Malatya’nın Battalgazi ilçesinde 18 Temmuz 2026 Cumartesi günü saat 06.20’de 5 büyüklüğünde deprem meydana geldi. AFAD, sarsıntının yerin 15,59 kilometre derinliğinde kaydedildiğini açıkladı.

Deprem Bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, CNN Türk canlı yayınında Malatya’daki sarsıntıyı ve Marmara Bölgesi’ndeki deprem riskini değerlendirdi.

“Büyük depreme dönüşmesini beklemiyorum”

Malatya’daki depremin meydana geldiği bölgenin karmaşık bir fay yapısına sahip olduğunu belirten Üşümezsoy, 2020 Sivrice depreminde kırılmanın Pütürge çevresinde durduğunu söyledi.

Bölgedeki fayların birbirini sıkıştırdığını savunan Üşümezsoy, bu nedenle hareketin küçük kırılmalar halinde gerçekleştiğini ifade etti. Söz konusu yapının büyük bir depreme dönüşmesini beklemediğini belirten Üşümezsoy, bölgede 5 ile 6 arasında değişen büyüklüklerde sarsıntılar görülebileceğini söyledi.

Marmara için farklı değerlendirme

Üşümezsoy, Marmara Denizi’ndeki faylara ilişkin değerlendirmesinde ise bölgenin tek parça bir fay hattı gibi ele alınmaması gerektiğini savundu.

Marmara’daki bazı fay bölümlerinin 1894, 1912 ve sonraki depremlerde enerjisini boşalttığını ileri süren Üşümezsoy, Silivri ile Kumburgaz arasındaki fayın 6 ila 6,5 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeli taşıdığını belirtti.

Kocaeli’de pazar günü 6 ilçede elektrik kesilecek
Kocaeli’de pazar günü 6 ilçede elektrik kesilecek
İçeriği Görüntüle

“Riskli bölüm kırıldı”

Üşümezsoy, Marmara’da 23 Nisan’da meydana geldiğini belirttiği 6,3 büyüklüğündeki depremle risk taşıyan bölümün kırıldığını savundu.

Silivri Çukuru çevresinde 6’nın altında depremler yaşanabileceğini söyleyen Üşümezsoy, bu sarsıntıların her durumda büyük bir depremin habercisi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.

Bilim insanlarının görüşleri farklılık gösteriyor

Marmara Denizi’ndeki fayların deprem üretme potansiyeline ilişkin bilim insanları arasında farklı değerlendirmeler bulunuyor. Güncel bilimsel çalışmalar, Marmara’daki bazı fay kesimlerinde sismik boşluk ve gerilim birikimi bulunduğuna işaret ediyor. Bu nedenle tek bir uzmanın değerlendirmesi kesin deprem tahmini olarak kabul edilmiyor.

Depremlerin zamanı ve büyüklüğü mevcut bilimsel yöntemlerle kesin olarak önceden belirlenemiyor. Uzmanlar, bölgedeki yapı stokunun güçlendirilmesi ve afet hazırlıklarının sürdürülmesi gerektiğini vurguluyor.