Türkiye son günlerde yine tanıdık bir sahnenin içinde. Gözümüzün önünde cambaz oynuyor, alkış kopuyor, bağırış çağırış yükseliyor… Ama ipteki cambazdan çok, arkada dönen işler asıl meseleyi oluşturuyor.
Bir yanda Kocaeli sınırlarına düşen Rus menşeli olduğu iddia edilen bir drone; bu ülkenin güvenliği açısından son derece ciddi bir olay. Öte yanda hâlâ cezaevinde tutulan İstanbul’un seçilmiş belediye başkanı Ekrem İmamoğlu. Ekonomik kriz ise artık “geliyor” değil, bizzat evimizin içinde. Pazarda filesi boş kalan emekli, kirasını ödeyemeyen genç, ay sonunu getiremeyen esnaf ortada.
Ama ne konuşuyoruz?
Son on gündür ülkenin ana gündemi; ünlüler, yasaklı maddeler, magazinle bezeli “skandal” başlıklar ve Sadettin Saran üzerinden yürütülen tartışmalar. Ekranlar, manşetler, sosyal medya aynı noktaya kilitlenmiş durumda. Tesadüf mü? Elbette hayır.
Bu tablo tam anlamıyla “cambaza bak cambaza” hikâyesinin güncel versiyonudur.
GÜRÜLTÜ VAR, AMA HAKİKAT YOK
İktidar, her sıkıştığında yeni bir gürültü üretmeyi alışkanlık hâline getirdi. Çünkü gürültü varsa sorgulama azalır. Gürültü varsa fiyat etiketleri konuşulmaz. Gürültü varsa gençlerin neden yurt dışına gitmek istediği sorulmaz. Gürültü varsa “Bu ülke neden bu kadar yoksullaştı?” denmez.
Bugün de olan tam olarak budur. Toplumun dikkati bilinçli biçimde ahlaki tartışmalara, magazinle süslenmiş operasyonlara yöneltilirken; güvenlik, ekonomi ve demokrasi başlıkları sessizce arka plana itilmektedir.
ASIL SORU: ARKADA NE YAPILIYOR?
Cambaz gösteri yaparken kalabalık ipteki adama bakar. Ama arkada ya cebiniz boşaltılır ya da sahnenin dekoru değiştirilir. Bugün Türkiye’de de sorulması gereken soru şudur:
• Bu gündemle hangi ekonomik kararlar sessizce alınıyor?
• Hangi ihaleler, hangi düzenlemeler gözlerden kaçırılıyor?
• Güvenlik zafiyetleri neden tartışılmıyor?
• Yargı eliyle siyasetin yeniden dizayn edilmesi hangi aşamada?
Bunları konuşmak yerine, topluma bilinçli olarak daha kolay tüketilen, daha sansasyonel başlıklar servis ediliyor.
Burada Cumhuriyet Halk Partisi’ne de açık bir görev düşüyor. CHP, iktidarın kurduğu bu algı tuzaklarına takılmadan:
• Gündemi ısrarla ekonomi, adalet ve güvenlik ekseninde tutmalı
• Magazinleşmiş tartışmalara savrulmadan halkın gerçek sorunlarını anlatmalı
• “Ne konuşmamız isteniyor?” değil, “Neyi konuşmamız engelleniyor?” sorusunu her fırsatta sormalıdır
Muhalefetin en büyük gücü, cambazın gösterisini izlememek ve kalabalığa perdenin arkasını işaret etmektir.
Bugün Türkiye’de yaşananlar bir tesadüfler zinciri değil, planlı bir algı yönetimidir. Cambaz ne kadar ustaca oynarsa oynasın, gerçekler er ya da geç görünür. Ama bunun için toplumun da, siyasetin de uyanık olması gerekir.
Unutmayalım:
Cambaza bakmaya devam edersek, sahneyi tamamen kaybedebiliriz.