yazı yazmıştım. Yazının hemen ardından telefon ve mesaj yağmuruna tutuldum. Birçok kişi tez canlı davranıp bana birilerinin saldırdığını düşünmüş. Arayıp destek olmak istemiş. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ederim. Onlara da durumu telefonda anlatmak zorunda kaldım. Bana saldırma girişiminde bulunan ama benim püskürttüğüm canlılar, benim de çok sevdiğim sokak köpekleriydi. Bugüne kadar asayiş olaylarında fotoğraf çekerken birkaç saldırı girişimi dışında böyle bir olay yaşamadım. Bundan sonra da yaşayacağımı düşünmüyorum. İnşallah yaşamam da.